Uzaydayız ama depresyonda değiliz.

"Mümkün mü böyle bir şey?"
Uzaydayız ama depresyonda değiliz.

Paket servis. bölümünde, her sayıda, sizden gelen bir temada üç film önerisinde bulunuyorum. Önerdiğiniz temanın ne olduğunda hiçbir sınır yok: Somut ya da soyut herhangi bir sözcük, bir kavram ya da bir his, bir ülke ya da bir mekan, bir yönetmen ya da oyuncu... Bu e-postaya cevap vererek, siz de tema önerinizi paylaşabilirsiniz. 

Paket servis.'e bir süredir ara verdiğimden, neredeyse beş-altı aydır bekleyen siparişler var farkındayım, yıldızım baya düşmüştür herhalde. En yakın arkadaşlarımdan Işıl Demir'den yaratıcı ama zorlayıcı bir sipariş gelmiş: "Uzaydayız ama depresyonda değiliz." Gerçekten, uzayda geçen filmler neden bu kadar dramatik ve depresif olmak zorunda? Uzayda olup depresif olmayan film var mı; mümkün mü böyle bir şey? Bu temanın Işıl'dan gelmesi, özellikle zorlayıcı çünkü birini tanımak işleri zorlaştırıyor. Uzayda geçen hemen her filmi izlemiş olduğunu, dahası benim izlediklerimin çoğunu da beraber izlemiş olduğumuzu tahmin edebiliyorum çünkü. O yüzden bu öneriler ona değil, siz okuyanlara olacak, bilinsin.

Bölümün takipçileri hatırlar, kolaya kaçmamak için aklıma ilk gelen filmleri elemekle başlıyorum. Bu sayıda bunlar, birçoğunuzun izlediğini tahmin ettiğim, Matt Damon'lı Ridley Scott filmi The Martian (2015) ve MARVEL Sinema Evreni'nden Guardians of the Galaxy (2014) ile Thor: Ragnarok (2017) oluyor.

Dedeler, Naziler, gezegenler... Ergenliğimde birden çok kez izlediğim, fakat bir yetişkin olarak hiç geri dönmediğim Space Cowboys (2000) ile başlayayım. Clint Eastwood, Tommy Lee Jones, Donald Sutherland ve James Garner'ı buluşturan film, bozulan bir uyduyu tamir edebilecek tek ekibin onu tasarlayanlar olduğu anlaşılınca "dedeler uzayda" temalı bir kendini-iyi-hisset filmine dönüşüyor. Sonra, zamanında !f programında bulduğum bir komedi geliyor aklıma: Iron Sky (2012) Bu Finlandiya yapımınının varsayımı oldukça uçuk kaçık: Hitler aslında ölmemiş, Naziler aslında dağılmamış, Ay'ın karanlık yüzünde yaşamaya ve şeytanî planlar yapmaya devam ediyorlar! Son olarak, yine ana akım bir iş olsa da başta elediğim MARVEL filmleri kadar popüler olmayan, hoş vakit geçirmek ve biraz aksiyon, biraz görsel efekt görmek için izleyebileceğiniz bir öneri: Luc Besson'dan Dane DeHaan'lı Valerian and the City of a Thousand Planets (2017).

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🌫 Fırtına öncesi sessizlik.

Güzel olacak şeyler, bültenin yeni bölümü, Kaan Denk için haftanın en iyisi, ve uzayda geçen film önerileri.

14 Kas 2021

🌫 Fırtına öncesi sessizlik.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

İLGİLİ OKUMALAR