Yapay zeka, iklim hedeflerini baltalıyor

Google’ın yeni çevre raporu, yapay zeka stratejilerinin iklim hedeflerini baltalamaya başladığını ortaya koydu. Rapora göre 2030’a kadar sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlayan şirketin atmosfere saldığı karbondioksit miktarı, yapay zekaya güç veren veri merkezlerinin enerji tüketimi nedeniyle son 5 yılda neredeyse %50 arttı.
Yapay zeka, iklim hedeflerini baltalıyor

Son yıllarda gelişimi oldukça büyük bir ivmeyle hız kazanan yapay zeka araçları, her geçen gün kullanıcı tabanına yüz binlerce kişi ekliyor. Avcumuzun içindeki cihazlara kadar gelen bu araçların çok daha zeki hale gelmesi ve eğitilmesi için en gelişmiş bilgisayarlarla donatılan devasa veri merkezlerinin gece gündüz çalışması gerekiyor. Zira söz konusu araçlar, ne kadar çok veriyle eğitilirse o kadar hatasız hale geliyor. Fakat veri merkezlerindeki bu yoğun çalışma temposu, yapay zeka teknolojileri geliştiren öncü şirketlerin yıllar önce belirlenen iklim hedefleriyle ciddi bir biçimde çelişiyor.

Ayrıntılar: ABD merkezli teknoloji devi Google, bu hafta bir süredir merakla beklenen çevre raporunu yayımladı. Rapor, yapay zekaya yönelik çalışmaların Google’ın iklim hedeflerini büyük oranda baltalamaya başladığını ortaya koydu. Rapora göre şirketin atmosfere saldığı karbondioksit miktarı, son 5 yılda %48 arttı. 

  • Şirket, yapay zekayı eğitmek ve yapay zeka araçlarına güç vermek için her zamankinden çok daha fazla kullandığı veri merkezlerinin ve tedarik zinciri süreçlerinin, %48’lik artışın en önemli nedeni olduğuna işaret etti. 

  • Rapora göre Google’ın neden olduğu karbon emisyonu, 2023 yılında bir önceki yıla göre %13’lük bir artış göstererek 14,3 milyon metrik tona yükseldi.

  • Şirketin veri merkezlerinin elektrik ve su tüketimi de geçen sene yıllık bazda %17’şer artış gösterdi. 

  • Bununla birlikte Google’ın veri merkezlerinin neden olduğu enerji tüketimi, dünya genelindeki veri merkezleri kaynaklı total enerji tüketiminin %7-10’unu oluşturmaya başladı. 

  • Şirket, Avrupa ve Amerika’daki tesislerin çoğunlukla karbon salınımına neden olmayan enerji kaynakları kullandığını, fakat Orta Doğu, Asya ve Avustralya’daki veri merkezlerinin bu konuda geride kaldığını belirtti. 

Öte yandan: Google, 3 yıl önce 2030 yılına kadar sıfır emisyona ulaşmayı iklim hedefleri arasına almıştı. Fakat şirket, yeni çevre raporunda bu "son derece iddialı" hedefe ulaşmanın mevcut koşullarda kolay olmayacağına işaret etti. 

  • Teknoloji devi yapay zekanın çevre üzerindeki etkisinin geleceğine ilişkin belirsizlik nedeniyle iklim hedeflerinin de belirsizleştiğine dikkat çekerken, emisyonlardaki artışın devam etmesini beklediğinin de altını çizdi.

Cep bilgisi: Google’ın söz konusu iklim hedefine ulaşabilmesi için atmosfere saldığı karbondioksit ile aynı miktarda karbondioksiti atmosferden temizlemesi gerekiyor. 

  • Diğer yandan rapor, Google’ın artık atmosfere 2019 yılına göre %48 daha fazla karbon saldığını gösteriyor. 

Karşılaştırma: Bu yılın Mayıs ayında Microsoft da karbon emisyonlarının, 2020 yılından bu yana neredeyse üçte bir oranında arttığını ve artışın, büyük ölçüde veri merkezlerinin sayısındaki artıştan kaynaklandığını açıklamıştı. Şirket, açıklamasında ayrıca söz konusu artışın 2030 yılına kadar karbon negatif olma hedefini tehlikeye attığını kabul etmişti. 

  • Microsoft Başkanı Brad Smith ise yapay zeka stratejileri nedeniyle iklim hedeflerinde değişiklikler olabileceğine işaret etmişti. 

Yapay zeka, çok daha fazla bilgi işlem gücü gerektiriyor

Yapay zeka algoritmaları, kullanıcılara olabilecek en doğru ve en doğal yanıtı sunabilmek için milyarlarca parametre üzerinden eğitiliyor. Bu nedenle şirketler, yapay zeka modelleri geliştirirken oldukça yüksek bir bilgi işlem ve hesaplama gücüne ihtiyaç duyuyor. Bu da yapay zeka destekli araçların, standart çevrimiçi araçlara ve uygulamalara kıyasla çok daha fazla enerji tüketmesine yol açıyor. 

Rakamlar: ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçları, yapay zeka destekli olmayan muadil yazılımlardan 33 kat daha fazla enerji tüketimine neden oluyor. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre de ChatGPT üzerinden yapılan bir sorgunun işlenmesi, Google’ın arama motorundaki bir sorguya göre 10 kat daha fazla elektrik enerjisi gerektiriyor.  

  • Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), dünya genelindeki veri merkezlerinin enerji tüketiminin 2026 yılında, 2022’deki seviyeleri ikiye katlayarak 1000 TWh’e ulaşmasını bekliyor. Söz konusu enerji miktarı, Japonya büyüklüğünde bir ülkenin 1 yıllık enerji tüketimine karşılık geliyor.

  • Araştırma şirketi SemiAnalysis de yapay zeka nedeniyle veri merkezlerinin 2030 yılına kadar küresel olarak üretilen tüm enerjinin %4,5’ini tüketmeye başlayacağını tahmin ediyor. 

Öte yandan: Bill Gates gibi teknoloji dünyasının önde gelen bazı figürleri ise yapay zekanın çevre üzerindeki etkisine ilişkin çok daha iyimser bir tutum sergiliyor. 

  • Microsoft'un kurucusu, yapay zekanın iklim değişikliklerine ilişkin hedeflere ulaşmada bir engel teşkil etmekten çok, yardımcı bir rol oynayacağını iddia etmişt; yapay zekanın teknoloji araçları ve elektrik şebekelerini çok daha verimli hale getirerek ülkelerin daha az enerji tüketmesinin önünü açacağını da sözlerine eklemişti. 

  • Gates ayrıca, büyük teknoloji şirketlerinin yeşil enerji kullandıklarını söyleyerek çevreci bir profil çizmek için temiz enerji kaynaklarına yönelmeye ve bu hedef doğrultusunda büyük meblağlar harcamaya son derece istekli olduklarını belirtmiş; Google, Meta, Microsoft, Amazon ve Apple gibi teknoloji devlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük alıcıları haline geldiğini vurgulamıştı.

Geniş açı: Fakat aynı büyük şirketlerin hızla büyüyen yapay zeka pazarına dahil olmaya ve yapay zeka arenasındaki yarışı önde götürmeye yönelik iştahları, bu iklim hedeflerinin ve çevreci bir imaj oluşturma çabalarının geri planda kalmasına neden oluyor. Zira bu şirketlerin müşterilerinin büyük bir çoğunluğu, hâla iklim değişikliğini acil bir problem olarak görmüyor ve mevcut "yapay zeka oyuncaklarının" onları ne kadar eğlendirdiğiyle çok daha fazla ilgileniyor. 

  • Su tüketimi de yapay zekanın çevreye etkisinde önemli bir faktör olarak kabul ediliyor. Cornell Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir çalışma, yapay zeka teknolojilerinin 2027 yılında 6,6 milyar metreküp su tüketimine neden olacağını tahmin ediyor. Söz konusu miktar, İngiltere’nin yıllık su tüketiminin neredeyse üçte ikisine karşılık geliyor.

Çözüm önerisi: Yapay zeka ve veri merkezlerinin çevre üzerindeki etkisinin çoğu zaman hafife alındığına işaret eden uzmanlar, işletmeleri ve büyük şirketleri depoladıkları “karanlık veri” miktarını azaltmaya davet ediyor. 

  • “Karanlık veri” terimi, depolandığında önemli miktarda enerji tüketmeye devam eden, fakat nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan veriyi ifade etmek için kullanılıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Quando AIQuando AI

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌳 AI’ın çevresel etkileri, güvenlik ihlali

Google’ın çevre raporu, yapay zeka stratejilerinin iklim hedeflerini baltaladığını ortaya koydu. OpenAI çalışanlarının mesajlaşmaları sızdı. Kyutai, yapay zeka destekli sesli asistanını tanıttı. Axelera AI, 68 milyon dolar yatırım aldı.

06 Tem 2024

🌳 AI’ın çevresel etkileri, güvenlik ihlali

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando AI

Yapay zeka dünyasından son gelişmeler, hayatınızı daha verimli kılacak yeni AI araçları, yatırım alan girişimler ve yapay zeka üzerine tartışmalar.

İLGİLİ OKUMALAR