
Burçin ve Erdi’yle Yasmin’le yaptığımız bir “20’lik Olmayan 20’liklere kimi davet etsek?” toplantısında tanıştım. E-postana hızlı, sıcak bakan cevaplar almak insana şahane hissettiren, günümüz durumlarından biri — bizim iletişimimiz de böyle başladı. İlk konuşmadan kasım sonu haberleşmeye karar verdik, “Hah, doğum günü zamanım, asla unutmam,” diyerek ayrıldım; bir sonraki buluşmamızda cevaplarıyla tanıştım. Memnun oldum.
İnsan, Burçin ve Erdi’nin Instagram hesaplarına girdiğinde kendini şu zamanlar unutturulmaya mahkum bırakıldığımız umut dolu bir dünyayı hatırlıyor. O hissi Burçin’in gülüşünden yakalamak mümkün. Sanki burada dolar, euro ve pound durumunu takip etmiyoruz; dedenin teki “Telefonunu çıkar!” diye bağırmıyor; sonsuz belirsizlikler silsilesiyle boğulmuyoruz. Bir an soluklanabilmek harika bir his. Burçin ve Erdi’nin birlikte, umursamazca ve sıcak renkleriyle verdikleri pozlar da öyle. Evet, umutsuz bir romantiğim — sevgiyi hissetmeyi çok severim.
20’lik Olmayan 20’likler kanalının yedinci konukları tesadüfi tanışıklığımıza teşekkür ettiren; karavanlarında onlarla birlikle kaybolmama izin vereceklermiş hissine kucak açan; “Hadi bütün bağlamlardan ve yakın okumalardan uzaklaşıp biraz kendimi bir şeylerden uzaklaştırma lüksüne izin vereyim,” dedirten; yeni yılla gelen yeni kararlar hevesine şahane bir ilham kaynağı olan Burçin ve Erdi, namıdiğer Trail of Us.

İllüstrasyon: Irmak Hacımusaoğlu
Kaç yaşındasız? Kaç yaşında hissediyorsunuz?
Erdi: Burçin 33, ben 34 yaşındayım. Bu yaşlarımızın da son aylarını yaşıyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse 20'lerimizin sonlarında gibi hissediyoruz.
Bi’ 20’lik açsak ve sorsak: 20’li yaşlarındaki insanlara önerin nedir?
Burçin: Biraz klişe olsa da yaşadıkça insan “doğru” olduğunu anlıyor. Gerçekten de zaman hızla akıp gidiyormuş, hayatı ertelememek gerek. Keyif aldığın işi bulmak bir yolculuğa benziyor. Önce birçok şey denemek, gerçekten deneyim kazanmak ve bu deneyimleri hayatını şekillendirmek için kullanmayı öğrenmek gerekiyor. O nedenle hayal ettiğiniz hayata giden yolda cesur olmaktan ve yeni deneyimler kazanmaktan kaçınmayın. Bol şans!
20’li yaşlarına dair bir “keşke” ve bir “iyi ki” nedir?
E: Keşke üniversitede Erasmus’la yurt dışında okuma deneyimi yaşasaydım diyorum. Yarı dönem hazırlık okuyup bölüm derslerini düzensiz aldığım için yaz okullarıyla okulu 3 buçuk senede bitirdim. Zaman zaman geriye dönüp bakınca Erasmus yapıp acele etmemeyi tercih ederdim diye düşünüyorum. Çok keyifli bir üniversite hayatı yaşadım ama geriye dönüp bakınca bu konu sürekli aklıma da gelmiyor değil.
İyi ki kariyer değişiklikleri konusunda attığım adımlardan kaçınmamışım. Okuldan sonra ilk girdiğim iş olan bitkisel yağ sektöründen 2012'de — o zamanlar çok yeni olan — mobil reklam sektörüne geçtim. 2018'de de Burçin'le beraber İstanbul'daki hayatlarımızı geride bırakıp yeni yolculuğumuza başladık.
Bu sayede fotoğraf ve video konusunda kendimizi geliştirmemiz, karavanımızı yapmamız ve seyahat ederek dijital içerik üretmemiz istediğim ideal hayat hâline geldi.
B: “Keşke Boğaziçi'ndeki ikonik hocalarımızdan bazılarını daha dikkatli dinleseymişiz,” diye konuşuyoruz zaman zaman. Şu yaşlarımızda aynı dersleri alma şansımız olsaydı tarih, edebiyat ya da felsefe konularında anlatılan derslere krediden çok daha fazlası olarak bakardık.
İyi ki okul yıllarında finansal olarak kendimi desteklemek için bir sürü işte çalışmak zorunda kalmışım diyorum. İnsan ilişkileri, iş disiplini ve farklı işlerde kabiliyet kazanma üzerine beni çok geliştirdiğine inanıyorum.

İllüstrasyon: Irmak Hacımusaoğlu
20'lik hâlleriniz bugünkü yaşam tarzınızı görse ne derdi?
E: 20'li yaşlarımızda asla işlerin bu noktaya geleceğini hayal edemezdik diye aramızda da çok konuşuyoruz. “Kağıt üzerinde sunulsa düşünmeden altına imzayı atardık!” diye dalga geçiyoruz. Zaman geçtikçe hayatın içindeki küçük şeyler daha fazla önem kazanıyor. 20'li yaşlarımızın başında hayata bakış açımız daha çok kendimizi kanıtlamak ve bir şeyler başarmak üzerineydi. Şimdi tam tersi bir şekilde küçük detaylardan keyif alabildiğimiz, kendi hızında, doğa içinde bir hayat amaçlıyoruz. Her günü dolu dolu yaşamak en büyük gayemiz.
O zamanlar bugünleri nasıl öngörüyordunuz? Haklı çıktınız mı — yoksa her şey çok mu farklı?
B: Her şey ikimiz için de çok farklı. İkimiz de orta hâlli ailelerden geliyoruz. İşi bırakıp karavanda yaşamak gibi “agresif” bir karar aldığımızda ailelerimiz her ne kadar saygı duysa da “İyi düşündünüz mü? acaba işi bırakmasanız mı?” diye birçok kez kararımızı kontrol etme ve sorgulama ihtiyacı duydu. Aslında geriye dönüp bakınca biz bile bazen attığımız adıma şaşırıyoruz.
20'li yaşlarımız bugünleri beyaz yakalı olarak geçireceğimizi öngörürdü diye düşünüyorum. Şu an Urla'da bir köyde yaşıyor, seyahat temalı içerikler üretiyor ve Ontrail Store adındaki kendi e-ticaret markamızı büyütmeye gayret ediyoruz.
Alternatif bir senaryoda ilerleyen, hayalini kurduğumuz ama ulaşabileceğimizi pek de öngörmediğimiz bir hayata atıldık. Yol üstünde yeni patikalarla karşılaşabilidiğimiz ve onları takip edebildiğimiz için şanslı ve mutlu hissediyoruz.
20’li yaşlarınızın Türkiyesi nasıl bir yerdi? Özlediniz mi?
E: 20'li yaşlarımızın ikinci yarısını beraber İstanbul'da geçirdik. O yüzden sık sık Asmalı Mescit anılarımızı konuşuyoruz. Kampüse dönen gece shuttle’ları; Taksim'de gece sonunda Kızılkayalar önünde yapılan sohbetleri; öğrenci ya da yeni mezun bireyler olarak yurt dışında seyahat edebilme özgürlüğümüzü, okul günlerini ve daha birçoklarını.
Hem üniversitede hem de tanışmamıza vesile olan okul sonrası girdiğimiz mobil reklam girişim ofisinde harika anılar biriktirdik. O deneyimler bizi bugün olduğumuz insanlar hâline getirdi. Özlediğimiz çok şey var ama her şeyin yeniden yoluna gireceğine dair de umudumuz tam. İnsan geriye dönüp bakınca güzel detayları daha çok anıyor. Yoksa bizim 20'li yaşlarımızda da birçok ülke ve dünya gündemi yaşandı. Umuyoruz ki 30'lu yaşlarımız bir şeylerin daha iyiye gittiği yaşlar olur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




