ZAFERE GİDEN YOL

ZAFERE GİDEN YOL

Sporun özellikle eski kıtadaki lokomotifi futbol; birbirinden rekabetçi takımlara, oyunculara, izleyicilere sahip. Her seviyeden kulübün kendini izletebildiği futbol arenasının amiral gemisi ise hiç kuşku yok ki Şampiyonlar Ligi.


Zaman zaman Dünya Kupası ile kıyaslansa da bütün sezona yayılan ve içerisinde süper yıldızların yanı sıra hüzünlü ve sürpriz hikayelere ev sahipliği yapan Şampiyonlar Ligi, hep bir adım önde gidiyor. Devam eden sezon da yine birbirinden çekişmeli mücadelelere, şaşırtıcı sonuçlara sahne oldu ve nihayet son düzlüğe girildi. Artık 2021-2022 sezonu Şampiyonlar Ligi şampiyonunun hangi takım olacağını öğrenmemize beş maç kaldı. Manchester City, Real Madrid, Liverpool ve Villarreal yarı final aşamasına gelinen turnuvanın kalan etabında bizleri futbola bağlayacak heyecanlı anların ana aktörleri olacak.

Özlenen Günler

2008 yılında Birleşik Arap Emirlikleri devlet sermayesinin ilk spor yatırımı olan ve sonrasında City Football Group’un bayrak taşıyıcısı niteliğini kazanan Manchester City o günden bugüne sansasyonel transferleri ve sürekli büyüyen pazar payıyla göz önünde kalarak futbol endüstrisinin en büyük şirketlerinden biri halini aldı. Sıfırdan başlanan sürecin ilk meyvesi 2010-2011 sezonu FA Cup şampiyonluğu oldu ancak yenilenen oyuncu ve teknik heyet kadrosuna bakınca bu kupa yalnızca ilk adım olarak kalabilecek büyüklükteydi. Futbolun zirvesini hedefleyen Manchester temsilcisinin ilerleyen yıllarda oturan yapısı ise yeni başarıları beraberinde getirdi.

Yeni Manchester City, 2008 sonrası dönemde beş Premier Lig, altı İngiltere Lig Kupası, üç İngiltere Süper Kupası ve iki FA Cup zaferiyle birçok sezonu en az bir kupayla tamamlamayı başardı. Ancak Guardiola önderliğindeki genç ve üst düzey kadroyu da onları destekleyen taraftarları da City Group sermayedarlarını da bu başarılar tatmin etmedi. Malzemeden asla çalmadan inşa edilen City’de hedef, rekabet etmek için can attıkları ekipleri alt ederek kazanılacak bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu oldu.

beIN Sports

Her ne kadar gözünü yüksek dağlara dikse de Maviler, hep küçük çakıllara takılarak hedefinden uzak bir görüntü çizdi. 2015-2016 sezonundaki yarı final haricinde son dörde dahi kalamayan ekip, kupaya en çok geçtiğimiz sezon finale kalarak yaklaştı.

Finalde Chelsea’ye mağlup olarak düşlerini bir yıl daha erteleyen City için bu sene kupanın önündeki ilk engel gruplardaki zorlu rakipleriydi. PSG, Leipzig ve Club Brugge’ün yer aldığı A grubunu lider tamamladıktan sonra son on altı turunda Sporting Lizbon’u geçerek çeyrek finalde Simeone’nin Atletico’suyla eşleştiler. Tam anlamıyla bir taktik savaşına sahne olan bu eşleşmenin zor da olsa kazanan tarafı olmayı başaran Manchester City’nin sıradaki rakibi Real Madrid.

Atletico Madrid eşleşmesinde Simeone’yi tabiri caizse kendi silahıyla vuran Guardiola’nın şanına yakışır bir oyun ortaya koymak için hazırlıklarını şimdiden yaptığını tahmin etmek güç değil. Modric ve Benzema gibi ustaların yanındaki enerjik gençleriyle eski günlerini aratmayan Mor Menekşeler’e karşı İspanyol Hoca ve ekibi ikinci bir Madrid zaferi kazanabilecekler mi göreceğiz.

Gelenek

Dünyanın neresine giderseniz gidin, beyaz Real Madrid formasını giyen ve o formaya hayat veren yıldızların ismini bağıran çocuklar görebilirsiniz. Futbol tarihinin en ikonik kulüplerinden Real Madrid güç kaybettiği en çok düşünülen zamanlarda dahi zirvede kendine yer buldu. Los Galacticos sezonlarının ardından da futbolun en büyük yıldızlarını kadrosunda barındırmaya devam eden Madrid ekibinde Cristiano Ronaldo sonrası dönemdeki ayrılık furyası beklentileri oldukça düşürmüştü.  

Ronaldo’nun da katkılarıyla Zinedine Zidane yönetimindeki sezonlarda iki La Liga, üç Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazandı kulüp. Ancak 2017-2018 sezonundan sonra Şampiyonlar Ligi’ne edilen erken vedalara Portekizli yıldızın ayrılığı eklenince, sadece 2019-2020 sezonunda kazanılan La Liga şampiyonluğu yeterli olmadı. Geçmiş yıllarda Carlo Ancelotti sonrası yaşanan ara dönemi Zidane bitirmişti. Fransız efsanenin görevi bırakmasının ardından yaşanan ara dönemi ise Ancelotti bitirdi. İtalyan teknik adamın devraldığı kadronun parlayan yıldızlarını ise uzakta aramasına gerek kalmadı Los Merengues’in.

Önceki dönemlerin mütevazı yıldızları Luka Modric ve Karim Benzema ne denli büyük oyuncular olduklarını gösterme fırsatı yakaladılar. Yalnızca rol oyuncusu değil, lider oyuncu da olabileceklerini bu süreçte gösterdiler. Özellikle içinde bulunduğumuz sezondaki Benzema etkisi şu an tüm spor kamuoyunun takdirle takip ettiği bir hal almış durumda. Takımının hem en çok gol atan hem de en çok asist yapan oyuncusu konumundaki Benzema, kritik maçlarda ortaya koyduğu performanslarla takımını deyim yerindeyse sırtlıyor.

Sporting News

Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea’yi eleyen performansı ilk başta akıllara geliyor belki ama Real Madrid de Benzema da sezon başından beri istikrarlı bir grafik çiziyor. D grubundaki rakiplerini zorlanmadan geriden bırakan Real Madrid, aldığı sürpriz Sheriff mağlubiyetiyle “Neler oluyor?” dedirtse de gruptan lider çıkmasını bildi.

Sonraki turda Fransız devi, yıldızlar topluluğu PSG’yi geride bırakmasının ardından son şampiyon Chelsea ile eşleşti Ancelotti’nin öğrencileri. Her iki eşleşmenin de mutlak favorisi olmasalar da rakiplerini turnuvanın dışına itmeyi başardılar. La Liga’da liderliğini sürdüren, Şampiyonlar Ligi’nde de dominant performanslar sergileyen Madrid temsilcisinin kolay teslim olmayacağı bir gerçek.

Kupaya iki adım uzaklıktaki Benzema ve arkadaşlarının sıradaki rakibi ise Şampiyonlar Ligi kupasına en çok özlem duyan devlerden biri olan Manchester City. Sezonun bu bölümü gelmişken tam bir futbol şölenine sahne olacak eşleşmenin favorisi yok.

Makine

Jürgen Klopp, Almanya’nın futbol dünyasına kazandırdığı teknik direktörlerin en önemlilerinden biri. Ülkesinde çalıştığı dönemde takımlarına sınıf atlatan gegenpressing felsefesiyle Liverpool’un da dikkatini çeken başarılı antrenör, 2015-2016 sezonundan bu yana Liverpool makinesini mükemmelleştirmek için çaba gösteriyor.

Üst düzey takımların tenezzül etmediği yıldızlarla iskeletini oluşturduğu sistem takımını öyle büyüttü ki Klopp, bugün o yıldızların yüzüne bakmayan rakiplerini çoktan geride bırakmış durumda. Klopp yönetiminde biri Premier Lig biri Şampiyonlar Ligi olmak üzere toplamda dört büyük kupa kazanan Merseyside ekibinin elenen performansları bile öylesine göz doldurdu ki bu kupa sayısından çok daha fazlasının kazanıldığının sanılması şaşırtıcı değil.

Yahoo! Sports

Kusursuz çalışan dişlileriyle rakipleri için ürkütücü bir hal alan Liverpool’un 2021-2022 sezonu da zirve hedefiyle başladı. Manchester City’nin bir puan gerisinde Premier Lig şampiyonluğu mücadelesine devam eden kırmızıların Şampiyonlar Ligi serüveni de aynı şekilde ipi göğüsleme mücadelesine sahne oluyor bu yıl.

Kâğıt üzerinde zorlu bir grup aşamasıyla lige başlayan Liverpool altıda altı yaparak “ölüm grubu” denilebilecek düzeydeki gruptan lider çıktı. Atletico Madrid, Milan ve Porto’yu rahatlıkla geride bırakarak rakiplerine gözdağı veren Salah, Mane ve arkadaşları son on altı turunda İnter’i, çeyrek finalde de Benfica’yı turnuvanın dışına iterek yarı finalde Villarreal’e rakip oldu. Kusursuza yakın işleyen sistemiyle, futbol literatüründe efsane olarak yerini çoktan almış hocası ve oyuncu grubuyla finale yürümeyi deneyecek Liverpool’un karşısında ise rüyasına son vermek istemeyen bir Villarreal olacak.

Peri Masalı

2005-2006 sezonu Şampiyonlar Ligi yarı final eşleşmesinde rakip Arsenal… El Madrigal’de doksanıncı dakikada penaltıyı kullanan isim Juan Roman Riquelme, kalede ise Jens Lehmann… Bu sahne herhalde çocukluk yılları aynı döneme denk gelen doksanlar jenerasyonunun gözlerinde canlanan en net sahnelerden biridir.

O dönemde yine sürpriz denebilecek bir performans ortaya koyarak Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükselen Villarreal, 1-0 kaybettiği maçın rövanşında, turun galibini uzatmalarda belirleme fırsatını Riquelme’nin penaltısıyla yakalamış ancak Arjantinli yıldızın Alman kaleci Lehmann’ı mağlup edememesiyle final şansını yitirmişti.

Aradan geçen on altı yılın ardından bu sezon Villarreal yine en büyük sahnenin zirvesine çok yaklaşmış durumda. İspanya’nın taktik dehalarından Unai Emery’nin önderliğinde basamakları teker teker çıkmaya 2020-2021 UEFA Kupası şampiyonluğuyla başlayan Sarı Denizaltılar, bu sezon Şampiyonlar Ligi’ne rekabet seviyesi yüksek sayılabilecek bir grupta başladı. Manchester United’ın ardından ikinci sırada tamamlayarak tur atladığı grupta Atalanta ve Young Boys’u kupanın dışına iten İspanyol ekibinin son on altı turundaki rakibi ise İtalyan devi Juventus oldu.

DAZN

Hikâyenin şaşırtıcı bölümleri tam da bu aşamada yazılmaya başlandı. Sahasında berabere kaldığı Juventus’u deplasmanda 3-0 gibi net bir skorla geçen Emery ve öğrencileri, bu başarılarının tesadüf olmadığını ise çeyrek finaldeki Bayern Münih zaferiyle ispatladılar. Her ne kadar sağlam adımlarla yürüseler de son dörtlüde herhalde diğer üç takım da karşısında Villarreal’i görmek isteyecekti ki bu şans(!) Liverpool’un kapısını çaldı.

Üç kez Sevilla bir kez de Villarreal ile kazanarak tam anlamıyla bir UEFA Kupası canavarına dönüşen Unai Emery komutasındaki genç ve hayalperest sarıların hedefi sürprizi sürdürerek, Klopp yönetimindeki Liverpool engelini de aşıp Stade De France biletini cebine koymak olacak.

Son Düzlük

Manchester City – Real Madrid ve Liverpool – Villarreal eşleşmelerinde her takımın farklı bir motivasyonu, rakiplerini alt edebilecek silahları var. Mücadelenin, arzunun sonuca yön vereceği bu aşamada şans faktörü de çok belirleyici olacaktır. Dramatik sonların yaşanma ihtimalinin hiç az görünmediği, duygu yoğunluğu çok yüksek bir final yolculuğu bizleri bekliyor. Bakalım 28 Mayıs gecesi kupa hangi kaptanın ellerinde Fransa semalarına yükselecek?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

⚽️ ŞAMPİYONLARIN SAHNESİ

Manchester City-Real Madrid, Liverpool-Villarreal

22 Nis 2022

Paramount Plus

YAZARLAR

Ahmet Bozkurt

https://aposto.com

İLGİLİ OKUMALAR