Zafer Partisi'ne ziyaret

Parti lideri Ümit Özdağ ile neler konuştuk?
Zafer Partisi'ne ziyaret

7 Aralık - Türk Eğitim Vakfı - Spektrum
Türk Eğitim Vakfı ile birlikte

Türk Eğitim Vakfı , eğitimi yarıda kalan gençler adına soruyor: Bu Çanta Kimin? #BuÇantaKimin? Size #BuÇantaKimin? diye soran 2 metrelik sırt çantasıyla karşılaştınız mı? Nedir? 55 yıldır eğitimde fırsat eşitliği için çalışan Türk Eğitim Vakfı (TEV) , “Bu Çanta Kimin?” projesi kapsamında, üniversiteli gençlerin eğitime ulaşma çabasına dikkat çekmek üzere tasarlanan 2 metrelik sırt çantasını Mecidiyeköy Metro / Metrobüs durağında sergilemeye başladı. Proje, geçtiğimiz yıl hayata geçirilen “Yarıda Kalmasın” projesinin ardından, bu yıl da gençlerin eğitimleri, hayalleri sürsün amacıyla burs mülakatlarında duyulan gerçek hikâyelerden yola çıkılarak tasarlandı. “Bu çanta kimin?” sorusunu yönelten dev kırmızı çanta, en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan öğrencilerin maddi, sosyal ve psikolojik anlamda yaşadıkları zorluklar nedeniyle eğitimlerini, hayallerini yarıda bırakmak zorunda kaldıklarına dikkat çekiyor. Neden önemli? TEV , bu sene gençlerin eğitimlerine devam etmek için her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu paylaşıyor. Öyle ki TEV’in burs başvurularında bu yıl önemli bir artış kaydediliyor. 2022 eylül ayı başvurularına göre, bu yıl 690 fakülteden 55 bin öğrenci burs talebinde bulundu . Burs mülakatlarında, her 5 öğrenciden 3’ü okulu bırakma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor . Eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmadan hayallerini gerçekleştirebilmeleri için siz de bu bağlantı üzerinden gençlere destek olabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Spektrum ekibi olarak siyasi parti liderleriyle yaptığımız görüşmeler kapsamında bu hafta Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile bir araya geldik. Ankara’da Zafer Partisi Genel Merkezi'ne gerçekleştirdiğimiz ziyarette bizi kapıda “Zafer Turizm” maketi karşıladı. Özdağ’ın hem konuşmalarında ve röportajlarında hem de sosyal medyada sıkça dile getirdiği “13 milyon sığınmacıyı Zafer Turizm’le vatanlarına göndereceğiz” sloganı parti binası önünde cisimleşmiş bir şekilde gelenleri karşılıyordu.

Özdağ ile görüşmemizde hem yazılı bir röportaj hem de bir podcast kaydı yaptık. Cuma günü yayımlanacak podcastte:

  • Zafer Partisi’nin ekonomik, sosyal ve siyasi krizlere karşı çözüm önerilerine
  • Ümit Özdağ’ın partisini siyasi spektrumun neresinde konumlandırdığına
  • Partinin hedef seçmen kitlesine
  • Geçtiğimiz günlerde duyurulan dörtlü ittifak ve seçim listelerine
  • Altılı Masaya dair görüşlerine ve ortak aday konusuna
  • Zafer Partisi’nin dış politika ve güvenlik stratejilerine

dair ayrıntılı cevaplara ulaşabilirsiniz. Bu yazıda, röportajın içeriğine dair ‘spoiler’ vermektense Zafer Partisi’ne dair genel izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.

Zafer Partisi’nin yükselişi

26 Ağustos 2021’de kurulan Zafer Partisi, (ZP) kısa zamanda siyasi arenada kendisine yer edinmeyi başararak hem medyanın hem de diğer siyasi parti temsilcilerinin ilgisini çekmeyi başardı. ZP’yi bu kadar kısa sürede kendisinden çok daha önce kurulan siyasi partilerden hem oy oranı hem de etki gücü anlamında ön plana çıkaran şey siyasetinin ve söylemlerinin temeline “sığınmacıların geri gönderileceğini” koyması ve bunu çok net ve güçlü bir şekilde dile getirmesi oldu. Bunu sert ve kutuplaştırıcı bir dille yapsa da Ümit Özdağ Türkiye’deki sığınmacı problemini hem iktidarın hem de muhalefetin gündemine sokmayı başardı.

Aslında hem ZP’nin hem de Özdağ’ın kısa zamandaki yükselişini sağlayan şeyler toplumda biriken öfke ve kaygıyı doğru şekilde partiye kanalize edebilmeleri ve sosyal medyayı etkin kullanarak sığınmacı problemini sürekli olarak hem vatandaşların hem de siyasetin gündeminde tutabilmesi oldu. İktidarın her fırsatta “açık kapı politikasını devam ettireceğini" ifade etmesi ve toplumda artan sığınmacı karşıtlığını göz ardı ederek bu konuda herhangi bir politika üretmemesi sistem-dışı parti olarak tanımlayabileceğimiz ZP’ye siyasi bir alan açtı.

Toplumun temel güvenlik ve gelecek kaygılarını anaakım partilerin göz ardı ettiği ve bu konuda makul politika ve söylemlerin hayata geçirilemediği durumlarda başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok yerinde görüldüğü üzere sistem-dışı partiler daha radikal söylemler ve politikalarla bu açığı kapatarak toplumsal öfkeyi siyasi desteğe çevirebiliyor. Sığınmacı karşıtlığının en göze çarpan örneklerinden biri olduğu bu siyasi trendin Türkiye’deki temsilcisinin de ZP olduğunu söylemek mümkün.

Her ne kadar radikal bir parti olarak tanımlansa da Zafer Partisi’nin sığınmacı problemi konusunu siyasetin merkezine taşıması ve bu söylemle oy oranını sürekli artırabilmesi diğer muhalefet partilerini de bu alanda söylem ve politika üretmeye zorladı. DEVA Partisi, CHP, Gelecek Partisi ve İYİ Parti, Zafer Partisi’nin kendi sığınmacılar planını açıklamasının ardından art arda sığınmacılar konusundaki politika önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Hemen hemen tüm parti programlarında da sığınmacıların topluma entegrasyonundan ziyade geri gönderilmesinin temel amaç olarak belirtilmesi ZP’nin bu alandaki söylem ve politika belirleme gücünü elinde bulundurduğunu gösteriyor.

Özdağ ile röportaja dair detaylar

Ümit Özdağ, özellikle genç seçmenler tarafından ilgi gördüğünü söyleyerek “oy kullanma yaşı 12’ye düşürülse Zafer Partisi birinci parti olur” diyor. Kendisi, gençler arasındaki popülaritesinin nedeninin “açık sözlü ve dobra bir insan olması” olduğunu düşünüyor. Benim bu konudaki görüşüm ise genç kuşakların göçmenler ve sığınmacılar ile daha çok temasta olabileceği ve Zafer Partisi’nin sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanarak özellikle genç seçmenleri sığınmacılar konusunda kendi söylem ve politikalarına çekebilmesi.

Bir diğer önemli konu ise Özdağ’ın Zafer Partisi’ni bir merkez parti olarak tanımlaması. Siyasetin merkezinin “Cumhuriyetin kuruluş değerleri ve Atatürk ilkeleri” olduğunu söyleyen Özdağ bu anlamda ZP’nin siyasetin tam merkezinde olduğunu, bu değerleri temsil ettiğini ifade ediyor. ZP dışındaki tüm siyasi partileri ise aşağı yukarı birbirinin aynısı olarak görerek hem iktidar partisini hem de muhalefet partilerini “düzen partileri” olarak tanımlıyor.

Bu tartışmaya dair detaylı değerlendirmeleri cuma günü Son Düzlük podcastinde dinleyebilirsiniz.

Son olarak, Ümit Özdağ ile ortak Cumhurbaşkanı adayı konusunu da ele aldık. Zafer Partisi’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adaylığını desteklediğini ve Altılı Masa'nın da Yavaş’ı aday gösterdiği takdirde destekleyeceklerini belirten Özdağ, başka bir kişinin aday olması durumunda ittifak olarak kendi adaylarını çıkaracaklarını belirtiyor. “Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna Altılı Masa'nın adayı kalırsa siz kimi destekleyeceksiniz?” sorusuna verdiği cevabı ise podcastte bulabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Zafer Partisi'ne ziyaret, kadına şiddet

Küresel silahlanma, yurtdışı doğumlu seçmenler, okullarda ücretsiz yemek, İlk Adım Merkezi

07 Ara 2022

SETA

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR