
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği, Türkiye’de Rakamlarla Çocuk Cinsel İstismarı raporunu yayımladı. Rapora göre istismara uğrayan çocuk sayısı 2014 yılına göre 2017 yılında %67,9 arttı. 2014 yılında 11.095 olan istismar sayısı 2017 yılında 18.623’e çıktı. 2014-2017 yılları arasında ise 7 bin 466’sı oğlan, 51 bin 818’i kız çocuğu olmak üzere toplam 59.284 çocuk cinsel istismara uğradı. Dernek, bu verileri açıklayacağını duyurmasının ardından Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün verilere erişimi kapattığını da açıkladı.

- Resmî veriler ne diyor? Adalet Bakanlığı’nın 2019 yılına ilişkin adli istatistik verilerine göre çocuğa yönelik cinsel istismar suçu, son sekiz yılın en tepe noktasına ulaştı. Verilere göre ceza mahkemelerinde 2019’da çocuğa cinsel istismar suçundan 28.360 dava açıldı. Davalarının 15.651’i mahkûmiyetle sonuçlanırken 6.420 beraat kararı verildi.
- Davalardaki artış: Aile ve Çalışmalar Bakanlığı’na göre açılan istismar davalarının her yıl artmasının sebebi, yapılan farkındalık çalışmaları. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan BBC Türkçe'ye konuşan bir yetkili, "hem istismarı engellemek, hem farkındalık geliştirmek hem de çocukları rehabilite etmek için çok şey yapıldığını" söylüyor. Ailelerin bu tip vakalarda inkâr yoluna gitmesinin tüm dünyada görülen bir durum olduğunu belirten yetkili, "Türkiye'deki değişime bakmak gerektiğini, 2016 sonrası bakanlığın Millî Eğitim Bakanlığı'yla birlikte yaptığı farkındalığı artırma çalışmaları sebebiyle daha fazla vakanın bildirildiğini" ifade ediyor.
- İstismarın tanımı: Dünya Sağlık Örgütü’nün 1999’da yaptığı tanımda çocuk istismarı “çocuğun sorumluluk, güven ve yetenekle ilgili genel durumunda; çocuğun sağlığına, yaşamına, gelişimine ve değerlerine zarar verebilen, fiziksel ve/veya duygusal kötü davranışı, cinsel istismarı, ihmali, her türlü ticari çıkar için çocuğun kullanılmasını içeren her türlü davranışlar” olarak belirleniyor.
- Türk Ceza Kanunu madde 103’e göre ise cinsel istismar deyiminden; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış veya diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılıyor. Bu tanıma göre cinsel istismar, çocuğa yönelik gerek temas içeren gerek temas içermeyen her türlü cinsel davranışı kapsıyor.
- Sonuçlar: Çocuğa yönelik cinsel istismar sonuçları çok katmanlı olabilmektedir. Türkiye’de ve dünyada bu istismar türü çocuklar ve aileler tarafından anlatılmadığı için genelde gizli kalmaktadır ve bazen bu olayların ortaya çıkması rastgele olmaktadır. Bu yüzden bu sorunun alanda çalışılması oldukça zordur. Çocuk istismarının önlenmesine yönelik seminerler, raporlar, medya çalışmaları, üniversitelerdeki çocukla ilgili birimler ve merkezler artmasına rağmen UNICEF verilerine göre 2006’da 0-17 yaş aralığına bakıldığında, cinsel istismar %42,5 iken 2018’de %58,8’e yükselmektedir. Çocuk istismarı olaylarında bir azalmanın olmadığı görülmektedir.
- Medya ne diyor? Sosyoloji Notları dergisi tarafından yayımlanan bir makalede gazete başlıklarında ve pankartlarda yer alan ifadeler incelenmiştir. Toplamda 142 gazete başlığı analiz edildikten ve kodlama yapıldıktan sonra genel olarak bulgular; çocukların medya tarafından sessiz, edilgen, mağdur ve dolaylı bir şekilde kurban olarak temsil edildiklerini göstermektedir. “Çocuk bedeni” ve “çocuk gelin” söylemlerinin de gazete başlıklarında ön plana çıkan diğer önemli temalar olarak göze çarpmaktadır.
- Gazete başlıklarında çocuğa yönelik cinsel istismarın gerçekleşmesine, cinsel istismar sonucu cezaya, önerilere ve çocuk geline büyük oranda yer verilirken; seminer, rıza gösterme, protesto ve internet üzerinden cinsel istismara daha az yer verilmiştir. Pankartlarda ise vurgu en çok çocuğun sessizliğine/suskunluğuna, bedenine, çocuk gelinlere ve siyasi protestolara yapılırken çocuk haklarına, örtük istismara, oyuna ve her yerin istismar alanı olduğuna daha az vurgu yapılmıştır.
- Genel bakış: Çocuğun cinsel istismarı tüm toplumlarda ortaya çıkan ve kanayan bir yaradır. Bununla birlikte bazı toplumlarda suç verilerinin de diğer toplumlardan yüksek olduğu ise aşikârdır. Türkiye’de son yıllarda verilerle de kanıtlanmış bir biçimde çocuk istismarının artmasının altında pek çok neden yatmaktadır. Bu nedenlerden en önemlisi olarak çocuğun cinsel istismarı suçunun altında yatan sebeplerin ülkede tabu hâline gelmesi ve konuşulmaması gösterilebilir. 2018 yılında Çocuk İstismarı Araştırma Komisyonu Raporu 474 gün sonunda TBMM'de görüşüldüğünde iktidar partisinden sadece 15 milletvekili meclis salonundaydı. 2016 yılında MHP’nin çocuk istismarının önlenmesi için araştırma komisyonu kurulması önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi. 2017 yılında HDP tarafından çocuk istismarının önlenmesi için hazırlanan araştırma önergesi, AK Parti'nin oy çokluğuyla reddedildi. Umarız bir gün toplum olarak bu sorunları açıkça konuşup etkin çözümler üretebildiğimiz bir bilince erişiriz. Ne yazık ki istismar konuşulmadığında azalmadığı gibi her gün artmaya devam ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızdaki hikâyelerde Fransa'daki terör saldırılarına ve ülkedeki politik atmosfere, İzmir Depremi ve İşsizlik Sigortası Kanunu ile ilgili TBMM gündemine, son olarak da Türkiye'de çocuk istismarı konusundaki istatistik ve politikalara odaklanıyoruz.
05 Kas 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



