1929: İstanbul'un büyük kışı

1929'un 7 Ocak günü, yılın ilk karı İstanbul'a düştüğünde kimse bunun 55 gün sürecek bir felaketin habercisi olduğunu bilmiyordu. Bu 55 gün, çoğu zaman tipi şeklindeki kar yağışı ile İstanbul'da yaşamı felç edecekti. Bununla beraber Tuna Nehri donmuş, mart ayının başında havanın ısınması ile büyük buz kütleleri Boğaz'ın Karadeniz girişinde birikmeye başlamıştı. Yollar tamamen kapanmış, telgraf telleri kopmuştu. Suların donması sebebiyle Tatavla'da 216 hane yanmış, söndürülememişti. Kurt ve domuz sürüleri geceleri şehre iniyor, yiyecek arıyordu. Tüm felaketin arasında İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçmek insana keyif veriyordu:

1 Şubat 1929 Yedikule Sirkeci Tramvayı
2 Şubat günü İstanbul müthiş bir kar fırtınası altında kaldı. Vapurlar, trenler seferlerini yapamadı, tramvaylar ve otomobiller güçlükle çalışabildi. İstanbul, kara ve fırtınaya tamamen teslim olacak, evsizler donarak ölecek, su boruları, musluklar, kapı kolları bile donacaktı.
6 Şubat Vakit gazetesi: ...Hacı ismini taşıyan bir çobanın da sürüsüyle beraber dondukları ve cesetlerinin bulunduğu bildirildi.

7 Şubat 1929 tarihli Akşam gazetesi

İstanbul'a zar zor gelebilmiş Sakarya Vapuru, güvenli bir şekilde buza saplanmış.


10 Şubat 1929 tarihli Milliyet gazetesi

11 Şubat 1929 / Kartopu Savaşı - Vefa Orta Mektebi
1929'da İstanbul'da neredeyse aralıksız olarak 55 gün kar yağdı. Birçok gün kar yağışı tipi olarak devam etti. İstanbul'un bazı yerlerinde kar kalınlığı 4-5 metreye kadar ulaşmış. Geceleri sokağa çıkmanın çok tehlikeli olduğu uyarıları yapılıyormuş. Gece saatlerinde yiyecek aramak için şehre inen kurtları görmek, sıradan bir durum hâline gelmiş.
16 Şubat Akşam gazetesi: İstanbul halkına üzücü, korkunç günler yaşatan kar fırtınası şehrin üstünden bir müsibet gibi gelip geçti. Tabiatın çılgın kudurmuş unsurları ile karla, fırtına ile, tipi ve rüzgarla mücadele en güç şeydir. Uğuldayarak deliği deşiği dolduran, gözleri kör eden, elleri, ayakları, hatta maddi cesaiti muattal bırakan alelade bir tipi karşısında en yüksek insan azmi ne küçük ne gülünç hâle geliyor.

Taksim Meydanı... At arabasına taktığı kızakları ile krizi fırsata çeviren bir esnaf.

1929 kışı, Dolmabahçe'den Taksim
29 Şubat Milliyet gazetesi: Karadeniz Boğazı'nı buzlar mı kapatacak? Son günlerde havaların ısınması üzerine (Tuna Nehri'ndeki) buz kütleleri çözülmüş, seyyar cumudiyeler halinde Karadeniz'de cenuba doğru yüzmeye başlamıştır.

2 Mart 1929 tarihli Akşam gazetesi
2 Mart Akşam gazetesi: Bütün Karadeniz'in buzla kaplı olduğu tahmin ediliyor. Buz kütleleri Boğaz'dan 6 km içeri kadar girdi. Rüzgarların etkisiyle buz kütleleri güneye doğru ilerliyor. İlk buz kütlesi gece saat 02.30'da boğazdan geçmiştir. Gelen buzlar fevkalede serttir. Bizim sularda sıcaklık sıfırdan aşağı olduğu için buzlar erimeden geçmektedir.
2 Mart Milliyet gazetesi: Boğaz buz parçaları ile kaplandı. Üsküdar ve Sirkeci sahilleri buz kütleleriyle doldu. Vapurlar işlemedi. Buz kütleri arasında 3.5 metre kalınlığında 8-10 metre uzunluğunda olanlar vardır. Buzlar saniyede 2 metre hızla ilerlemektedir.

3 Mart Milliyet gazetesi: Kar fırtınası yüzünden telgraf hatları bozulmuş olduğu için dün Anadolu ile muhaberat yapılmamış ve yalnız Ankara ile muheberat temin edilebilmiştir. Avrupa ile muharebeye mahsus Estren şirketinin Selanik kablosu da bozulmuştur.

4 Mart Akşam gazetesi: Kar fırtınası devam ediyor. Trakya'da kar pek çoktur. Trenler işlemiyor. Buz kütleleri boğaz haricinde fırsat bekliyor. Yakacık yolunda bir çobanla kurt arasında mücadele...
Son günlerde İstanbul'da yeni bir sanat meydana çıkmıştır. Buz üstünde balıkçılık. Sirkeci ve Üsküdar'daki buzlar arasında kalan balıklar donmaktadır. Martılar bu balıklara hücum edip yemektedir. İşi gücü olmayıp sahilde kısmet bekleyenler derhal martıların konduğu yere gitmekte ve donmuş balıkları elleri ile toplamaktadır.

5 Mart Akşam gazetesi: Buzlarla harp! Geçen cumadan beri Karadeniz'den gelen buz kütleleri İstanbul Limanı'nı istila etti. Bu buz parçalarının Tuna'da donup bomba ile parçalanan buz kütleleri olduğu iddia edildi. Havalar yeniden soğuduğu için cuma günü limanı dolduran buzların arkası kesildi. Fakat boğaz haricinde buz kütlelerinin bulunduğu ve hava ısınır ısınmaz limanın yeniden bir buz istilasına uğrayacağı söyleniyor. Bunu nazarı dikkate alan bir zat Şehremanetine boğazın seddini teklif etmiştir.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
1929 İstanbul kışı, Gökhan Akçura, Tuna Nehri
07 Mar 2023

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR




