
Aslı Perker
Lisansını Edebiyat, Yüksek Lisansını Psikoloji alanında tamamladı. Başkalarının Kokusu, Cellat Mezarlığı, Sufle, Eylülde Dört Yıl, Bana Yardım Et, Ayrılığın İlk Günü, Flamingolar Pembedir ve Kaybedilen Bütün Savaşlar isimli romanları bulunmaktadır. Sufle başta olmak üzere eserleri 33 dile çevrilmiştir. Çocuk edebiyatı eserlerinden Annepot 17 dilde yayımlanmış, diğerleri pek çok baskı yaparak binlerce çocuğa ulaşmıştır. Kısa öyküleriyle pek çok antolojide yer almış, makaleleri 1998 yılından beri Radikal, Yeni Binyıl, Sabah, Vatan, Milliyet, Oksijen gazetelerinde ve Milliyet Sanat, Roman Kahramanları ve Aktüel dergilerinde yayımlanmıştır. Perker, 2020 yılında yazmaya başladığı Bibliyoterapi yazılarından daha sonra aynı isimle bir podcast yaratmıştır. Aslı Perker Türkiye’nin en prestijli tiyatro ödülleri olan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde jürilik yapmaktadır.
20 YAZI · TÜM YAZARLAR →
Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini ifade etmekte zorlanan ergenler için kitap reçetesi
Duygularımızı düşünmekle onları ifade etmek arasında sandığımızdan daha uzun bir mesafe var. Hatta bazen düşünmek, ifade etmenin alternatifi hâline geliyor. İnsan kendi zihninde o kadar uzun zaman geçiriyor ki başkalarıyla konuşmak zorunda kalmıyor. Ergenlikte bütün bunlara bir de başkalarının ne düşündüğüne dair hassasiyet ekleniyor. Kendini ifade etmekte zorlanan ergenler için üç kitap.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kapanmaz yaralarla yaşayanlar için kitap reçetesi
Size kimsenin “Geçmişi bırak” demeye hakkı yok, zaten bırakılsa bırakırdınız. Ancak belki mesele geçmişi bırakmak değil, bugünün geçmişin kurallarıyla yaşanmadığını yavaş yavaş öğrenmek. Siz artık o geçmişteki, o evdeki çocuk değilsiniz. Ve yaşanmamış hayatın çok güzel bir yanı var: Yaşanmış olandan çok daha fazla olasılık barındırıyor. Kapanmaz yaralarla yaşayanlar için üç kitap...

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi
Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar
Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kaliteli aylaklık yapmak isteyenler için kitap reçetesi

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yeni başlangıçlara geç mi kaldım diye soranlara kitap reçetesi
Okurumuz "50’lerine gelmiş biri yeni bir maceraya atılmalı mı?" diye soruyor. Daha anlamlı olan ise belki de şunu anlamak: Şu anda yaşadığınız hayat size kendinizi yeterince canlı hissettiriyor mu? Benzer sorgulamalar içeren üç kitaplık bir reçete.
Bibliyoterapi'de bu hafta: Yardıma ihtiyacı olup alamayanlara kitap reçetesi
Okurumuz "Çevremde beni yalnız bırakanlara çok kırgınım" diyor. Gerçekten de özellikle günümüzde, ne yardım eli uzatmak ne de yardım kabul etmek o kadar kolay. Görülmediğini, dikkate alınmadığını hissetmek ise değersizlik hissimizi besleyebiliyor. Peki kitaplar bize bu konuda ne söylüyor? Üç romanlık bir reçete.

Bibliyoterapi'de bu hafta: İlişkilerde nezaketin peşine düşenlere kitap reçetesi
İlişkiler tek kullanımlık olduğunda, insanlar da kibar olmaya ya da hatayı onarmaya zaman harcamamaya başladı. Okurumuz Sevgi M.'nin de yazdığı gibi böylece "Nezaket ve utanç, tartışabilmenin ve farklı duruşların zenginliği kayboldu." Ancak bu demek değil ki hepimiz aynı yolun yolcusu olacağız. Üç kitaplık bir reçeteyle ilişkilerde nezaket konusunun peşine düşüyoruz.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Bugünü erteleyenlere kitap reçetesi
İnsan, hayatını tek bir hedefe (örneğin bir sınava ya da başarıya) adadığında gerçekten yaşamakta mıdır, yoksa sadece gelecekteki bir an için kendini ertelemekte midir? İnsan bazen bir hedefe o kadar odaklanır ki yaşamın kendisi bir bekleme odasına dönüşür. Peki edebiyatın bize amaçlarımıza odaklanmakla anı yaşamak arasında sunduğu reçetede neler var?

Bibliyoterapi'de bu hafta: Her şeye rağmen devam etme gücü arayanlara kitap reçetesi

Bibliyoterapi'de bu hafta: İki arada bir derede kalanlara kitap reçetesi
Bibliyoterapi'de bu hafta: Sevgili özlemine ilaç niyetine kitaplar
Uzak mesafe ilişkilerinin zorlu tarafları olduğu malum: Sevgi, korku, sahiplenme, keder ve yorgunluk birbirine karışıp zaman zaman kıskançlık duygularını da tetikleyebiliyor. Bu hafta sevdiği kadından uzak kaldığı günlerde özlemle birlikte kaygıları da tetiklenen bir okurumuzun derdine Gabriel García Márquez, Amir Levine ve Orhan Pamuk'tan üç kitapla derman arıyoruz.

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kurumsal hayattan bunalanlara kitap reçetesi
Özellikle kurumsal hayatta çalışanlar, zamanınızın size ait olmadığını ilk ne zaman hissettiniz? Ya yarın çalışmayı bırakmanızı sağlayacak kadar paranız olsa geriye kalan günlerinizde ne yapardınız? Kurumsal hayattan bunalan okurumuzun mektubuna bu soruları sorarak başlıyoruz. Onu çalıştığı işyerinden çekip çıkartacak kudrette bir kitap yok ama yine de ortak derdimize deva olacak birkaç tanesi bu haftaki Bibliyoterapi reçetenizde.

Bibliyoterapi'de bu hafta: 'Benim mutluluğum başkalarını mutsuz mu ediyor?'
Bibliyoterapi'de bu hafta: Annelik çıkmazlarına kitap reçetesi
Annelik ilk günden itibaren her kadının kendi içinde yaşadığı bir çatışma. Bu süreçte kadınlardan çok önemli duygularını bastırmaları bekleniyor, paylaşmamaları, yok saymaları... Anneliğin ağır sorumluluğu altında yolunu bulmaya çalışanlara eşlik edecek, onlara yalnız olmadıklarını hissettirecek kitaplardan bir seçki...

Bibliyoterapi'de bu hafta: Hayal kuramayanların ufkunu açacak kitaplar
Geriye dönüp baktığımızda anlıyoruz ki X kuşağının büyüdüğü ortamda hayal kurmak neredeyse direnmek demekmiş. Hayal kuranların azınlıkta olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Peki hayal kuramama derdimize deva olacak romanlar hangileri?

Bibliyoterapi'de bu hafta: Hayallerini kaybedenlere kitap reçetesi
2020'de yazıyla başlayan, ardından podcast'le devam eden "Bibliyoterapi" artık Aposto çatısı altında! Bu hafta hayal kurma yetisini kaybetme şikayetiyle gelen B.İ. için üç kitaplık bir reçetemiz var.
Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.
Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.