
Prof. Dr. Gresi Sanje
Akademisyen. 2010-2014 yılları arasında BM Küresel İlkeler Sözleşmesi temsilciliği yaptı. Gresi Sanje Eğitim ve Danışmanlık altında işletmelere marka danışmanlığı sunan Sanje, 2021 yılında İstanbul Nişantaşı Üniversitesi'nde PIO Pazarlama İletişimi Okulu’nu kurarak direktörlüğünü üstlendi. Pazarlama iletişimi, tüketici ve marka konularında akademik çalışmalarını sürdürüyor.
Yapay zekanın çevreye negatif etkisi şimdiden gözle görülüyor. Öyle örnekler var ki bu teknoloji tam kapasiteye ulaştığında kaynakların yeterli olup olmayacağından endişe ediyoruz. Nihayetinde yapay zeka diye tartıştığımız teknoloji, Dünya'nın ve doğanın enerjilerine bağlı olarak çalışıyor. Sadece insan değil, insanın icat ettiği yapay zekanın varoluş şartı da dönüp dolaşıp yine Dünya'ya, doğaya bağlanıyor. Ve esasında doğa yoksa biz insanlar da yokuz.

Yapay zeka devriminde eğitim, analitik ve kritik değerlendirme yetkinliklerini geliştirmek, insanlık ve doğa anlayışını kapsamak zorunda. Yüz yüze oyunları, doğayla iç içe fiziksel aktiviteleri, sanat ve felsefeyi eğitime daha çok dahil etmeli; test gibi ezbere dayalı eğitim modellerinden vazgeçmeli; eğitimi diplomayla sonlanan bir maraton gibi görmekten uzaklaşmalıyız. Ama nasıl?

Teknolojik devrimler, tarih boyunca toplumların, ekonomik ve sosyal yapıların temellerini değiştirerek ekonomik ve sosyal boşluklar yarattı. Günümüze en yakın dönemde yaşanan teknolojik devrim olan Sanayi Devrimi ile Yapay Zeka Devrimi’ni karşılaştırdığımızda ise nüfus, gelişim hızı, enerji ve devrimin niteliğiyle ilgili dört temel farklılık karşımıza çıkıyor.

Geçen hafta patlak veren Patiswiss krizinde, bir iletişim kusuru olduğu ortada. İletişim krizi yaşanıyor ama sorunun kaynağı iletişimde değil, sorun daha derinlerde. Kurumsallaşamamada.



