Yazı içerisinde belirttiğimiz gibi özellikle gıda ve tüketici elektroniği sektörlerinde yapay zekanın yaratabileceği olası fırsatlara da yer verilmekte. Yazımızı daha fazla uzatmamak adına bu örneklere girmeyeceğiz fakat yapılan araştırmalara göre yapay zekanın 2030 yılına kadar döngüsel ekonomi ile birlikte ortaya çıkartacağı ekonomik değerin gıda sektörü için 127 milyar dolar, tüketici elektroniği sektörü için ise 90 milyar dolar olduğunu da belirtmiş olalım.
Bu sayılardan da anlaşılacağı üzere döngüsel ekonomi sadece atık oluşumunu azaltmaya yönelik birkaç güzel stratejiden oluşan bir konsept değil. Aksine tüm kaynakların verimli kullanımını sistemin temeline alarak ekonomik büyümeyi de çevresel ve sosyal faktörlere öncelik vererek sağlayan, küresel boyutta benimsenmesi gereken bir düşünce sistemidir. Döngüsel ekonominin doğru anlamlandırılması için erişebildiğiniz herkese her yerde bunu açıklamayı ve her bir bireyi bilinçlendirene kadar çalışmaya devam etmeyi unutmayın. İyi haftalar.
Yapay zekâ fırsatlarıyla döngüsel ekonomi

Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren dijital teknolojiler hayatı kolaylaştırmanın yanında verimlilik açısından önemli bir araç olarak kullanım alanlarını artırmaya devam ediyor. Özellikle üretim süreçlerinde kullanılan IoT (Internet of Things) ve büyük veri analitiği (big data analytics) gibi teknolojiler yapay zekanın geleceğimiz için ne kadar da önemli bir yere sahip olduğunu gösterir nitelikte. Tüketici davranışlarının anlamlandırılmasından kaynakların verimli kullanımı, hatalardan öğrenip hata yapma oranını azaltan yapay zeka algoritmalarından maliyet düşürmeye kadar birçok önemli özelliği barındıran bu teknolojiler istesek de istemesek de hayatımızın önemli bir parçası olmuş durumda.
Peki özellikle yapay zeka döngüsel ekonomiye geçişte bizlere nasıl katkı sunuyor hiç düşündünüz mü? Döngüsel ekonominin önce atık oluşumunu önleme, ardından kaynakları döngü içinde tutarak maksimum değer üretimini sağlama ve son olarak da biyo-çeşitliliği artıracak uygulamalar temeline dayanan ana prensiplerini hatırlayanlar elbette yapay zekayı da bu alanlarda nasıl kullanabiliriz diye düşünecektir. Aylar önce yine yapay zeka ve döngüsel ekonomi üzerine tartışma yürüttüğümüz yazımızın üzerinden epey bir vakit geçmesi üzerine tekrar yapay zeka odağında bir yazı hazırlamayı düşünüyorduk. Bu esnada karşımıza çıkan Google ve Ellen MacArthur Foundation tarafından hazırlanmış olan “Artificial Intelligence and Circular Economy” başlıklı çalışmaya denk gelince de elbette yeni bir yapay zeka tartışması yürütmemizin vaktinin geldiğini anladık😊
McKinsey Company’nin de araştırma ve analiz desteği verdiği çalışma temelde yapay zekanın döngüsel ekonomiye geçiş sürecini nasıl hızlandıracağına odaklanırken gıda ve tüketici elektroniği sektörlerine odaklanarak çeşitli iyi uygulama örnekleriyle de kapsayıcı bir içerik sunuyor. Biz de yazımızda bu tartışmaya kritik bir noktadan dahil olup yapay zeka ve döngüsel ekonominin birlikteliğini ele almaya çalıştık. Hadi başlayalım.
Yapay zekanın sistem dönüşümüne etkisi
Bildiğiniz gibi Covid-19’un hayatımıza girmesiyle normal şartlarda onlarca yıl sürecek dijital dönüşüm sürecini neredeyse 1–2 hafta içerisinde benimsemek ve ayak uydurmak zorunda kaldık. Aniden ortaya çıkan uzaktan çalışma süreçleri “benim teknoloji ile aram iyi değil” diyen milyonlarca insanı uzaktan çalışma için gerekli yeni dijital teknolojileri deneyimlemek durumunda bıraktı. Bu elbette iş yapış şekillerimizi değiştirirken kültürel olarak da beklenmedik bir değişimin önünü açarak bazılarımız tarafından uzaktan çalışma güzel böyle devam edelim düşüncesi yaratırken bazılarımız için de aslında ofisleri ne kadar çok sevdiklerini anlamalarına yol açtı. İnsansız kalan üretim tesisleri, fabrikalar ve iş dünyasından daha birçok kritik nokta dijital teknolojilerle nasıl çalışmaya devam ederiz sorusunun cevabını ararken düşünce yapılarımız da bu doğrultuda değişti.
Bu değişim aslında yıllardır hayatımızda mevcut elbette. Yapay zekanın kullanımı uzun süredir hem tüketici hem de üretici süreçlerinde varlığını sürdürmekte. Yapay zekanın varlığı elbette işlerimizi kolaylaştırmamıza yararken sanılanın aksine insanları iş dünyasından uzaklaştırmıyor. Yapay zeka yazılımını üstlenen teknik yeteneklerin yanında, yapay zekanın sunduğu süreçleri yönetmek için iş süreçlerini ‘manuel’den dijitale geçirmek durumunda kalan milyonlarca insan yeni yetenekler kazanırken planlama ve analiz süreçlerinde çok daha farklı ve mantıksal açılardan bakabilme yeteneği elde ediyor. Yapay zekayı yeterince övdükten sonra 😊 döngüsel ekonomiye geçişte yapay zeka nasıl bir etkiye sahip olabilir sorusunu cevaplamaya çalışalım.

Yapay zeka döngüsel ekonomiye geçişi nasıl etkiler?
Yapay zekanın özellikle verimli kaynak yönetimi kullanımı noktasındaki pozitif etkisini hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz karmaşık iş süreçlerinde her zaman en verimli yolu bulmak mümkün olmuyor. Bu da zaten lineer ekonominin muazzam üretimler yapıp, büyük hacimlerde tüketim sağlayabilen fakat bunları yaparken bazı sonuçları göz ardı etmesiyle inanılmaz büyük bir atık oluşumu ile kirlilik, kaynak yetersizliği ve doğal ekosistemlerin mahvedilmesi gibi sonuçlara sebep olan süreçlerinin ana sebebi. Peki bu negatif etkileri tamamen ortadan kaldırmaya odaklanmış yeni bir sistem, yani döngüsel ekonomi içerisinde yapay zekanın sunduğu yeni değerler neler olabilir?
Ürün, yedek parça ve malzeme üretimi
Döngüsel ekonomide belki de en kritik olan süreç bildiğiniz gibi tasarım sürecidir. Bir ürün veya hizmeti hayata geçirmeden önce mevcut süreçlerimizde ürün tasarımına odaklanarak bu ürünü merkeze alıp ilgili süreçleri yönetmeye odaklanıyoruz. Döngüsel ekonomide ise tasarım sadece ürün ve ilgili süreçler değil, dolaylı olarak da olsa etkilediğimiz veya etkileme şansımız olan tüm süreçleri çeşitli senaryolar ışığında tasarlamaya odaklanır. Burada da atık oluşumunu önleme, materyallerin gerçek değerini korumak için defalarca kullanılabileceği ürünleri tasarlamayı, atık oluşsa dahi bu atıkların kullanım yerlerinin önceden belirlendiği ve kaynakları alırken doğaya karşılığını verdiğimiz tüm ilgili süreçlerden bahsediyoruz. Makine öğrenmesi ve IoT teknolojileri ile devamlı öğrenen ve en iyi alternatifi üretebilen yapay zeka algoritmaları sayesinde kaynakların doğru şekillerde kullanılacağı parça, ürün ve hizmet tasarımı yapmak, insan hatasını tamamen ortadan kaldırmak adına önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkmakta.
Döngüsel iş modellerinin hayata geçirilmesi
Geçtiğimiz haftaki yazımızda döngüsel iş modelleri ile ilgili tüketici endişelerinden bahsetmiştik. Genelde hijyen ve güvenilirlik sorunları ön plana çıksa da bugün kullandığımız onlarca hizmeti bundan birkaç yıl önce asla kullanmam dediğimizi hatırlıyoruz. Bu nedenle döngüsel iş modellerine karşı olan tüketici endişelerinin de zamanla geçeceğine eminiz. Bu noktada bu endişelerin giderilmesinin yanında verimlilik, tüm döngülerin gerçekten kapandığına emin olmak ve büyük veriyi doğru analiz ederek gerçekten ihtiyaç duyulan kaynaklara erişim sağlama gibi konularda yapay zekanın önemli bir etken olacağını düşünmek mantıksız olmayacaktır. Özellikle geçmiş veriden öğrenme yetisi ile makine öğrenmesi algoritmaları ücret ve talep dengesini geleceğe yönelik şekilde olabilecek en doğru şekilde belirleyebilecek. Bu da elbette hem kaynak hem de maliyet verimliliği sağlamanın en önemli aracı olarak hem üreticiler hem de tüketiciler tarafında döngüsel iş modellerinin çok daha kolay benimsenmesine olanak tanıyacaktır.
Döngüsel sistem optimizasyonu
Döngüsel ekonominin temel prensibi olduğunu söylediğimiz sistem değişimi tüm sistemi bir bütün halinde ele almayı ve bu sayede de olası tüm kaçakları/atık oluşumlarını/kaynakların verimsiz kullanımını önlemeyi hedefler. Tasarım ve iş modelleri noktasında yapay zeka yenilikçi uygulamalar ile döngüsel ekonominin en önemli destekçilerinden olacakken belki de en büyük katkıyı kullanılmış kaynakların yeniden döngüye nasıl alınacağı noktasında sunabileceği analizlerle sağlamış olacak. Blockchain teknolojisi ile birlikte yürüyecek bir yapay zeka uygulaması hangi kaynağın nerede, hangi amaçla ve hangi şartlarda kullanıldığını analiz edebilirken aynı zamanda ne zamana kadar kullanılabilir, kullanım sırasında ortaya çıkan beklenmedik hatalar, değeri azaltacak yanlış uygulamalar ve yeniden ne şekilde kullanılabilir gibi sorulara vereceği cevaplarla kritik bir role sahip olacaktır. Özellikle AB’de yavaş yavaş hayata geçen malzeme pasaportu gibi uygulamaların büyük veri analizi ile birleştiği noktalarda ne kadar değerli bir analiz sürecini ortaya çıkartacağını tahmin etmek çok da zor değil, ne dersiniz?

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapay zekâ döngüsel ekonomiye geçişi hızlandırabilir mi?
28 Nis 2022

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


