Yeme-içme hep lüks müydü?

Bir süredir yurtdışında, ondan önce de İstanbul dışında yaşadığım için Büyükada’ya gideli epey zaman oldu. O yüzden yazarımız Mehmet Selahattin yazısının sonunda Büyükada’daki yeme-içme fiyatlarından bahsedince ister istemez günümüzde acaba Ada’daki fiyatlar ne hâle geldi diye düşündüm. Sonra da internetten bazı mekânların fiyatlarına baktım. Mekân ismi vermeyeceğim. Çünkü nihayetinde bu tarz önerilerde bulunan pek çok site var, isteyen oralardan bakabilir🙂 İşin lezzet kısmına da girmeyeceğim🤐 Benim niyetim 1933 ile 2022 yıllarının fiyatları arasında bir kıyaslama yapmaya çalışmak. 

1930’larda insanlar ne kadar kazanıyordu ve bir tatil gününde eğlenmek ne kadara mâl oluyordu? Bununla ilgili fikir vermesi açısından birkaç veri paylaşabilirim: Mesela, 1930’ların başında dört kişilik bir ailenin sadece plaja gitmek ve denize girmek için yaptığı masraf 6 liraydı. (Dikkatinizi çekerim bu rakam yeme-içmeyi kapsamıyor.) O dönem ayda kazanılan ortalama rakam ise 40-50 liraydı. Mehmet Selahattin’in verdiği bilgiye göre ise, 1933’te Ada’ya gidip gelmek, Ada’da eşekle ya da at arabasıyla gezmek ve yemek yemek toplamda 3 lira kadar tutuyordu. 1933’te Bebek’teki bir gazinoda (bugün Bebek Parkı’nın bulunduğu yerde) 70’lik rakı 150, biranın şişesi 70, mezeler 30 kuruştu.

Muhtemelen ilk verdiğim rakamlar 1929’daki Büyük Buhran’ın yol açtığı hayat pahalılığının ve plaja gitmenin daha masraflı olmasının bir sonucuydu. 

Büyükada’daki mekânlar, 1930’lar

Gelelim günümüze… Ada’nın popüler restoranların birinde kişi başı alkol hariç 450 liralık bir fix menü fiyatı varmış. (Oldum olası yiyemeyeceğin kadar yemeğin önüne yığılması demek olan fix menü dayatmasından haz etmemişimdir zaten). Yine bir başka popüler meyhanede geçen sene kalamar tavanın porsiyonu 50 lirayken, diğer bir meyhanede mezelerin tanesi 30 liraymış. Kahvaltı kişi başı 150 TL civarı, Türk kahvesi 20 liradan başlıyor. Ada’yı elektrikli araçlarla gezmek isterseniz kişi başı 12 lira vermeniz gerekiyor. Günlük bisiklet ise 40-50 liraya kiralanıyor.

Özellikle yeme-içme fiyatlarının son dönemin ekonomik uçmuşluğunu/dibe çakılmışlığını (nasıl tanımlarsanız tanımlayın) yansıtmadığının farkındayım. Büyük ihtimal artık insanlar Ada’ya gidip, “boş boş” gezip, dolaşırken en fazla bir dondurma yedikten sonra dönüyor olsa gerek.

Not: Ne restoranların sitelerindeki menülerde ne de çeşitli sitelerde güncel fiyat bulmak çok zormuş. Ancak gidenlerin yorumlarından bilgi bulunabiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Eşekten inip ata bindik #41

Büyükada turu, Yorgali'nin Türkçesi Yörükali, eşekçiler loncası, faytonların İstanbul'a gelişi, eşekçiler ile atçılar arasında meydan kavgası, Terkos'ta bekleyen doktor, Taşdelen suyunu içen ölmüyor, KarDes uygulaması

02 Ağu 2022

Büyükada, 1930'lar

YAZARLAR

Göktuğ İpek

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR