Yeşil sukuk: Sürdürülebilirlik ve katılım

Daha yaşanılabilir bir dünya için ihtiyaç duyulan finansal kaynakları sağlayan sürdürülebilir finans araçları, her geçen gün yaygınlaşırken yeşil dönüşümde kritik bir rol oynuyor.
Yeşil sukuk: Sürdürülebilirlik ve katılım

Sürdürülebilirlik, toplumun refahını artırmayı ve gelecek kuşaklar için yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedeflerken, yaşam tarzından iş modellerine, üretimden tüketime her alanda topyekun bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Bu dönüşümde finans sektörünün, kaynakların tahsisinde oynadığı kritik rol nedeniyle aktif katılımı ve sürdürülebilir finans araçlarının kullanımı giderek önem kazanıyor.

Yeşil tahvil nedir?

Yeşil tahviller, yeni başlayacak ya da mevcutta var olan yeşil projelerin hayata geçirilebilmesi için uygun finansman sağlamayı amaçlayan her türlü borçlanma enstrümanı olarak bu kapsamda öne çıkan araçlardan biridir.

Yenilenebilir enerji, su ve atık yönetimi gibi çevresel etkisi yüksek yatırımlar bu projeler arasında sayılabilir. Yeşil dönüşüm projeleri ve yatırımlarının finansman ihtiyacı; sürdürülebilir finansal araçların gelişimini destekleyen en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda yeşil tahvillerin temel özelliğini elde edilen fonların yalnızca çevresel sürdürülebilirliği destekleyen projelerde kullanılmak üzere tahsis edilmesi şeklinde özetleyebiliriz.

Global açıdan ilk yeşil tahvil adımları 

Sürdürülebilir finansın temelleri, 1997 Kyoto Protokolü ile iklim değişikliğiyle mücadelede karbon emisyonlarını azaltma hedefi doğrultusunda atıldı. Avrupa Yatırım Bankası’nın 2007’de piyasaya sürdüğü ilk yeşil tahvil, bu alana öncülük etmiş; 2008’de Dünya Bankası'nın ihracı ise bilinirliği artırdı. Piyasadaki bu hareketlilik, şeffaflık ve doğrulama mekanizmalarının geliştirilmesi ihtiyacını doğururken 2014'te Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA) tarafından Yeşil Tahvil Prensipleri’nin yayımlanmasıyla küresel bir standart hâline dönüştü.

2015 Paris İklim Anlaşması ile iklim değişikliğiyle mücadele hız kazanmış; 2019’da açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı, sürdürülebilir finans araçlarının önemini daha da artırmıştı. Bu kapsamda geliştirilen Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, şirketlerin sürdürülebilirliği finansal kararlara entegre etmelerini destekleyerek, finans sektörünün bu dönüşümdeki rolünü güçlendirdi. Kasım 2023’te yayımlanan Avrupa Yeşil Tahvil Standardı (EuGB) ile fonların AB Taksonomisi ile uyumlu faaliyetlere yönlendirilmesi ve şeffaf raporlama zorunluluğu sağlandı.

Yeşil tahvillerin piyasa değeri her yıl büyürken artan ilgiyle birlikte tematik tahviller de (Sosyal tahviller, sürdürülebilir tahviller vs.) geliştiriliyor. 

Yeşil sukuk: Sürdürülebilirlik ve katılım 

Sürdürülebilir finans araçları arasında yeşil sukuk ise faizsiz finansmana ilgi duyan yatırımcılar için alternatif yatırım fırsatları sunuyor. İslami finans prensiplerine uygun olan bu finansman aracı, yeşil tahviller gibi çevre dostu projelere fon sağlıyor. 

Yeşil tahviller, sabit faiz oranlarına ve geleneksel finansman modellerine dayanırken, yeşil sukuk faizsizdir ve yatırımcılara sabit getiri yerine, projeye katılım sağlama imkanı sunar. Şirketler de sürdürülebilir finansman stratejilerini daha geniş bir yelpazede planlama imkanına erişir.

Türkiye oyuna nasıl katılıyor?

  • Türkiye’de de 2016 yılından bu yana çeşitli bankalar, yeşil tahvil ihraç ediyor. 2021’de Yeşil Mutabakat Eylem Planı, sürdürülebilir finans çalışmalarını hızlandırdı.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2021’de yayımladığı Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanı ile 2023’te ilk ESG tahvil ihracını yaptı.
  • SPK, tematik borçlanmaları teşvik etmek amacıyla 2022’de Yeşil Borçlanma Aracı ve Kira Sertifikası Rehberi’ni yayımlarken Borsa İstanbul ise sürdürülebilirlik ve katılım finansa yönelik endeksler sunarak bu alandaki talebi destekliyor.
  • Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi, 2022’de Yeşil Sukuk Çalışma Raporu’nu yayımlayarak yeşil sukuk aracılığıyla sürdürülebilir finans ekosistemine katkı sağlama hedefini ortaya koydu.
  • İklim Değişikliği Başkanlığı, Orta Vadeli Program (2025-2027) ışığında Türkiye yeşil taksonomi geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. BDDK’nin bankaların yeşil ekonomik faaliyetlere ayırdıkları kaynakları ölçmeyi hedefleyen yeşil varlık oranı düzenlemesinin de 2025’te hayata geçirilmesi bekleniyor.
  • Kamu Gözetim Kurumu (KGK)’nun Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na göre şirketlerin ilk zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması 2025 yılında yayımlanacak ve güvence denetimleri 2026’da başlayacak.

Veriler ne gösteriyor?

Climate Bond Initiative (CBI) 2023 yılsonu verilerine göre, dünyada 2014 yılından bu yana ihraç edilen toplam yeşil tahvil hacmi yaklaşık 2,8 trilyon dolar. Söz konusu hacmin 2025 yılında 5 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Bu tahviller; Avrupa (1,39 trilyon dolar), Asya Pasifik (729,7 milyar dolar) ve Kuzey Amerika’da (513,9 milyar dolar) yoğunlaşıyor. ABD, Çin ve Almanya yeşil tahvil ihracı konusunda ilk 3 ülke arasında yer alıyor. Toplam ihracın %70’i gelişmiş ülkeler, %30’luk kısmı da gelişmekte olan ülkeler tarafından yapıldı. 

CBI verilerine göre ülkemizde toplam ihraç edilen toplam yeşil tahvil hacmi 2,5 milyar dolar civarında. Yasal otoriteler tarafından sürdürülebilirlik konusu ile ilgili olarak hayata geçirilmesi planlanan teşvik edici düzenlemelerle beraber bu hacmin hızla artması öngörülüyor.

Çıktılar: Yeşil finansman ve Türkiye’nin yolu

  • Yeşil tahviller, yeşil sukuk ve diğer tematik borçlanma araçları, yatırımcıların çevresel duyarlılık ve ekonomik getiri arasında denge kurmasını sağlayan güvenilir seçenekler sunar.
  • Sürdürülebilir finansın ve araçlarının gelecekteki gelişimi, çevresel ve sosyal değerlerin finansal stratejilere entegre edilmesiyle daha yaşanabilir bir dünyaya katkı sunma potansiyeline sahiptir. Teknolojik gelişmeler, veri analitiği ve yapay zekâ gibi alanlardaki ilerlemeler, sürdürülebilir finansın daha da gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlayacak. Bu süreçte şirketlerin sürdürülebilirliğe vereceği önem; güvenilir iş ilişkilerinin kurulması ve kamuoyu önünde itibar sahibi olunmasının da bir güvencesi olacak.
  • Hem dünya genelinde hem de Türkiye’de düzenleyici kurumların attığı adımlar, yatırımcılara ve şirketlere daha şeffaf, hesap verebilir ve güvenilir bir yeşil finans ortamı yaratmayı hedefliyor. Bu gelişmeler, sürdürülebilir finansman ekosistemini genişletirken yeşil projelere yönelen yatırımların artmasını ve daha fazla uluslararası finansmanın ülke ekonomisine kazandırılmasını mümkün kılacak.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Pareto SürdürülebilirlikPareto Sürdürülebilirlik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

📌 COP29 notları, yeşil finansman araçları

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başlayan COP29 Konferansı'nın ilk haftasında yaşananları, açıklamaları ve bilmeniz gerekenleri derledik. Sürdürülebilir finansın yeni araçları da bültende.

15 Kas 2024

📌 COP29 notları, yeşil finansman araçları

YAZARLAR

Müge Öner

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1996 yılında yüksek şeref derecesiyle mezun olan Müge Öner, kariyerine Arthur Andersen’da başlamış, kurumsal finansman ve denetim alanlarında çalışmıştır. Müge Öner, 1999 yılında bankacılık sektörüne geçmiş, bankacılık kariyeri boyunca Türkiye ve yurt dışında çeşitli üst düzey görevlerde bulunmuştur. Finansbank, Credit Europe Bank N.V., Ernst & Young ve Alternatif Bank gibi kurumlarda finansal kontrol, strateji ve yönetişim alanlarında görev almış; Türkiye Finans Katılım Bankası’ndan önceki son görevinde Alternatif Bank’ta Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmıştır. 2017 yılından bu yana Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi olan Öner; 15 Ekim 2025 tarihi itibarıyla Türkiye Finans Genel Müdür Vekilliği görevine atanmıştır. Öner, bankacılık ve finans sektöründe 29 yılı aşkın deneyime sahiptir.

Pareto Sürdürülebilirlik

Tarımdan enerjiye, kozmetikten turizme geniş bir perspektiften, uzman yorumlarıyla sürdürülebilirlik haberleri.

İLGİLİ OKUMALAR