Velvele

Eurovision’un Sert Sesleri ve Türkiye’den Rock
Velvele

Eurovision bir şarkı yarışmasının ötesinde sosyopolitik yanıyla kocaman bir vaka. Fakat bir müzik tarafında kalıp yarışmadan geçen yüksek seslere kulak kabartacağız.

Nasıl Başladı?

1955 yılında Avrupa Yayın Birliği’nin Avrupalı ülkeler arasında bir şarkı yarışması düzenleme fikrinden doğdu, İtalyan Sanremo Festivalinden ilhamını aldı. İlk yarışma, 24 Mayıs 1956’da İsviçre’nin Lugano şehrinde düzenlendi. 7 ülke 2’şer müzisyen/şarkı ile katıldı ve ilk kazanan İsviçre’nin temsilcilerinden Lys Assia’nın seslendirdiği Refrain oldu.

İlerleyen yıllarda katılımcı ülke sayısı ve haliyle kültürel ve müzikal çeşitlilik de artıyor. Hatta yarışma Avrupa haritasının sınırları aşarak  Azerbaycan, Gürcistan ve İsrail gibi ülkelerin de katılımıyla kendi politik haritasını çiziyor, son yıllarda ise bununla da yetinmeyip okyanus ötesine geçerek 2015’te 60. Yıl kutlamaları vesilesiyle Avustralya’yı davet ediyor, fakat bu ziyaret amacını aşıyor ve Avustralya 2021 katılımcılarından birisi olarak yarışmadaki varlığına halen devam ediyor. 

Lakin bu artan coğrafi çeşitliliğe rağmen Eurovision’da yarışan müzisyen ve şarkıların tek bir ana türde yoğunlaştığını duyuyoruz: pop... Ve pop müziğin ülkelerinde ve dünyada önemli temsilcileri olan ABBA, Toto Cutugno, Las Ketchup Celine Dion, Sakis Rouvas, Sertab Erener gibi pek çok starın farklı dönemlerde Eurovision sahnesinden geçtiğini, kazandığını veya kaybettiğini de görüyoruz. Velhasıl Eurovision’un genel dinleyiciye uygun, ana akım pop müzik evreninde; rock ve metal gibi alt kültür doğumlu ve gürültüsü yüksek grup müziklerinin varlığı biraz abesle iştigal... Gelgelelim Eurovision’u şu an gündemimiz haline getiren mevzu da zaten rock müziğin bu abesle iştigali...  

Eurovision’da Sert Sesliler

Eurovision’daki rock ve metal müzik etkisini özellikle son yıllarda duymak mümkün. Yarışmanın ilk senelerinde ağırlıkla folk rock ve country gibi yumuşak tınılı türlerden müzisyen ve gruplar yer alırken, zamanla bu “sound”lar sertleşerek elektro gitarların “distortion”ları köklediği, sakin ve temiz vokallerin yerini “scream” ve “brutal”ın düşük volümlerine bıraktığı pek çok rock ve metal grubuna sahneyi bıraktı. 

Metalin harman olduğu ülkelerden Finlandiya’nın temsilcisi Lordi’nin canavar maske ve kostümleriyle 2006’da birinciliği aldığı Hard Rock Hallelujah bu sert türlerin şu ana dek Eurovision’daki en büyük zaferi. Bu zaferin ardından Finlandiya 2007 ve 2008’de yine metal kartlarını oynasa da maalesef 2007 temsilcisi Hanna Pakarinen 17. ve 2008 temsilcisi Teräsbetoni ise 22. olabildi. 

Lordi’nin “devils’s horn”ları havaya kaldırtan heavy metal zaferi türünün tek örneği olarak hala tahtını koruyor, fakat bu birinciliğin de verdiği güçle son yıllarda Eurovision sahnesinde rock ve metalin çeşitli alt türlerini görebildik. Her ne kadar bu müzisyen ve gruplardan çoğu yarı finalleri geçememiş de olsa Norveçli glam grubu Wig Wam 2005’te, Moldovolı senfonik metal tınılı Natalia Barbu 2007’de, Gürcü nu-metal grubu Eldrine 2011’de, Macar heavy metal/hard rock grubu AWS 2018’de finallerde yarışan ekiplerden…

Ülkemizin Rock Çetelesi 

Malumunuz, ülkemizin Eurovision macerası 2012 yılındaki Can Bonomo performansıyla -şimdilik- son bulmuş durumda. Fakat Sertab Erener’den Can Bonomo’ya yarışmadaki son 10 senemizde Eurovision’a tam 4 rock grubu göndermeyi başarmışız: Athena (2004), Mor ve Ötesi (2008), maNga (2010) ve Yüksek Sadakat (2011)... 

  • Athena “For Real” (2004): Sertab Erener’in 2003’te kazandığı ilk ve tek ülke şampiyonluğundan sonraki yıl ülkemizi temsil edecek adayı büyük bir güç ve hediyesi olan büyük sorumluluk bekliyordu. TRT tarafından temsilci seçilen Athena, kendi evinde sahneye çıkmasına rağmen –bence- prodüksiyonun azizliğine uğrayıp arkada yüzden süs balıkları görselinden başka hiçbir görsel veya ışık desteği olmaksızın yalnızca başarılı sahne performansları ve müzikleriyle (ve tabii bir Eurovision klasiği olarak politik oyların da desteğiyle) fevkalade başarılı olarak yarışmadan alınlarını akıyla 4. olarak ayrıldılar. Athena her ne kadar TRT tarafından atanmış da olsa yarışma şarkısı “For Real” ülke içinde yaptığımız bir oylama sonucu temsilci şarkımız olarak çıkmıştı. Zira grup “I Love Mud on My Face” ve Easy Man” isimli iki şarkı daha yapmış ve SMS sistemi üzerinden halkın takdirine sunmuştu. Bu Eurovision adayı şarkıların üçünü grubu 2004 tarihli Us albümünde art arda dinleyebilirsiniz.
  • Mor ve Ötesi “Deli” (2008): Temsilcimiz rock grupları ve şarkıları arasında benim kişisel favorim Mor ve Ötesi’nden “Deli”. Bunun en önemli nedeni şahsi Mor ve Ötesi hayranlığım, fakat hak vereceğinizi düşündüğüm bazı gerekçelerim de var. Öncelikle diğer 3 rock grubumuzun aksine Türkçe sözlü bir şarkı Deli ve çok uluslu bir şarkı yarışması için bir dezavantaj. İkincisi ise şarkının klibi ve kullanılan görseller ile heykeller. Ezel Akay’ın çektiği klipte akademisyen, iç mimar ve tasarımcı Şekip Davaz'ın '40 Hokkabaz' projesi kullanılmış. Bu '40 Hokkabaz'ın ise Osmanlı’da eğlence dünyasının kahramanları olan curcunabazlar, hokkabazlar, güreşçiler ve soytarılar gibi insanları temsil ettiği söyleniyor. Yani Mor ve Ötesi’nin yarışma için formül şarkı ve şov modelini uygulamaktan öte kendi müzikal ve düşünsel duruşlarını yansıtmayı tercih ediyor ve bu duruş, sanılanın aksine bir hezimete yol açmadığı gibi 7.lik gibi hiç de fena olmayan bir derece elde ediyor.
  • maNga “We Could Be The Same” (2010):  Birinciliğe teğet geçen ve acısı en çok içimize oturan ekibimiz ise şüphesiz maNga. Üzerinden 10 yıl da geçse hepimizin aklında (ve YouTube videolarının altında) aynı soru “Nasıl olur da İngilizce sözlü ve toplumsal mesajlı cayır cayır bir şarkı, müthiş bir prodüksiyon ve sahne şovuna rağmen maNga 2. oldu da alelade bir pop şarkısıyla sıradan bir şarkıcı tüm bunları yıkıp geçerek zaferi aldı?” Ben de merak ettim bu yenilgiye neden olan faktörleri ve kendimce bir akıl yürüttüm. Öncelikle Eurovision’daki politik ve coğrafik faktörleri bir kenara attım. Zira Almanya’nın siyasi stabilitesi ve gücünün politik komşuculuk oyunlarına ihtiyaç duymayacağını düşündüm. Sahne şovu ve katılan müzisyen konusuna gelirsek, zaten bir sahne şovu yok. Oldukça sade bir şekilde söylenmiş bir pop şarkısı var. Lena’nın hem sempatik hem çekici, bir nevi Avril Lavigne duruşu ve vokalini de bir kenara atıyorum; zira maNga’nın gerçekten başarılı şarkısı ve prodüksiyonun yenecek kadar güçlü bir etken olduğunu düşünmüyorum. Geriye kalıyor şarkının kendisi, acaba şarkıda mıydı marifet? Yarışmanın üstünden 10 sene geçmesine ve Lena’nın "Satellite" şarkısını yarışma dışında hür irademle bir yerlerden açıp dinlemememe rağmen melodisini ve nakarat sözlerinin bir kısmını hala mırıldanabildiğimi fark ettim. Yani şarkı aslında gayet “catchy” bir pop şarkısı, bizim buralardaki amiyane tabirle “bakkal şarkısı” olabilirdi. Bu düşünce de beni şarkı yazarlarını araştırmaya itti, şarkı künyesinde Julie Frostismini görüp hemen Google’ladım ve bingo! Gerçekten de Ed Sheeran’dan Madonna’ya Pitbull’dan Beyonce’ye pek çok pop stara şarkı yazarlığı yapmış, ödüllere aday gösterilmiş ve ödüller almış bir isimle karşılaştım. Evet, tabii ki Satellite’ın başarılı bir pop şarkı yazarından çıkması ve şarkıyla bütünlük kurabilen bir şarkıcıyla hayat bulması bence hala maNga’nın performans ve prodüksiyonunu alt etmeye yeter neden değil; fakat yıllardır bu yenilgiyi(!) dert edenler için bir nebze de olsa teselli edici olur umarım.
  • Yüksek Sadakat “Live it Up” (2011): Gelelim ülkemizin son rock grubu temsilcisi Yüksek Sadakat’e... Kendilerinden önce katılan maNga’nın 2.liği ile yeniden arşa  çıkan toplumsal beklentilere rağmen maalesef yarı finalde elenerek ciddi bir hayal kırıklığı yaratmıştı temsilci şarkımız Live it Up.  Şarkının çalıntı olduğuna dair suçlamalar ve başarısızlığa gelen eleştirilerle o dönem hayli başı ağrıyan Yüksek Sadakat de eminim böyle olsun istememiştir, ama tüm bu olumsuzluklara rağmen görevlerini yerine getirip yollarına devam ettikleri için de kendilerini alkışlıyorum.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Müzikli MevzularMüzikli Mevzular

BÜLTEN SAYISI

Mekânların Sessiz Eylemi, Eurovision'un Sert Sesleri

İkinci bültenden herkese selam!

14 Şub 2021

BBC

YAZARLAR

Turna Ezgi Toros

Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular

Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR