Türkiye’nin yapay zeka eylem planı: Yol haritasında neler var?

Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, milyonlarca kişiye eğitimden kamu hizmetlerinin otomasyonuna, KOBİ’lere işlem gücü desteğinden riskli algoritmaların denetlenmesine uzanan 16 adım öngörüyor. Planın öngördüğü kanunlar, ikincil düzenlemeler, kurumlar ve denetim mekanizmaları ise ayrıca oluşturulacak.
Türkiye’nin yapay zeka eylem planı: Yol haritasında neler var?

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan 2026/9 sayılı genelgenin 18 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. 

Genelge, milyonlarca kişiye eğitimden kamu hizmetlerinin otomasyonuna, KOBİ’lere işlem gücü desteğinden riskli algoritmaların denetlenmesine uzanan 16 adım öngörüyor. Planın öngördüğü kanunlar, ikincil düzenlemeler, kurumlar ve denetim mekanizmaları ise ayrıca oluşturulacak.

Eylem planı nasıl hazırlandı?

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” adlarını taşıyan dört eksen ve toplam 16 eylemden oluşuyor. Hükümet, ilk iki yılda yönetişim yapılarının kurulmasını, veri alanlarının denenmesini, kamu kurumlarında ilk uygulamaların başlamasını ve işlem gücü yatırımlarının netleşmesini amaçlıyor. 2028-2030 döneminde ise başarılı pilotların yaygınlaştırılması, sektörel modellerin ticarileştirilmesi ve yatırım hedeflerinin tamamlanması öngörülüyor.

Belgenin hazırlanması sırasında yaklaşık 500 sektör profesyonelinin çalışmalara katıldığı ve kamudan 2.200’ü aşkın eylem önerisi toplandığı belirtiliyor.

Planın kapsamı ne olacak?

En görünür adımlardan biri, e-Devlet’e bağlanacak bir yapay zeka yetkinlik değerlendirme sistemi. Vatandaşların burada kendi bilgi düzeylerini ölçmesi ve uygun eğitimlere yönlendirilmesi planlanıyor. 

  • Ücretsiz çevrim içi içerikler ile halk kütüphaneleri ve toplum merkezlerindeki atölyelerin ilk 12 ayda 1,5 milyon, iki yılda toplam 5 milyon kişiye ulaşması hedefleniyor. İlk altı ayda bin eğitici yetiştirilmesi ve 81 ilde düzenli programlar düzenlenmesi de takvimde yer alıyor.

Kamu hizmetleri de planın başlıca deneme alanlarından biri olacak. İlk yıl içinde en az 10 bakanlıkta 30 pilot uygulama başlatılması, e-Devlet üzerinden en az beş yapay zeka destekli hizmetin denenmesi ve 10 kritik kamu hizmeti için pilot uygulamadan geniş ölçeğe geçiş hattı kurulması öngörülüyor. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuru ön kontrolü ve akıllı belge desteği, belgede verilen ilk örnekler arasında.

Her kamu kurumunun üst düzey bir yapay zeka sorumlusu belirlemesi ve bu görevlendirmeden sonraki 12 hafta içinde üç yıllık yol haritası hazırlaması isteniyor. Kamu personeline temel yapay zeka eğitimi de zorunlu tutulacak. Buradaki temel soru, otomasyonun yalnızca işlem süresini kısaltıp kısaltmayacağı değil; vatandaşın bir algoritmanın kararına nasıl itiraz edeceği ve hatalı işlemlerde sorumluluğun kimde olacağı. Plan bu konularda genel ilkeler getiriyor, fakat ayrıntılı başvuru ve telafi mekanizmalarını ileride hazırlanacak mevzuata bırakıyor.

İşgücü dönüşümü nasıl ele alınıyor?

Plan, işgücündeki dönüşümü iki ayrı sorun olarak ele alıyor: Yapay zekayı geliştirecek uzmanların azlığı ve otomasyondan etkilenebilecek çalışanların yeni becerilere ihtiyaç duyması.

  • 2027 sonuna kadar en az 50 üniversitede temel yapay zeka dersinin başlatılması, 10 bin ileri düzey uzman ile 100 bin uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi hedefleniyor. 

İleri düzey programı tamamlayanların en az yüzde 70’inin yapay zeka odaklı işlerde veya ürün geliştirme faaliyetlerinde yer alması bekleniyor. Ayrıca en az 500 uluslararası uzmanın TechVisa ve araştırma programları aracılığıyla Türkiye’ye çekilmesi planlanıyor.

Çalışanlar içinse önce yapay zekanın hangi mesleklerde doğrudan ikame etkisi yaratabileceğini gösteren bir harita hazırlanacak. Plan dönemi boyunca en az 1 milyon çalışanın mesleki dönüşüm değerlendirmesinden geçirilmesi, yeni bir göreve, mesleğe veya sertifika programına yönlendirilenlerin yüzde 60’ının bu geçişi tamamlaması amaçlanıyor.

Yapay zeka hangi verilerle eğitilecek?

Türkiye’de yapay zeka geliştiren şirketlerin ve araştırmacıların en sık dile getirdiği sorunlardan biri, kullanılabilir ve güncel verilere erişim. Plan bu soruna Ulusal Veri Kütüphanesi ve güvenli veri alanlarıyla karşılık vermeyi amaçlıyor.

En az 2 bin kamu veri setinin makine tarafından okunabilir ve açık lisanslı biçimde yayımlanması, bunların yüzde 80’inin ilan edilen takvime göre güncellenmesi ve en az 100 yüksek değerli veri ürününe uygulama programlama arayüzü, yani API üzerinden erişilebilmesi hedefleniyor. 

  • Sağlık, savunma, finans ve kamu güvenliği gibi hassas alanlardaki veriler ise herkese açılmayacak; yalnızca yetkilendirilmiş kullanıcıların girebildiği denetimli ortamlarda kullanılacak.

Plan, açık veri setlerinin kişisel bilgi içermemesini veya anonimleştirilmesini esas alıyor. Her kurumda veri envanterinden, kaliteden ve güncelleme takviminden sorumlu bir “veri ürün sahibi” bulunacak. Bununla birlikte anonimleştirme standardının nasıl belirleneceği, veri setlerindeki hatalardan kimin sorumlu olacağı ve kamu verilerinden geliştirilen ticari ürünlerin yaratacağı değerin nasıl paylaşılacağı henüz ayrıntılandırılmış değil.

'Herkes için GPU' ne anlama geliyor?

Büyük yapay zeka modellerini eğitmek, sıradan bilgisayarların sağlayamayacağı ölçüde işlem gücü gerektiriyor. Planın “Herkes için GPU” programı, girişimlere, KOBİ’lere ve araştırmacılara bu kapasiteyi kredi sistemiyle sunmayı öngörüyor.

  • İlk altı ay içinde programın çağrıya çıkması ve en az beş yerli veri merkeziyle sözleşme imzalanması planlanıyor. İlk aşamada yılda 2 milyon GPU-saat dağıtılacak; bunun en az yüzde 40’ı teknoloji girişimlerine ayrılacak. Yıllık kapasitenin 2028 sonunda 20 milyon GPU-saate çıkarılması hedefleniyor.

Daha büyük altyapı hedefi ise 2030’a kadar en az 1 gigavatlık yapay zeka ve veri merkezi kurulu gücüne, 1 eksabayt depolama kapasitesine ve saniyede 100 terabitlik ulusal omurga bağlantısına ulaşmak. Veri merkezi sözleşmelerinde kullanılan elektriğin en az yüzde 60’ının yenilenebilir veya nükleer kaynaklardan sağlanması şartı öngörülüyor. Yıllık düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hedefi 10 teravatsaat.

Bu büyüklükte bir altyapının yalnızca yatırım değil, enerji ve çevre meselesi de olduğu açık. Uluslararası Enerji Ajansı, veri merkezlerinin küresel elektrik ihtiyacının 2024’teki 460 teravatsaat düzeyinden 2030’da 1.000 teravatsaatin üzerine çıkabileceğini hesaplıyor. Plan, veri merkezlerinin elektrik ve su verimliliğinin izleneceğini söylüyor ancak su kullanımına ilişkin sayısal bir üst sınır veya tesislerin hangi bölgelerde kurulacağına dair kesin bir liste vermiyor.

Şirketler ve girişimler hangi destekleri alabilecek?

Plan, yapay zeka ürünlerinin laboratuvardan çıkıp hastanelerde, fabrikalarda ve tarım sahalarında denenebilmesi için KOBİ kuponları öngörüyor. İlk 12 ayda en az bin kupon dağıtılması, desteklenen projelerin yarısının saha pilotuna, bunların en az üçte birinin kalıcı ürün veya hizmete dönüşmesi hedefleniyor. Pilotlarda ortalama yüzde 10 verimlilik veya kalite artışı aranacak.

Finansman ayağında 10 milyar liralık Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile 15 milyar liralık Yapay Zeka Büyüme Fonu kurulması planlanıyor. İlki temel ve uygulamalı araştırmaları, ikincisi ürününü kanıtlamış girişimlerin Seri A ve B yatırım turlarını destekleyecek. Kamu kaynaklarının her bir birimine karşılık iki birim özel sermaye çekilmesi amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra hükümet, yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu desteğiyle veri merkezi ve yapay zeka alanında 10 milyar dolarlık, ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı yatırım harekete geçirmeyi hedeflediğini açıkladı. Toplam kamu yatırım programı bütçesinin en az yüzde 2’sinin yapay zeka projelerine ayrılması da planda yer alıyor. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bütün bu adımların ekonomide 1 trilyon lirayı aşan değer yaratacağını savunuyor.

Sağlıkta, eğitimde veya işe alımda kullanılan algoritmaları kim denetleyecek?

Plan, Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası’na benzeyen kademeli bir risk yaklaşımı benimsiyor. Düşük riskli uygulamalar için basit kontrol listeleri, orta riskli sistemler için kısa algoritmik etki değerlendirmesi, yüksek etkili sistemler içinse ayrıntılı değerlendirme, kamuya açık model kartı ve düzenleyici kuruma sunulacak teknik dosya öngörülüyor.

  • Sağlık, eğitim, istihdam, sosyal yardım, kredi değerlendirmesi, biyometrik tanıma, kolluk ve adalet alanlarında kullanılan sistemler yüksek etkili kabul edilecek. Çocukları ve diğer hassas grupları doğrudan etkileyen uygulamalar da bu kapsamda olacak. 

Avrupa Komisyonu da sağlık, güvenlik veya temel haklar açısından tehlike yaratabilecek sistemleri yüksek riskli sayıyor ve bunlara daha ağır yükümlülükler getiriyor.

İlk yıl içinde Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu’nun kurulması ve yeni devreye alınan yüksek etkili kamu sistemlerinin tamamı için etki değerlendirmesi ile model kartı hazırlanması hedefleniyor. Etik Kurul; kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplumdan temsilciler içerecek. Ancak yaptırım yetkisi olmayacak. Bağlayıcı denetim ve ceza yetkileri, bankacılık, sağlık veya iletişim gibi alanlardaki mevcut düzenleyici kurumlarda kalacak.

TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü bünyesinde kurulacak teknik kapasite, sistemleri güvenlik, dayanıklılık, yanlılık, açıklanabilirlik ve kişisel verilerin korunması açısından değerlendirecek. Finans, sağlık, enerji, mobilite ve telekomünikasyon dahil en az beş sektörde düzenleyici deney alanları açılacak.

Planın üretim hedefleri neler?

Planın üretim hedefleri genel amaçlı bir Türkçe büyük dil modeliyle sınırlı değil. Sağlık, ilaç keşfi, genom araştırmaları, afet yönetimi, enerji, tarım ve yeni malzemeler için her yıl en az iki sektörel model çağrısı açılması öngörülüyor. Robotlar, otonom araçlar, akıllı makineler, tarım ve sağlık destek sistemleri de “fiziksel yapay zeka” başlığı altında desteklenecek.

Türk Devletleri Teşkilatı içinde ortak bir Türk dilleri modeli geliştirilmesi ve ilk sürümün 2027 sonuna kadar kullanıma alınması hedefleniyor. Hükümet ayrıca geliştirilen modelleri güvenlik testleri ve standart belgelerle ihracata hazırlamak, 2028 sonuna kadar en az 10 lisanslama veya ortak geliştirme anlaşmasına ulaşmak istiyor.

Plan nasıl uygulanacak?

Yönetimin en üstünde Ulusal Yapay Zeka Kurulu bulunacak. Kurul yıllık uygulama planlarını onaylayacak, büyük yatırımları yönlendirecek ve her yıl bir politika mektubu yayımlayacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesindeki program ofisi ise uygulamayı takip edecek.

Kamuya açık Ulusal Yapay Zeka İlerleme ve Şeffaflık Portalı’nda her eylemin sorumlu kurumu, takvimi, bütçesi, gerçekleşme düzeyi ve yeşil, sarı veya kırmızı durum göstergesi yayımlanacak. İlk ilerleme raporunun planın yayımlanmasından itibaren 12 ay içinde açıklanması ve rapora akademiden veya uluslararası bir kuruluştan bağımsız değerlendirme eklenmesi öngörülüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.