Yeni tarz bir tüketimcilik iklim kriziyle mücadeleye yardım edebilir mi?

Şimdi size daha iyimser bir senaryodan bahsedeceğim. Kesinlikle şahsen bu konuda iyimser olduğumdan değil, ama böyle de bir alternatif var ve dünyayı kurtarabilir diye düşünürsünüz ve beni de ikna edebilirsiniz belki diye. Her yaptığımız tüketim tercihi, sandıkta oy verir gibi bir ideoloji veya pratiği onaylan bir oylama/onaylama aslında. İşte tam bu yüzden yeni tarz bir tüketimcilik - en azından sınırları aşmayan tüketim tercihlerimiz - iklim krizinin çözümünü ve nihai olarak 1.5 derecenin altında kalmamızı sağlayabilir mi?
Yeni tarz bir tüketimcilik iklim kriziyle mücadeleye yardım edebilir mi?

Öncelikle bu teori konusunda neden iyimser olmadığımı açıklamak istiyorum. Çünkü geçen haftaya Deutsche Welle’nin Planet A kanalındaki aşağıdaki  videosunu izleyerek başladım:   

Video, adını videoyu izlemeden önce duymadığımız, SHEIN isimli Çin merkezli bir hızlı moda markası hakkında. Malumunuz markalar üzerinden hızlı modanın çevre üzerindeki tahrip edici etkisini biliyoruz. H&M’den aldığımız o tişörtün gerçek maliyeti maalesef etiketi üzerinde yazan fiyatı değil. 

Biz bir yandan sürdürülebilir ve yerel modanın yükseldiğini inanmak isterken, SHEIN “ultra hızlı” moda anlayışıyla 10 milyar dolarlık kar açıklayarak neredeyse H&M ve Zara gibi büyük kardeşlerine yetişmek üzere. TikTok’da markanın ismiyle taglenen videolar toplamda 16 milyar izlenmeye ulaşmış. Instagram sayfasında da 22 milyon takipçisi var. Nasıl olur da bu markayı hiç duymadım, diyorsanız büyük ihtimalle benim gibi bir milenyumsunuz. Z kuşağı arasında marka oldukça popüler! C’mon Gen Z! Tüketmemenin ya da ikinci el giymenin “cool” olması gerekmiyor muydu? 

Esmiyor Podcast’de Reflect Studio’nun kurucusu sevgili Eray,  Lokal Hareket ve Lokal Mağaza’nın kurucusu sevgili Nil ile hızlı moda hakkında konuşmuş, ve eskiden senede iki sezon koleksiyon çıkaran markaların artık her ay yeni ürünleri mağazalarına taşıdığından ve bunun çılgınlığından bahsetmiştik. SHEIN bu bir aylık süreyi 1 haftaya indirmiş durumda!  

Bu konuları bir değil, tam iki podcast'te işlemiştik: 

Bu konudaki negatif enerjimi size de aktarmayı başarabildiysem, şimdi iyimser senaryodan bahsedelim. 2018 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir makalede daha az enerji harcayan verimli ve uzun ömürlü ürünlere olan tüketim ilgisinin enerji tüketimimizi, dolayısıyla da iklim değişikliğine olan etkimizi azaltabileceği öngörülmüş. 

Tabi bu kesin bir senaryo değil. 

Bu makalenin yazarları, acaba 1 haftada üretilen ve Çin’den dünyanın dört bir yanındaki TikTok influencerlarına gönderilen SHEIN ürünlerinden haberdar olmuşlar mıdır şimdi?  

SHEIN’i bir kenara bırakalım, aşırı moral bozan bir örnek. 

Makaledeki örneklerden biri telefon kullanımının artması - diğer cihazlara göre enerji açısından daha verimli, mesela 72 ekran LCD TV’ye göre. Netflix’i telefondan izleyin dostlar, daha az enerji tüketiyor. Ya da akıllı ev teknolojileri ve elektrikli araçlardaki gelişmeler. Enerji verimliliği odaklı bu tür tüketim ürünlerine talebin arttığını analiz eden bilim insanları yaptıkları modelleme ile birlikte, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve Paris Sözleşmesi’ndeki 1.5 derece hedefine ulaşılabileceğini söylemekte. 

Yani yeni tarz bir tüketimciliğin, hem gelişmiş ülkelerdeki hem de gelişmekte olan ülkelerdeki tüketici alışkanlıklarının bu ürünlere evrilmesinin iklim açısından olumlu sonuçları olabilir. Bu senaryoya inanmak mümkün mü, pek bilmiyorum. Çünkü o az enerji tüketen telefonlarımızı SHEIN’den sipariş vererek ve ne siparişi verdiğimizi TikTok’a postlayarak kullanıyor gibiyiz şu anda. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Tüketmek, ya da daha çok tüketmek. İşte bütün mesele bu mu?

2021 yılının son Esmiyor Postası. Bu bölümü İngilizcede “consumerism” olarak anılan, Tüketimcilik konusuna ayırmak istedik. Neden mi?

23 Ara 2021

Tüketmek, ya da daha çok tüketmek. İşte bütün mesele bu mu?

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR