Zincirin son halkası: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Zincirin son halkası: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

8 Kasım - Mastercard
Mastercard ile birlikte

Sağlık turizminde yeni bir dönem başlıyor Nedir? Ödeme teknolojileri öncüsü Mastercard , Uluslararası Sağlık Hizmetleri (USHAŞ) ile Türkiye'nin sağlık turizminde global bir hub olması için güçlerini birleştirmek üzere hayata geçirdiği yeni iş birliğini duyurdu. USHAŞ tarafından geliştirilen “Turkish Medical City” platformu ilk olarak Azerbaycan, Gürcistan ve Kazakistan’da bu ay itibarıyla devreye girecek. Neden önemli? Türkiye’yi tedavi amaçlı ziyaret eden turistlere en iyi deneyimi sunma amacıyla geliştirilen “Turkish Medical City” projesi ile USHAŞ’ın sunduğu sağlık paketlerinden faydalanan Mastercard kullanıcıları, bu yeni iş birliğiyle USHAŞ’ın anlaşmalı olduğu hastanelerde Mastercard’ın teknolojik altyapısının ve ortaklık ağının avantajlarından yararlanarak işlemlerini hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilecek. Mastercard kullanıcılarına aynı zamanda özel indirimler ve VIP hizmetlerde de sunulurken bu iş birliğiyle Türkiye’ye yakın bölgelerden medikal turizm amacıyla gelen turist sayısının üç yılda anlamlı bir şekilde artırılması öngörülüyor. Dahası: Hedef pazarlarda iş ortakları ağı aracılığıyla projenin tanıtım ve stratejik pazarlama faaliyetlerini üstlenecek olan Mastercard; sadakat programları, hedefleme araçları ve konaklama gibi tamamlayıcı sektörlerde turistlere sunulan özel avantajlarla projenin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına destek olacak.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Zeynep Uysal, geçtiğimiz hafta Twitter hesabından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin yayıncılıktan çekildiğini duyurmuştu. Üniversite öğrencilerinin kurduğu Boğaziçi TV de yayınevine fiilen son verildiğini açıklamış; ancak Boğaziçi Üniversitesi iddiaları reddetmişti. Yayınevinin çatısı olan Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iştiraki BÜTEK A.Ş. yetkilileri, Medyascope'a "iddiaların doğru olmadığını, salgın nedeniyle girilen sürecin devam ettiğini" söylemişti.

  • Arka plan: 1 Ocak 2021'de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu getirilmiş; rektörün seçimle belirlenmesi gerektiğini savunan öğrenci ve akademisyenler kararı protesto etmişti. O dönemde Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Yayın Kurulu Başkanı Murat Gülsoy da istifasını duyurmuştu. Öğrencilerin bazıları gözaltına alınırken bazılarına ev hapsi verilmişti. Eylemler başladıktan altı ay sonra Bulu'nun yerine Prof. Dr. Naci İnci gelmiş; ancak "direniş" sürmüştü. 

Boğaziçi Üniversitesi protestoları 300'ü aşkın gündür devam ederken Aposto! Gündem olarak yayınevinin faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin söylemleri, yayınevinin tarihini ve Türkiye'de bilim yayıncılığının önemini yayınevinin eski yayın kurulu başkanı Murat Gülsoy'a sorduk. 

Can Candan Tweet24 yıl, 458 kitap 

1995 yılında kurulan Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, geniş akademik yelpazeye seslenen bir merkez olma hedefiyle yola çıkıyor. 10 yıl boyunca dergi yayımlayan Gülsoy'un tecrübesi, yayınevinde kurul başkanı olmasını da beraberinde getiriyor. Gülsoy, kurulda daha önce bilim yayıncılığı yapmış profesörlerin de yer aldığını ifade ediyor.  

1996-2020 yılları arasında 458 başlıkta kitap yayımlayan Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, en yüksek verimi seçilmiş son rektör Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu'nun döneminde yaşıyor. O zamanlarda en az 30 başlıkta kitap yayımlandığını belirten Gülsoy; tarih, güncel bilim, psikoloji, iktisat, teknoloji gibi pek çok alanda kitap yayımlayan yayınevinin liyakata önem verdiğini de hatırlatıyor. Gülsoy, okulda çalışan bir akademisyenin ya da bir yöneticinin kitap basılmasına yönelik önerisinin öncelikle yayın kurulundan geçmesi gerektiğinin altını çiziyor. 

  • Halkla temas: Yayınevinin her zaman sübvanse edilmesi gereken bir yapı olduğuna dikkat çeken Gülsoy, her yeni rektörle maddi zorlukları aşmak için çaba verdiklerini de söylüyor. Bu kapsamda "Boğaziçi Üniversitesi'nin halkla temas ettiği en önemli ara yüzlerden biri" olan ve pandemi döneminde maddi sıkıntılarla karşılaşan yayınevi için sponsor arayışına da giriliyor.
  • Gerçekliğin çarpıtılması: Yayınevinin deposundaki kitapların sayısının azalmasının bir süredir devam ettiğini belirten Gülsoy, konunun son editörün işinden ayrılmasıyla gündeme geldiğini söylüyor. Yetkililerin yayıncılık yapmama yönünde karar aldığını öğrendiğini dile getiren Gülsoy, üniversitenin "Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi faaliyetine devam etmektedir. Kamuoyuna gösterdiği ilgi için teşekkür ederiz." açıklamasını garip bulduğunu ifade ediyor. Gülsoy, "Çalışanının olmadığı, kitap basmadığı ve uzunca bir süre de basmayacağı belli olan bir yayınevi için 'Yayınevi sürüyor' demek biraz gerçekliği çarpıtmak anlamına geliyor sanırım." diyor. 

Ortak akıl ihtiyacı 

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin Türkiye'deki üniversite yayıncılığında önemli bir yere sahip olduğunu ve herkes tarafından örnek alındığını vurgulayan Gülsoy, üniversitelerde neden "seçilmiş rektör" olması gerektiğine ilişkin görüşünü de paylaşıyor. Gülsoy'a göre bütün birimlerin seçilmiş insanlar tarafından yönetilmesi ve istişareler yapılması "işlerin layıkıyla yürümesini" sağlıyor ve üniversitelerde ortak akla ihtiyaç duyuluyor.

  • Bir toplum meselesi: Gülsoy, yayınevinin faaliyetlerinin durmasının geri dönülemez bir kapanmayı da beraberinde getirebileceğini savunuyor. Mevcut yayınların kaybedilmesine dikkat çeken Gülsoy, "Yeni bir irade gelip hadi basalım dese bile o kaybettiklerimizi tekrar yerine koyamayız. O anlamda önemli, bu bir dersin açılması açılmaması gibi değil." şeklinde konuşuyor. Gelecekte sistemin tekrar işler hâle gelmesinin "Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik ilkelerine uygun şekilde hareket eden bir yönetim kurulduğunda" mümkün olacağı değerlendirmesini yapan Gülsoy, bu durumun yalnızca üniversiteyi değil; bütün toplumu ilgilendirdiğini düşünüyor.

"Kurumun bugüne kadar gösterdiği direnç ve performansa güvenerek şunu söyleyebilirim: Yakın bir gelecekte, bu da onarılmaya çalışılacaktır. Karamsar olmanın bir faydası yok."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 Glasgow’da protesto, Irak’ta suikast girişimi

Herkese merhaba, COP26'da daha fazla ilerleme katedilmesini bekleyenler eylem yaptı. Irak Başbakanı'nın evine saldırı düzenlendi.

08 Kas 2021

Mastercard ile birlikte
T24

YAZARLAR

Janset Atacan

Former editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Suha Çalkıvik

·

19 Tem 2026

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine