Zincirin son halkası: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Zincirin son halkası: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

8 Kasım - Mastercard
Mastercard ile birlikte

Sağlık turizminde yeni bir dönem başlıyor

Nedir? Ödeme teknolojileri öncüsü Mastercard , Uluslararası Sağlık Hizmetleri (USHAŞ) ile Türkiye'nin sağlık turizminde global bir hub olması için güçlerini birleştirmek üzere hayata geçirdiği yeni iş birliğini duyurdu. USHAŞ tarafından…

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Zeynep Uysal, geçtiğimiz hafta Twitter hesabından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin yayıncılıktan çekildiğini duyurmuştu. Üniversite öğrencilerinin kurduğu Boğaziçi TV de yayınevine fiilen son verildiğini açıklamış; ancak Boğaziçi Üniversitesi iddiaları reddetmişti. Yayınevinin çatısı olan Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iştiraki BÜTEK A.Ş. yetkilileri, Medyascope'a "iddiaların doğru olmadığını, salgın nedeniyle girilen sürecin devam ettiğini" söylemişti.

  • Arka plan: 1 Ocak 2021'de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu getirilmiş; rektörün seçimle belirlenmesi gerektiğini savunan öğrenci ve akademisyenler kararı protesto etmişti. O dönemde Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Yayın Kurulu Başkanı Murat Gülsoy da istifasını duyurmuştu. Öğrencilerin bazıları gözaltına alınırken bazılarına ev hapsi verilmişti. Eylemler başladıktan altı ay sonra Bulu'nun yerine Prof. Dr. Naci İnci gelmiş; ancak "direniş" sürmüştü. 

Boğaziçi Üniversitesi protestoları 300'ü aşkın gündür devam ederken Aposto! Gündem olarak yayınevinin faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin söylemleri, yayınevinin tarihini ve Türkiye'de bilim yayıncılığının önemini yayınevinin eski yayın kurulu başkanı Murat Gülsoy'a sorduk. 

Can Candan Tweet24 yıl, 458 kitap 

1995 yılında kurulan Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, geniş akademik yelpazeye seslenen bir merkez olma hedefiyle yola çıkıyor. 10 yıl boyunca dergi yayımlayan Gülsoy'un tecrübesi, yayınevinde kurul başkanı olmasını da beraberinde getiriyor. Gülsoy, kurulda daha önce bilim yayıncılığı yapmış profesörlerin de yer aldığını ifade ediyor.  

1996-2020 yılları arasında 458 başlıkta kitap yayımlayan Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, en yüksek verimi seçilmiş son rektör Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu'nun döneminde yaşıyor. O zamanlarda en az 30 başlıkta kitap yayımlandığını belirten Gülsoy; tarih, güncel bilim, psikoloji, iktisat, teknoloji gibi pek çok alanda kitap yayımlayan yayınevinin liyakata önem verdiğini de hatırlatıyor. Gülsoy, okulda çalışan bir akademisyenin ya da bir yöneticinin kitap basılmasına yönelik önerisinin öncelikle yayın kurulundan geçmesi gerektiğinin altını çiziyor. 

  • Halkla temas: Yayınevinin her zaman sübvanse edilmesi gereken bir yapı olduğuna dikkat çeken Gülsoy, her yeni rektörle maddi zorlukları aşmak için çaba verdiklerini de söylüyor. Bu kapsamda "Boğaziçi Üniversitesi'nin halkla temas ettiği en önemli ara yüzlerden biri" olan ve pandemi döneminde maddi sıkıntılarla karşılaşan yayınevi için sponsor arayışına da giriliyor.
  • Gerçekliğin çarpıtılması: Yayınevinin deposundaki kitapların sayısının azalmasının bir süredir devam ettiğini belirten Gülsoy, konunun son editörün işinden ayrılmasıyla gündeme geldiğini söylüyor. Yetkililerin yayıncılık yapmama yönünde karar aldığını öğrendiğini dile getiren Gülsoy, üniversitenin "Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi faaliyetine devam etmektedir. Kamuoyuna gösterdiği ilgi için teşekkür ederiz." açıklamasını garip bulduğunu ifade ediyor. Gülsoy, "Çalışanının olmadığı, kitap basmadığı ve uzunca bir süre de basmayacağı belli olan bir yayınevi için 'Yayınevi sürüyor' demek biraz gerçekliği çarpıtmak anlamına geliyor sanırım." diyor. 

Ortak akıl ihtiyacı 

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin Türkiye'deki üniversite yayıncılığında önemli bir yere sahip olduğunu ve herkes tarafından örnek alındığını vurgulayan Gülsoy, üniversitelerde neden "seçilmiş rektör" olması gerektiğine ilişkin görüşünü de paylaşıyor. Gülsoy'a göre bütün birimlerin seçilmiş insanlar tarafından yönetilmesi ve istişareler yapılması "işlerin layıkıyla yürümesini" sağlıyor ve üniversitelerde ortak akla ihtiyaç duyuluyor.

  • Bir toplum meselesi: Gülsoy, yayınevinin faaliyetlerinin durmasının geri dönülemez bir kapanmayı da beraberinde getirebileceğini savunuyor. Mevcut yayınların kaybedilmesine dikkat çeken Gülsoy, "Yeni bir irade gelip hadi basalım dese bile o kaybettiklerimizi tekrar yerine koyamayız. O anlamda önemli, bu bir dersin açılması açılmaması gibi değil." şeklinde konuşuyor. Gelecekte sistemin tekrar işler hâle gelmesinin "Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik ilkelerine uygun şekilde hareket eden bir yönetim kurulduğunda" mümkün olacağı değerlendirmesini yapan Gülsoy, bu durumun yalnızca üniversiteyi değil; bütün toplumu ilgilendirdiğini düşünüyor.

"Kurumun bugüne kadar gösterdiği direnç ve performansa güvenerek şunu söyleyebilirim: Yakın bir gelecekte, bu da onarılmaya çalışılacaktır. Karamsar olmanın bir faydası yok."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞 Glasgow’da protesto, Irak’ta suikast girişimi

Herkese merhaba, COP26'da daha fazla ilerleme katedilmesini bekleyenler eylem yaptı. Irak Başbakanı'nın evine saldırı düzenlendi.

08 Kas 2021

Mastercard ile birlikte
T24

YAZARLAR

Janset Atacan

Former editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta