Z kuşağında eleştirinin anatomisi

10 yıl içerisinde işgücünün çoğunluğunu oluşturacak Z kuşağı, sanılanın aksine eleştiriye kapalı değil. Yalnızca onları nasıl eleştireceğinizi bilmeniz gerekiyor.
Z kuşağında eleştirinin anatomisi

Z kuşağı, uzun süredir iş dünyasının merceği altında. Zira birkaç senedir çalışma hayatının içinde olan bu kuşak, giderek iş dünyasındaki konumunu güçlendiriyor. Bu kuşak, kendi doğrularıyla iş dünyasında normları yeniden yazmaya hazırlanırken hâlihazırda işgücünün merkezinde yer alan Y kuşağı ve baby boomer’lar da Z kuşağıyla çalışmanın inceliklerini anlamaya çabalıyor. 

Z kuşağı, pandeminin yarattığı değişimlerin de etkisiyle hiç şüphesiz çalışma yöntemleri, şeffaflık ve fırsat eşitliği gibi noktalarda şimdiden pek çok devrim yarattı. Sıradaysa, eleştiri kültürü var. The Washington Post’un Z kuşağı üyeleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak hazırladığı analize göre yeni nesil, sanılanın aksine eleştiri almaya hiç de kapalı değil. Hatta yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının bu konuda olabildiğince bonkör davranmasını istiyorlar. Ancak doğru şekilde yapmıyorsanız eleştiri, Z kuşağı için yıkıcı bir unsura da dönüşebiliyor. 

The Washington Post’un analizine göre, 1997-2012 yılları arasında doğan bu kuşak, eleştirinin zamanında, işbirlikçi bir dille, empatik bir şekilde ve dengeli yapılmasını bekliyor. Geri bildirim vermek için haftalarca veya aylarca beklerseniz, hataları iletişime geçmeden düzeltirseniz veya yalnızca hataya odaklanırsanız Z kuşağı üyeleri, daha iyi bağlantı kurabileceği yeni bir işyeri bulmaktan çekinmiyor. 

  • Eski kuşaklar ise kariyerlerinin başında çok fazla açıklama veya özenle karşılaşmadığı ve çalışma kültürleri bu yönde geliştiği için istemeden genç nesilleri yabancılaştıracak veya cesaretlerini kıracak şekilde eleştirebiliyor. İş dünyasında kuşak çatışmasının kapıları ise tam da bu şekilde aralanıyor. 

Öte yandan: Gallup tarafından yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağı, işyerinde en çok önemsendiğini hissetme, öğrenme ve gelişme fırsatlarına sahip olma, yöneticileriyle ilerlemeleri üzerine görüşme ve fikirlerinin önemli olduğunu hissetme ihtiyacı duyuyor. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında ise eski kuşaklara göre çok daha büyük bir hızda işten ayrılmayı tercih ediyor. 

Z kuşağı ne diyor? 

Tennessee Valley Authority’de yazılım mühendisi olarak görev alan 24 yaşındaki Yatri Patel, yöneticisinin sadece “Bunu yanlış yaptın” demek yerine nasıl düşündüğünü anlamaya çalışması ve onunla nerede hata yaptığı konusunda konuşarak hatasını anlamasına yardım etmeye istekli olması gerektiğine inanıyor. 

İş dünyasına yeni katılan bu kuşak, Y kuşağı ve baby boomer’ların aksine parmaklarının ucunda internete erişerek doğan ilk nesil olduğu için bilgiye anında ulaşmaya çok alışık. Bu da Z kuşağının dikkat süresinin eski kuşaklara göre çok daha kısa olmasının sebebi. 

  • ABD’de Biola Üniversitesi’nde insan kaynakları profesörü olarak görev alan Jake Aguas, “Dijital yayıncılık, diğer nesillerin döneminde mevcut değildi. Eskiden bir televizyon programını izlemek için beklemek zorundaydınız. Bu, sürecin bir parçasıydı” diyor. Z kuşağı ise izlemek isteyebileceği her şeye, her an erişebiliyor; bu yüzden geri bildirimde de yüksek hız bekliyor. 

The Washington Post’a konuşan Z kuşağı üyeleri, çoğu zaman kendilerine değer vermeyen şirketler için zamanlarını, sağlıklarını ve aile yaşamlarını feda eden diğer nesillere göre çalışmaya farklı şekilde baktıklarını ifade ediyorlar. Bu nesil için işte kendisi gibi olmak, düşüncelerinin önemli olduğunu hissetmek ve yöneticilerinin kendisiyle empati kurduğunu ve ilişkilerine yatırım yaptığını görmek önem taşıyor. 

  • Kâr amacı gütmeyen bir zihin sağlığı kuruluşunun kurucu ortağı olan 26 yaşındaki Sarah Warren, “Her etkileşim önemlidir” diyor. Daha önce hemşire olarak çalışan Warren, bir zamanlar kendisini sürekli kenara çekip bir şeyleri yanlış yaptığını söyleyen bir müdürü olduğunu ifade ediyor. Warren, yöneticisi önlüğünün çok dar olduğunu söylediğinde kendisini çok kötü hissettiğini de sözlerine ekliyor. 
  • Warren’a göre, yöneticilerin çalışanlarının hatalarından utanmalarına neden olmak yerine belirli bir görevi nasıl daha farklı yapabilecekleri konusunda çalışanlarıyla iletişime geçmeleri gerekiyor. 

Geniş açı: Bağlam önemsenmeden yapılan çok kısa ve özensiz geri bildirimler, Z kuşağında ciddi bir anksiyete yaratabiliyor. Bu tip durumlarda Z kuşağı üyeleri, boşlukları şüpheler ve olumsuz varsayımlarla doldurabiliyor.

  • 3M’de güvenlik koordinatörü olarak görev alan Shad Brown, takviminde beklemediği bir toplantı veya yöneticisinden gelen kısa ve belirsiz bir mesaj gördüğünde tedirgin olduğunu söylüyor. “Ne zaman yöneticimden ‘Seninle konuşmam lazım’ yazan bir mesaj alsam hemen ‘Eyvah, kötü bir şey mi yaptım?’ diye düşünüyorum” diyen Brown, böyle bir senaryonun endişeye yol açtığını ve kan basıncını yükselttiğini dile getiriyor.
  • Cuma günü mesai sonunda sert eleştiriler almanın bir kabus olduğunu ifade eden Brown, böyle durumlarda tüm hafta sonu bu geri bildirimi düşünüp uyuyamadığını söylüyor. Eleştiride nezaketin önemli olduğunu dile getiren Brown, yöneticilere “Soruna saldırın. Kişiye saldırmayın” diyor. 

Ek olarak: Z kuşağı, geri bildirimde kendilerine sadece ne yapmaları gerektiğinin söylenmesi yerine sorunun çözümüne yardımcı olma noktasında söz sahibi olma fırsatı verilmesini de istiyor. 

  • Eğitim teknolojileri şirketi Quizlet’te sosyal medya asistanı olarak çalışan 22 yaşındaki Angel Davis, bir yöneticinin yapabileceği en kötü şeylerden birinin çalışanına yanlış bir şey yaptığını söylemek ve daha sonra hiç iletişime geçmeden bu hatayı düzeltmek olacağını söylüyor. Davis ayrıca, böyle bir durumda kafasının karıştığına ve motivasyonunun kırıldığına dikkat çekiyor.

Bununla birlikte: Z kuşağı, yöneticilerinin onlarla ilgilendiğini hissettiğinde her türlü geri bildirime açık hâle geliyor. 24 yaşındaki dijital pazarlama uzmanı Joel Velez, yöneticisinden gelecek “Soru sormaktan çekinme” gibi basit bir ifadenin bile kaygıyı gidermeye yardımcı olduğunu söylüyor. 

  • Pazarlama ajansı LaneTerralever’da Z kuşağı üyesi bir yönetici olan Hannah Tooker ise geri bildirimlerini çalışanlarının kişiliklerine ve öğrenme tarzlarına göre uyarladığına işaret ediyor. Tooker ayrıca, Z kuşağının diğer nesillerden farklı olarak duygusal ihtiyaçlarıyla iş ihtiyaçlarını dengelemesi gerektiğini ve genç çalışanlarının işle ilgili değişim talebinde bulunmaktan çekinmediğini de sözlerine ekliyor. 

Çözüm önerisi: Diğer yandan genç çalışanlar, Y kuşağı ve baby boomer’ların kendilerini “tembel” olarak etiketlemesinden şikayetçi. Bunun yerine, insani değerlerin iş ortamına geri gelmesini ve çalışma motivasyonuna odaklanılması gerektiğini savunuyorlar. Miami Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Megan Gerhardt, Z kuşağı çalışanlara geri bildirim verirken yöneticilerin kendilerine şu 2 soruyu sorması gerektiğini söylüyor: “Geri bildirim verirken veya eleştiride bulunurken amacım ne?” ve “Yaklaşımım işe yarıyor mu?”

Neden önemli? Elbette işyerleri ve yöneticiler, Z kuşağının beklentilerine göre değişmek zorunda değil. Fakat uzmanlara göre yeni nesil, her zaman kendisini daha rahat hissettiği iş ortamlarını tercih etme eğilimi gösteriyor ve değersiz hissettiği bir iş ortamında uzun süre bulunmak istemiyor. Bu da iş ortamı ve çalışma kültürünü bu beklentilere göre şekillendirmeyen işyerlerinin ve yöneticilerin, yeni yetenekler bulma noktasında ciddi bir krizle karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor. 

  • Gerhardt, Y kuşağı ve baby boomer’ların acilen “Gelecek neslin bizden daha iyisini yapmasını istiyoruz” idealini benimsemesi gerektiğinin altını çiziyor. 
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Pareto İçgörüPareto İçgörü

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎯 Z kuşağında eleştiri, iletişimde meslek etiği

Z kuşağı, sanılanın aksine eleştiriye kapalı değil. Yalnızca onları nasıl eleştireceğinizi bilmeniz gerekiyor. Ali Cem İlhan, hikayesi olmayan hikayeler döneminden nasıl çıkabileceğimizi yazıyor.

10 May 2024

Pareto İçgörü

YAZARLAR

Doğa Yurduneri

İş dünyası ve teknoloji editörü.

Pareto İçgörü

İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.

İLGİLİ OKUMALAR