Yeşil Dünya’nın Kapıları

Merhaba 20’lik kafası, yeşil sevgilisi!
Yeşil Dünya’nın Kapıları

Kunduz - 23 Eylül - 20'lik
Kunduz ile birlikte

Okula dönüşte en büyük destekçiniz: Kunduz

Eğitim hayatında öğrencilerin en zorlandığı noktalardan biri soru sormak desek, yanılmış olmayız. Kimi zaman arkadaşlardan ya da öğretmenden çekinmek, kimi zaman özellikle geceleri soru sorabilecekleri bir eğitmen bulamamak, her ders için…

Daha fazlasını öğren →

Görsel: Gökçen Gökten

Yaklaşık iki yılı deviren çalkantılı pandemi denizinde sağa sola kulaç atıp çıkmaya çalışırken kendimi yeşilin deryasında buldum. Aslına bakılırsa küçüklükten beri rengârenk sardunyaların, mis kokulu fesleğenlerin, gölgesinde anılar biriktirdiğim ihtiyar ceviz ağacının gövdesi altında büyüdüm. Bahçeli evimizin etrafında uydurma saksılardan tonla çiçekler dikerdi anneannem. Eee tabii sen olsan sen de bilirsin sakız sardunyayı, fesleğeni, cam güzelini, yasemini.

Zaman geldi geçti, toplumsal düzen değişti, birtakım krizlerin beraberinde dünyayı avuçları içine alan malum salgın hastalık boy gösterdi. İşte bu evrede bizim minik ama ruha kocamaaaan huzur veren alanlarımıza kıymetli yeşillerimiz devreye girerek eşlik etmiş oldu. Sen sukulent de ben kaktüs diyeyim. Daha da niceleri eklendi bu minimal alanlara. Kullanmadığımız alanlar yeşillendi, işlevsellik kazanarak organiğe dönüşümü başlattık.

Balkonda ufacık bostanlar…Bostanın çocukları minik salatalıklar, domatesler, kıpkırmızı çilekler… Ve buna benzer birçok gıdayı ve bitkiyi deneyimleme fırsatı yakaladık. Sözün özü yeşile sığındık, bir taraftan da kendimizi keşfettik, enerjimizi yeniden yakaladık. Buna epey ihtiyacımız var. –şimdi de öyle değil mi?-

Bu süreçte de haliyle bitkilere, tohumlara, atalık tohumlara ilgi artışının hayli fazla olduğunu kaynaklardan da okumuş, öğrenmiş olduk. Bu ilginin geri dönüşü de maliyet kaygısını öne çıkardı. Bizler haksız da sayılmıyor değiliz. Ayşe teyzenin bahçesinde zibil gibi çoğalan telgraf çiçeği oldu sana 50 TL. Zaten bir kriz denizinin sularında ha boğulduk ha boğulacağız derken bir telgrafa da fahiş fiyatlar vermek namümkün!

İşte, bu maddi yeşil silsilesinin gidişatına dur demek için de neden üretmeyelim, çoğaltmayalım ya da olanı paylaşmayalım? Misal bir telgraf bir kökten tonla çoğalıyor. Bir sardunya, bir yaprak güzeli veya bir kalonşo… İşte bu bilinci önce yakın çevremizden topluma adım adım verirsek bu maddi kaygıdan uzaklaşmış olup manevi desteği yakalamış olacağız.

Eee zira hayat bu değil mi? Paylaştıkça güzel değil mi? Artık bu felsefenin yolcusu olma zamanı geldi de geçiyor gençlik!

Sözün özü, yeşillerimizi evimize davet ettik, sonra sahiplendik, büyüttük, çoğalttık. Yaşam buldular, yaşamı bulduk. Ciğerlerimizi mis gibi bayram ettirdik. Sevgili Yeşil Dostum, biz yeşile muhtacız! Senin de yeşile olan ilgini hissediyor gibiyim, haydi o zaman tanışmamıza çok az kaldı!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🌿Yeşil Bülten🌿

Doğa sevgisi, iklim krizi ve tentürdiyot

23 Eyl 2021

Kunduz ile birlikte
yasmin güleç

YAZARLAR

Ezgi Zora

Yazar - 20'lik

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR