
Yeni iş modelleri uzun süredir iş dünyasının gündemindeki bir konu. Uber, Netflix, Airbnb yıkıcı iş modellerinin hemen her sunumda, her konuşmada yer verilen ve herkesin gıpta ile baktığı başlıca örnekleri. Peki bu konu neden bu kadar önemli?
Yeni iş modellerine bakmak, şirketinizi pazarda yeniden konumlandırmanıza ve ek gelir kaynakları yaratmanıza olanak sunar. Bu, özellikle zorlu zamanlarda hayati bir önem taşır. Dahası da var; yeni iş modelleri, pazar dinamiklerine karşı daha dirençli olmanıza ve portföyünüzü doğru şekilde yönetmenize de yardımcı olabilir.
Tabii ki madalyonun diğer yüzü de var; özgün bir iş modeli ortaya koymak, pazarda tutundurmak ve sürdürülebilmek oldukça zordur ve çok sayıda deneme gerektirir. Bu da tabii ki büyük belirsizlikler, riskler ve maliyetleri de beraberinde getirir.
Özellikle son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik değişimler başta olmak üzere kültürel, ekonomik dönüşümler veya pandemi gibi etkenlerle değişen müşteri ihtiyaçları, bu ihtiyaçları karşılayan yepyeni iş modelleri doğuruyor. Bu şekilde doğup büyüyen ve kendisinden çokça söz ettiren farklı iş modelleri neler birlikte göz atalım:
Freemium Model
İnternetin iş modeli olarak bilinen Freemium “Premium” ve “Free” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Kullanıcıya süre sınırı olmadan ürünün belli özelliklerini kullanma şansının sunulduğu, kullanıcının daha üst seviye “Premium” özellikleri ise belli bir ücret karşılığında satın aldığı iş modelidir. Bu şekilde hızlı bir şekilde geniş bir müşteri kitelesine ulaşabilir, işinizi yeni pazarlara ölçeklendirebilir ve müşterilerinizden gelir elde edebilirsiniz. Bu modelde, müşteriler için çekici olan ancak aynı zamanda tam anlamıyla tatmin edici de olmayan ücretsiz bir çözüm bulmak işin en zorlu kısmıdır diyebiliriz sanırım. Spotify, Linkedin, Evernote bu modelin en bilinen örnekleri.
Abonelik Modeli
Ürünler ve hizmetler abonelik olarak da sunulabilir. Bu modelde periyodik olarak faturalandırılan yeni bir hizmet oluşturulur ve müşteriler bir ürün veya hizmete erişim için düzenli aralıklarla yinelenen bir ücret öderler. Buradaki ana amaç müşteriyi uzun vadede markanıza bağlamaktır. Bir kerelik satın almanın aksine, müşteri hizmetin iyileştirmelerinden ve ek faydalarından da yararlanır.
Abonelik modelinin bu denli yaygın olmasının temel sebebi zaman içinde gelir elde etmenize ve şirketinizi çok fazla "düşüş" yaşamadan büyütmenize olanak tanımasıdır. Netflix, Amazon, HBR dergi abonellikleri örnekler olarak gösterilebilir.
Veri Satışı Modeli
Bu modelin en büyük örnekleri Google ve Facebook desem yeterli olabilir aslında. Bu tür iş modelleri hizmetlerini ücretsiz olarak sunarken genellikle müşteri verilerini reklam veya kişiselleştirilmiş teklifler için değerlendirir. Yani aslında maddi bir bedel ödemez ancak kendi verileriniz karşılığında hizmeti almış olursunuz. Bu modelde gelir yaratmak oldukça zordur çünkü hedef kitlenize verilerini sizinle paylaşacak kadar çekici bir teklif sunmak, onları güvenirliğinize ikna etmek ve tabii ki gelire dönüştürecek kadar veri toplamak oldukça uzun bir süreç gerektirir.
Paylaşım Ekonomisi
Bu konu bir iş modelinin ötesinde ayrıca ele alınabilir ancak çerçevemizden çıkmayalım 😊 İnsanların kullanmadıkları eşyalarını ihtiyacı olanlarla buluşturarak gelir elde etmeleri üzerine kurulmuş bir iş modelidir. Bu modelde ürünler sınırlı bir süre için başka bir kişinin kullanımına sunulmuş olur yani bir nevi kiralama modelidir. Oldukça yenilikçi olmasından dolayı daha çok genç hedef kitlenin benimsediği bir model olan paylaşım ekonomisinin en tipik örneği Airbnb’dir.
Affiliate
İnternetten kazanç sağlama sistemine dayalıdır. Sosyal medyada sürekli Trendyol linkleri veren influencerların gelir modeli olarak özetleyebiliriz. Kendilerinin olmayan bir ürünü, ürettikleri içeriklerle birlikte tanıtarak verdikleri linkler üzerinden satılan ürünlere göre gelir elde ederler. Burada temel nokta ürün veya hizmetleri ilgi çekici, doğru bir dille tanıtacak içerikleri oluşturabilmek ve hedef kitleyi satın almaya ikna edebilmektir.
Pazaryeri Modeli
Burada kullanılan iş modeli genellikle satıcı ve alıcıyı ortak bir platformda birbirine bağlayan sanal bir platformdur. Satıcılar bu platformda mağazaları açarak ürünleri sergilerken alıcılar da yine aynı platform üzerinden online olarak ürünleri karşılaştırma, inceleme ve satın alma şansına sahip olurlar. Bu modelde gelirler aracılık ücretleri, komisyonlar veya sabit işlem maliyetleri yoluyla üretilir. Bununla birlikte platformunuz yeterince popüler olduğunda üyelik ücretleri veya reklam hizmetleri aracılığıyla para kazanmak da mümkündür. Trendyol, Alibaba bu modelin örnekleri olarak sayılabilir.
İş modelleri saymakla bitmiyor, ben en ilginç ve adından söz ettirenleri özetlemeye çalıştım. Riskleri de getirileri de yüksek olabilecek inovatif iş modelleri ile başarılı olabilmek için konuyu sektörünüz, pazarınız, ürününüz, markanız, hedef kitleniz, finansal yapınız, stratejiniz, kanallarınız gibi pek çok boyutta ele almak ve üzerine bir hayli mesai harcamak gerekiyor. İş modelinizde inovasyon yapmak başlarda dipsiz kuyu gibi gözükse de bir kez başarılı olunca fırsatlar dünyasının kapıları sonuna kadar açılıyor sanki, ne dersiniz?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Riskleri de getirileri de yüksek inovatif iş modelleri
24 Ağu 2021

YAZARLAR

The Marketeer
Güncel pazarlama stratejileri, ilginç marka örnekleri ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasını masaya yatırıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


