Yemen'de savaşın sonu yok


"Her temasta iz bırakın": VOILA Kart İşletmelerle potansiyel müşteriler arasındaki iletişimi sürdürülebilir kılması yönüyle iş dünyasının vazgeçilmezlerinden olan kartvizitler, kurumsal iletişim ve iş ilişkileri anlamında faydalarıyla öne çıkıyor. Fakat bugünün dünyası, geleneksel kartvizitlerden bir adım daha ötesini istiyor. Artık iş ilişkileri; dijital platformlardan, LinkedIn gibi profesyonel ağlardan, internet sitelerinden ve e-posta adreslerinden yürüyor. Bu durumda kartvizit konsepti hem çevresel zararı hem de ölçülemeyen işlevi düşünüldüğünde, yenilikçi ve yaratıcı bir değişime ihtiyaç duyuyor. VOILA, tam da bu probleme çözüm oluyor. Nedir? VOILA, saniyeler içinde, hiçbir uygulama gereksinimi olmadan paylaşmak istediğiniz iletişim bilgilerinizin tamamını, tek dokunuşla akıllı telefonlara aktarmaya yarıyor. Neden önemli? VOILA, çalışan başına kartvizit maliyetini 100 lira düşürmeyi vaat ediyor. Ayrıca VOILA kullanıcıları; en az 17 ağaç, 20 bin galon su, 4.100 kilowatt/saat enerji tasarrufu yaparak karbon ayak izlerini de azaltıyor ve sürdürülebilir bir dünyaya katkıda bulunuyor. VOILA'nın prestijli tasarımı ve yenilikçi özellikleri, potansiyel müşterilerinizde iz bırakmayı da kolaylaştırıyor. Pek yakında: VOILA, tanıştığınız kişilere sosyal medyada ya da internette sizin reklamlarınızı gösterecek ve diğer yandan da satışçılarınızın performansını ölçerek satış kanallarınızdaki darboğazları görmenizi kolaylaştıracak yeni çözümler üzerinde çalışıyor. Bu sayede satışları %30 arttırmak olanaklı hâle geliyor. Gümüş ya da altın renklerde, şirket logonuzla ve adınıza özel VOILA kartınızı almak ya da VOILA'nın sunduğu kurumsal çözümleri öğrenmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
2014’ten beri süregelen Yemen iç savaşı, savaş suçu ve insanlık suçu iddialarıyla dolu kabarık bir dosyaya sahip ve dünyadaki en kötü insanlık krizleri arasında sayılıyor. BM İnsan Hakları Komitesi’nin ülkede BM Yemen misyonunun devamını ve savaş suçlarının soruşturulmasını öngören son önergesi, reddedildi. Bu yazıda basında çok az yer kaplayan bu haberi, ülkedeki savaş suçu iddialarını ve Batılı devletlerin bu konudaki ikilemini ele alıyorum.
İç savaşın arka planı
Resmî olarak 2015’te başlayan iç savaşın kökleri Soğuk Savaş dönemine, daha yakın zamanda ise 2011’de Orta Doğu bölgesinde yaşanan bir dizi başkaldırılara dayanıyor. Aslen iç savaş olarak tanımlanmasına rağmen, “vekil savaşı” olarak da görebileceğimiz savaş, Suudi Arabistan ve İran’ın bölgesel çatışmasının bir parçası hâlinde. Dolayısıyla Yemen iç savaşını ve gündemdeki önergeye verilen ret oylarını, uluslararası bir boyuttan incelemek mühim.
Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC), 2012’de ülkede hükümet kurarak başına eski Güney Yemen Ordusu üyesi Abdurabbu Mansur el-Hadi’yi getirmişti. Fakat dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik karışıklığını gideremeyen hükümet, farklı muhalefet gruplarının oluşumunu ve silahlanmasını önleyemedi. Muhalif grupların en önemlilerinden biri, iç savaşın baş aktörü Husilerdi. Savaş, 2015’ten beri İran tarafından askerî olarak desteklenen Husiler ve Suudi Arabistan liderliğindeki GCC tarafından desteklenen hükümet güçleri arasında sürmekte.
Savaş suçu iddiaları
2017’de BM kararıyla açılan Uluslararası Yemen Heyeti, ülkede insan hakları ihlallerini tespit etmekle görevlendirildi. Heyet, 2018’de savaşın bütün taraflarının, sivillere kasıtlı saldırı, cinsel şiddet ve çocukların askere alınması gibi savaş suçlarını işlediğine dair haklı bulgular olduğunu, uluslararası insani hukuk ve uluslararası savaş hukuku temellerine aykırı hareket edildiğini raporladı. Aynı yıl World Peace Foundation, Yemen’de hava saldırılarının sivil alanlara ve özellikle de tarım alanlarına yapıldığıyla ilgili verileri toplayarak iç savaşın “gıda savaşı” boyutuna dikkat çekti. Uluslararası saydamlığın ve hesap verilebilirliğin gelişmesi için Yemen’in kilit bir vaka olduğunu düşünen Yemen Data Project organizasyonuysa bomba saldırılarının hedeflerini sivil, askerî ve bilinmeyen olarak gruplayarak sivil ölümlerinin boyutunu gösteriyor.
Önerge
2021 raporunda heyet, askerî mühimmat sağlayan üçüncü partilerin ülkedeki savaş ve insanlık suçlarını devam ettirdiğini tekrar ifade ederek, savaşın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICC) havale edilmesini önerdi ve BM Güvenlik Konseyi’nin, savaşın insani yönünü de gündeme entegre etmesi gerektiğinin altını çizdi. Oylamaya sunulan önerge, Heyet’in görev süresini ve savaş suçlarını inceleme ve soruşturma yetkisini uzatmaya yönelikti. 18 kabul, 7 çekimser ve 21 ret oyuyla önerge reddedildi. Heyet, oylamanın ertesi günü yayınladığı raporunda Uluslararası Yemen Heyeti’nin görev süresinin sonlandırıldığını, savaşın çözülmesi için “siyasi irade olmadığını” ve Yemen halkının “terk edildiğini” belirtti.
Batılı devletlerin ikilemi
Geçtiğimiz yıllarda ülkedeki savaş suçlarına katkısı olmakla suçlanan Birleşik Krallık ve Fransa’nın önergeyi kabul eden oyları da oylamaya ilişkin önemli noktalardan. 2019’da yayımlanan BM raporu, “savaş yöntemi olarak sivilleri aç bırakarak bölgedeki savunmayı zayıflatan Suudi Arabistan liderliğindeki Konsey’e, silah, lojistik ve istihbarat sağlayarak ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın savaş suçlarına ortak olduğunu” iddia etmişti. Yemen’de gerçekleşen SİHA saldırıları CIA tarafından kontrol ediliyor ve Birleşik Krallık ile Fransa başta olmak üzere Avrupa devletleri Suudi Arabistan ve Konsey’in diğer üyelerine de silah satışı yapıyor. 2017’de kurulan Suudi devletine ait savunma şirketi SAMI’nin ilk yönetim kurulu başkanı Andreas Schwer, aynı zamanda Alman Rheinmetall yönetim kurulu üyesi Trump hükümetiyle toplam 110 milyar doları bulan silah anlaşması yapmıştı. Şirketin başında şu anda ABD merkezli küresel savunma ve havacılık şirketi Northtrop Grumman eski Genel Müdürü Walid Abdulmajid Abukhaled bulunuyor.
Özet
Uluslararası çözümleri öne çıkarmak yerine sadece retorikle savaşı sonlandırmayı uman Batılı devletler ve özel silah şirketlerinin savaşın devamına katkısı bir yanda, Körfez Konseyi’nin İran’la bölgesel çekişmesi diğer yanda, Yemen halkı ülkede açlık ve yoksulluk içinde yedi yıl geçirdi. Gelecek için, BM soruşturmalarının yokluğunda daha iyi bir tablo gözükmüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Yemen'de süren iç savaşı ve Avrupa Komisyonu'nun ülke raporlarını ele alıyoruz.
22 Eki 2021

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?




