karşılaştırmalı kültür çalışmalar ile ilgili hikayeler
Moda'da, sahilindeyiz. Gözümüz ufuk çizgisinde, kulağımız belki yavrusuna belki sürüsüne etraftan bulduğu ekmek kırıntısını götüren kuşun cıvıltısında. Kafamızı kaldırıyoruz, Burak, orada. Altıncı kata ulaştık. Girer girmez hipnotize ediyor duvarların beyazı ve balkonun önünde, manzarada deniz mavisi. Ev; az eşyayla çok şey söylüyor bize. Slobodan Dan Pacih orada olmadan anlatıyor ne yaptığını, neden yaptığını. 1944 Belgrad doğumlu polimat bir sanatçı / akademisyen Slobodan. 2001’de Berkeley’den emekli olduktan sonra akademik kariyerine karşılaştırmalı kültür çalışmaları alanında misafir öğretmen olarak devam ediyor. Diğer ülkelere ulaşımın daha kolay olduğunu düşünerek 2011’de İstanbul'a yerleşiyor. Tam İstanbul’dan vazgeçmeyi düşündüğü dönemde bir tanışma onu kararından döndürüyor. Slobodan Moda’yı gezdiği bir gün, burayı, bulunduğumuz apartmanı görüyor. “Orada yaşamak isterdim.” demesiyle de bugün Slobodan ile Burak’ın birlikte yaşamış olduğu bu evde buluşuyoruz, hep birlikte. Burak ile de Moda'da kesişiyor yolları. Burak bir gün Slobodan'a ziyarete geliyor, saatlerce laf lafı açıyor, yaşından dolayı kolay yemek yapamayan sanatçıya yardım ediyor bugünkü ev sahibimiz. Zamanla bu ziyaretler sıklaşıyor ve bir süre sonra artık eve gidip gelen, sohbetiyle Slobodan’ı mutlu eden Burak, onun ev arkadaşı oluyor. Birlikte yaşıyor, düşünüyor, tartışıyor ve üretiyorlar. Kısa zaman önce de ölüyor sanatçı. Burak evin her yerinde onu yaşatıyor. Koridor; eserleriyle dolu, çalışma odası; sanki yarım saat önce evi terk etmiş gibi, mutfak; buzdolabının yanındaki tekerlekli sandalye, ufku izlediği o köşe misafirlere sanatçının bakış açısını sunuyor, yatak odası; masasının üstünde asla kaldırmadığı o resim, saati, çizimleri ve kalemiyle nasıl bıraktıysa öyle. 5 dakika sonra gelecekmiş gibi Slobodan’ı bekliyor. Bir yemek bugün şahit olduğumuz o dostluğu yaratıyor, Slobodan ile Burak’ı birbirine bağlıyor, o yol da bugün bize kadar uzanıyor. Yemekle başlayan dostluk yine yemekle; yakılan o ateşle, elden ele gezinen tabak, bazen ağzı yakan pul biber bazen bir kaşık daha aldıran o tatlıyla katlanarak çoğalıyor. Veda vakti geldiğinde “Bugün beni iyileştirdi. SOLİ’nin kelimesiModa'da, sahilindeyiz. Gözümüz ufuk çizgisinde, kulağımız belki yavrusuna belki sürüsüne etraftan bulduğu ekmek kırıntısını götüren kuşun cıvıltısında. Kafamızı kaldırıyoruz, Burak, orada. Altıncı kata ulaştık. Girer girmez hipnotize ediyor duvarların beyazı ve balkonun önünde, manzarada deniz mavisi. Ev; az eşyayla çok şey söylüyor bize. Slobodan Dan Pacih orada olmadan anlatıyor ne yaptığını, neden yaptığını. 1944 Belgrad doğumlu polimat bir sanatçı / akademisyen Slobodan. ...Devamını Oku
23 Oca 2023
