
2022 yılının Eylül ayında adını duyduğum andan itibaren heyecanıma engel olamadığım bir sanatçının, Sakıp Sabancı Müzesi’nde bir yapıtının sergileneceğini öğrenmiştim. 1931 yılında doğan, 1960’lı yılların sonlarına doğru ortaya çıkan ekolojik sanatın, öncü isimlerinden biri olan ve günümüzde yaşamına New York’ta devam eden bir sanatçıdan bahsediyorum: Agnes Denes.

Agnes Denes, kaynak: oggusto.com
Agnes Denes; sanatını “gezegenin yararına” vesile olacak bir toplumsal farkındalık aracına dönüştüren, yapıtları aracılığıyla düşünce ve sorgulamanın gücünü yücelten, felsefe, bilim, tarih, psikoloji gibi birbirinden farklı disiplinleri kullanarak çok çeşitli medyumlarla üretimlerini gerçekleştiren bir sanatçı. Gayesi ise, yıllar öncesinde söylediği şu cümlenin zihnimizde bırakacağı ileri görüşlü, merhametli ve adil yankısıyla açıkça belli:
“Gelecek henüz el değmemiş ve kırılgan, itinayla davranın.”
1960’lı yılların sonlarından itibaren 92 yaşında olduğu bugüne değin kendisini, “matematiksel yapılardan analitik düşünceye kadar bilginin her çeşidini araştırmaya ve görselleştirmeye” adamış, sunduğu çözümleri sanatın ifade biçimlerini geniş alanlara ve coğrafyalara yayarak, insanın gezegenle kurduğu sorunlu ilişkilerini iyileştirmesine yönelik yeni görme biçimleri kazandırmaya çalışmıştır.
Yaşayan Piramit sanatçının global ölçekte epeyce tanınırlığı olan yapıtlarından birisi. SSM’nin basın bülteninde yer verdiği tanımla “Dünyadaki varlığımızın bir metaforu olarak doğayla ilişkimizi canlandıran” bu mekana özgü heykel ilk olarak 2015 yılında New York’ta ve sonrasında 2017 yılında Kassel’de sergilendi. Yapıtın 2022 yılı itibariyle -şimdilik- son durağını İstanbul oluşturuyor. 28 Mayıs 2023 tarihine kadar şehirdeki misafirliğini sürdürmeye devam ediyor.
Dokuz metrelik eni ve boyuyla, dört ton toprağın ahşap malzemeden inşa edilmiş basamaklara doldurulduğu Yaşayan Piramit’te, 255 farklı türde toplamda 2700 civarında bitki yeşeriyor. Bu sayı aylar ve beraberinde mevsimler geçtikçe değişmeye devam ediyor.
Yapıt, tıpkı daha önceki versiyonlarında olduğu gibi, başlangıç aşamasında katılımcıların bitki ekim sürecinde dahil olduğu yapım sürecinin ardından, şehrin hakim florasına uygun olarak seçilen bitki ve çiçeklerle donatılmış durumda. Bu açıdan bakıldığında Yaşayan Piramit, içinde konumlandığı kentin coğrafi niteliklerine, iklim özelliklerine ve bitki örtüsüne göre adapte bir yapıda kurgulanıyor; bir sanat yapıtı olarak sunduğu engin kavramsal söylemlerine hoşgörülü nahif bir duruşu dahil etmiş oluyor.

SSM’de adımlarınızı bahçeye doğru atıp müzeye doğru yürümeye devam ettiğinizde yolun ilerisindeki bir grup insanın birbirlerine güzel kokuların kaynağını bulduklarını söylediklerini, göğe doğru yükselen bu çiçekli, rengarenk piramide büyülenerek baktığını, bir sanat eseri olmasına çok şaşırdıklarını söylediklerine şahit olabilirsiniz. Elbette, her biri makul görüşler. Peki bizler, Yaşayan Piramit’e başka hangi açılardan bakabiliriz? Sanatçıyı ve yapıtını anlama yolunda estetik yargıların ötesinde bir bakışı arayabilir miyiz?
Rebecca Tamás’ın insan ve insan olmayan üzerine denemelerden oluşan “Ucubeler” adlı kitabı, Agnes Denes’in Yaşayan Piramit’ine dair böylesi bir bakışı üstlenebilmek ve düşüncelerimi sizlerle paylaşabilmek için bu sayının oluşmasına ilham kaynağı oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir şeye yeterince yakından bakarsanız, onun bir şey değil bir olay olduğunu görürsünüz.
19 Mar 2023

YAZARLAR

Unagi.
Okuyucularına çağdaş ve güncel sanatı yalın anlatımlarla sunmayı hedefleyen sanat bülteni. Her ayın birinci ve üçüncü pazar günü yayımda.
İLGİLİ OKUMALAR


