Disney ve Unutturulmayacak Ayıbı

Madem Disney+ platformu ülkemizde yayın hayatına başladı, ben de bunun şerefine bir hoş geldin yazısı kaleme almak istedim sadece. Tabii bültenin içerik yapısı ve yer vermek istediğimiz konular da göz önünde bulundurulunca bu yazının Show Business bültenine yakışacağını düşünmem de cabası. Başlayalım.
Disney'in 2020 senesinde vizyona girmiş filmlerinden Mulan, çıkışından kısa bir süre sonra bitiş jeneriğinde yer alan bir teşekkürün fark edilmesi sonucu -her ne kadar bizim ülkemizde yankı uyandırmasa da- dünya çapında topa tutulmuştu ve birçok dava ve boykot ile karşı karşıya kalmıştı.
Film Jeneriğinde Yer Alan Teşekkür Bölümü
"Peki, neydi bu olay?"
Mulan filmi, Xinjiang'da (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) çekilmiş. Disney+ ve sinemalarda 4 Eylül 2020 tarihinde yayınlanan filmin bitiş jeneriğinde, analistler, tarihçiler ve kurumların istatistiki verilerine göre bir milyonu aşkın etnik azınlığı (Müslüman Uygur Türkleri) hapseden, işkence eden kitlesel gözaltı kamplarına ve bu dini-kültürel soykırıma alenen destek olmuş ya da tanıtımına doğrudan dahil olan birkaç Xinjiang kuruluşuna teşekkür ediliyor.
"Neden bu kadar önemli?"
Çin'in devasa yerel film pazarının vadettiği zenginliklerin, Amerika'nın en güçlü eğlence imparatorluklarından biri olan sinema sektörünün sessizliğini, desteğini ve hatta suç ortaklığını para ile satın alıyor olması. Aynı zamanda gelecekte yaratılabilecek, algı bozucu sayısız konu düşünüldüğünde sessiz kalmanın zorlaştığı bir mevzu.
"Sincan, özel izinler olmadan girebileceğiniz bir bölge değil."
Evet, Sincan, öyle elinizi-kolunuzu sallayarak girebileceğiniz bir yer değil. Ancak Disney çalışanları, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana etnik-dini bir grubun gördüğü en büyük soykırım olarak, birçok devlet ve tarihçi tarafından kabul edilen bu olayın yaşandığı yere ulaşabilmesi için bu benzersiz erişim iznini satın alabildi; hatta aylar boyunca orada konakladı ve film seti için detaylı bir çalışma yaptı.

En önemlisi ise bir Uygur Bölgesi olmasına ve Doğu Türkistan sınırları içinde yer almasına rağmen, filmde defalarca kez "Çin'in Kuzeybatı Bölgesi" olarak lanse edilmesi ve yüzlerce yıldır bir Çin Bölgesi'ymiş gibi bahsedilmiş olması. Bu, alenen başka bir ülkeye ait topraklar üstünde hak iddia etmek ve bununla da kalmayıp Amerikan sineması üzerinden mesaj vermektir. Filmin hikayesinin coğrafi yönden geçtiği noktalar göz önünde bulundurulduğunda Uygur kökenli hiçbir karakterin de filmde yer almaması ise apayrı bir konu.
Bir Adım Ötesi:
Teşekkür edilen bu oluşumlar, aynı zamanda Çin Komünist Partisi'nin Xinjiang'daki propaganda komisyonu ve tutuklama kamplarındaki soykırımı haklı çıkarmaya çalışan dezenformasyonlar üretiyorlar.
Sadet:
Geçmişte yapılmış bir hata sonucunda bugün kızarmış yüzler eşliğinde dilenecek özürleri beklemiyorum elbette; keza bu dünyada bu tip beklentiler, yalnızca rasyonellikten uzaklaşmaktan ibaret.
Unutulması için çalışmalar yapılmasını doğru bulmasam da mantık çerçevesi içinde değerlendirince kabul edebilirdim. Ancak bir de "Evet, yaptık. Yine olsa yine yaparız. Soykırım sonrası da o topraklar bizimdir. Bizimle aynı dini görüşe sahip olmayan insanların da bizim için paçavradan farkı yoktur." tutumu ile hareket edilmesi, "üzücü" ibaresinden de öte, oldukça sinir bozucu.
- Gelelim meselenin gerçekten üzücü kısmına.
Bu konu özelinde Çin'de Çin Halkı tarafından düzenlenen yürüyüşler ve boykot çalışmaları, Washington Post, NY Times, BBC, Axios vb. birçok dünya çapında yayın kuruluşunun, günlerce süren çalışmaları olurken ülkemizde ise hiçbir Türk gazetesi, sinema kuruluşu ya da herhangi bir kurumun buna kendi yayın organında yer vermemesi, gerçekten üzücüydü. Ve bunu açık bir şekilde kınıyorum.

Kaynak: Baduicao Instagram
He, yazımı tamamlamadan evvel belirteyim; yalnızca bu değil, bu minvalde oluşturulan her türlü Hollywood effect unsuruna karşıyım. Örnek vermek gerekirse, çoğu Hollywood filminde yer alan Alman karakterin kötü, ırz düşmanı, çıkarcı vb. şekilde lanse edilmesi, Türkiye topraklarının ve halkının Arap-Mısır kültürü ile resmedilmesi, Çernobil vb. faciaların, bir ülkeyi suçlayarak çok kolay bir şekilde birden fazla projede gösterilmesi... Bu örnekler çoğaltılabilir.
"Ancak siz, Ermeni soykırımını reddeden ya da Hiroshima ve Nagasaki'ye atılan bombanın hikayesini ya da bu kararları alan insanları lanse edip, olaylara ışık tutan bir film çekemezsiniz; en fazla yüzeysel belgesel... Ben, bu iki yüzlü politikaya karşıyım işte."
Der ve masaya koymak istediği birçok cevizi ceplerinden çıkarmadan gider.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Disney+ hayal ettiğimiz gibi mi? Disney+'ta izlenmeyecek tek yapım, Cinemaximum zamları, Squid Game gerçek oluyor, haftanın haberleri, öneriler ve daha fazlası.
19 Haz 2022

YAZARLAR

Oğuz Altınöz
Yazar - Show Business

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



