2002'den Sonra

2002 Genel Seçimleri ve ardından yaşanılanlar
2002'den Sonra

Türkiye'nin Gölcük ve Düzce depremlerinden 3 sene sonra gittiği genel seçimlerde koalisyon partilerinin seçim sürecinde verdiği vaatleri ve tutumları incelerken, AK Parti ve CHP'nin de depreme yönelik vaatlerine değinmiştik.

Gölcük Depremi Türkiye'de herkesi derinden ve geri dönülemez bir şekilde etkilemiştir. Ancak depremin siyasi enkazına dair çok az partinin bu yönde çalıştığı ortadadır.  Deprem sırasında iktidarda olan üç parti haricinde çoğu parti  depreme riskine veyahut afet yönetimin dair detaylı veyahut 3 vaatten fazla vaatte bulunmamıştır.  Meclise girebilen iki parti ise bu noktada deprem riskine dair birer vaat vermiştir. Bu vaatler ölçülebilir olmadığı gibi gerçekçi bir şey vaat etmemektedir. 

Ülkeyi bu denli derinden ve uzun süre etki altına alan bir depremin ardından gelen genel seçimde siyasi partilerin daha fazla deprem ve afet yönetimi alanında çalışmış olmaları beklentisi normal olsa dahi partiler bu beklentiyi karşılayamamışlardır.

Yeni dönemde meclise girebilmiş olan 2 parti uzun bir süreç boyunca Türkiye'de deprem riskleri ve afet yönetimi alanlarında detaylı vaat verebilen 2 parti olacaklardır. 2007 yılındaki Genel Seçimlere giderken durum böyleydi.


2007 Genel Seçimleri

Türkiye 2007 Genel Seçimlerine giderken 2002 gibi onlarca partinin yer aldığı bir seçimden çok, çok az partinin meclise girme iddiasında olduğu bir seçimdi. Bu seçime giderken özellikle de meclise girme iddiasında bulunan 4 partinin (AKP, CHP, MHP, DP) deprem ve afet yönetimine dair verdikleri vaatlere bakmak gerekirse;

Adalet ve Kalkınma Partisi

AK Parti 2002 Genel Seçimleri sonrasında 2007 seçimlerinde deprem ve afet yönetimi geri planda kalmıştır. 2002 yılında depreme dair bir vaat verilirken 2007 yılında da depreme dair sadece bir vaatte bulunulmuştur. Bunun yerine deprem alanında yaptıklarını listelerlerken, bununla beraber deprem felaketi yaşayan Pakistan'a Türkiye'nin arama kurturma ekibi göndermesinden bahsedilmiştir. Bununla beraber AK Parti'nin depreme dair tek vaat;

Afetler için oluşturduğumuz ekipleri ve ekipmanları (UMKE) daha da geliştirecek, her an ve her bölge için hazır 3500 kişilik bir yapıyı muhafaza edeceğiz.

Bu vaat o zaman ölçülebilir ve muğlak olmayan bir vaat olsa da şuan elimizde olan ve ulaşabildiğimiz verilerle bunun gerçekliğini ölçememekteyiz.


Cumhuriyet Halk Partisi

CHP ise 2002 yılının aksine 2007 yılında daha kapsamlı vaatlerde bulunmuştur;

Vatandaşın devlete ve onun kurumlarına güvenini yeniden tesis edeceğiz. Deprem Konseyi'ne yeniden işlerlik getireceğiz.

Yerel yönetimler, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile TOKİ arasındaki yetki karmaşasını gidereceğiz. Bir Başbakan Yardımcısını, tüm çalışmaların koordinasyonundan sorumlu kılacağız. Halkımız kimin neden sorumlu olduğunu, kimden hesap soracağını bilecektir.

Fay hatlarına duyarlı bir uzun vadeli Yerleşim Planı'nı yürürlüğe koyacağız.

Topluma ait tüm kamu yapılarını kısa zamanda depreme dayanıklı kılacağız.

Başta hastaneler, okullar, diğer kamu hizmet binaları, köprüler, viyadükler ve tüneller olmak üzere, halkımızın toplu olarak kullandığı tüm yapıların, bir program içinde hızla depreme dayanıklı hale getirilmesini sağlayacağız. Bu çerçevede, yapılacak işlerin neler olduğunu ve uygulama programımızı iktidarımızın ilk 3 ayı içerisinde halka açıklayacağız.

Deprem tehlikesi altındaki yerleşim alanlarında bulunan mevcut konut stokunun güçlendirilerek kullanılabilmesi, güçlendirilme imkânı bulunmayanların yıkılıp yeniden yapılması için vatandaşa gereken uzun vadeli ve düşük faizli kredinin temini için her türlü düzenlemeyi ivedilikle gerçekleştireceğiz; bu amaçla gerekecek kamu kaynaklarını sağlayacağız.

Yeni yapılacak tüm yapılarda, deprem tehlikesine karşı en ileri ve güvenilir teknik kuralların ve yapı tekniklerinin uygulanmasını titizlikle gözeteceğiz.

Kentlerde yeni yapılara iskan ruhsatı verilmesini "Deprem Sigortası" yaptırılması koşuluna bağlayacağız.

CHP bu vaatler ile 2007 yılına kadar Türkiye'de daha öncesinde verilmemiş bütünlük ve detayla deprem ve afet yönetimine dair vaatlerde bulunmuştur. Bu vaatlere çeşitli açılardan benzeyen vaatleri gene CHP'nin 1973 yılında verdiği vaatlerde görmüştük. Bu vaatler serisi CHP'nin ilerleyen dönemlerde de deprem ve afet yönetimi alanlarında vereceği vaatler içerisinde de mihenk taşı olacaktır.


Milliyetçi Hareket Partisi

Bir önceki seçimde meclise giremeyen MHP bu seçimde meclise girmeyi başarmıştır. MHP 2007 yılında deprem ve afet yönetimi konularında verdikleri vaatler 2002 yılında verdikleri vaatler ile hemen hemen neredeyse aynıdır; 

Konut ve her türlü bina üretiminde ısı yalıtımı, depreme dayanıklılığı esas alan teknoloji ve standart malzeme kullanımı sağlanacak, sağlıklı, güvenli kaliteli ve ekonomik konut üretimine önem verilecek, zemin etüdü aşamasından iskan ruhsatı aşamasına kadar etkin denetim yapılacaktır.

Deprem ve diğer doğal afetlerin zararlarını en aza indirebilmek için, afete maruz kalmadan önce gerekli hukuki düzenlemeler, eğitim ve teşkilatlanmaya ilişkin çalışmalar sonuçlandırılacaktır.

Bu iki vaat MHP'nin 2007 yılındaki vaatlerken 2002 yılında verdiği vaatlere bakarsak;

Depreme dayanıklı malzeme üretimi ve kullanımı sağlanacak. 

Doğal afetlerin zararlarını asgariye indirmek için hukuki ve idari tedbirler alınacak ve depremden korunmaya yönelik bilinçlendirme programlarına ağırlık verilecek. 

MHP 2007 yılında 2002 yılında verdiği vaatleri benzer cümlelerle tekrarlarken 2007 yılında sadece ekstra olarak depreme dair etkin denetim yapılma vaadinde bulunmuştur.


Demokrat Parti

Meclise girme iddiasıyla yola çıkan Demokrat Parti seçime gidilen yolda deprem ve afet yönetimine dair bir vaatte bulunmuştur;

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olması gerçeğinden hareketle, olası depremlerin verebileceği zararı en aza indirecek önlemler kararlı bir biçimde alınacaktır Deprem erken uyarı sistemleri ve depremle mücadele teknolojilerinin geliştirilmesine ayrı bir önem verilecektir.

Demokrat Parti bunun dışında vaatte bulunmamıştır. 


2007 Analiz

2007 Genel Seçimleri belirli açılardan bakıldığında CHP ve AK Parti haricinde  diğer partilerin deprem ve afet yönetimine dair vaatlerine baktığımızda partilerin bu konulara çok az yer verildiği hatta MHP'nin neredeyse bir önceki seçim döneminde verdiği vaatleri tekrarladığı görülüyor. AK Parti ise deprem ve afet yönetimine dair sadece bir vaatte bulunmuştur bunun dışında afet yönetimi ve depreme dair olan gelişmeleri aktarmaktadır. CHP ise 1950 yılından bu yana bir siyasi partinin vermiş olduğu en detaylı ve konuları bütünlüklü ele alan vaatlerde bulunmuştur.


AFAD'ın Kuruluşu ve 2011

2007 Genel Seçimleri'nin ardından Türkiye deprem ve afet yönetimi konusunda en çok gelişme yaşadığı döneme girmiştir. 1999 Gölcük ve Düzce'de yaşanılan depremlerin ardından çokça beklediğimiz gelişmeler bu iki seçim döneminde başlamıştır. Özellikle seçimden 2 ay önce yaşanan ve 41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Elazığ'da yaşanılan deprem ve seçimden 1 ay önce yaşanılan Kütahya Simav'daki depremler seçim sürecinde partilerin tavrını da değiştirmiştir. 

AFAD'ın Kuruluşu

Türkiye, afet yönetimine dair AFAD'ın kuruluşu öncesi aslında 2 kuruma sahiptir. İskan Bakanlığı bünyesinde  Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, ile gene İç İşleri Bakanlığı bünyesinde olan Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık’a bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılarak yerine Başbakanlık'a bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kurulmuştur. Bu kurumların kapatılması ve yerine AFAD'ın kurulmasının altındaki temel düşünce afet yönetimi noktasında özellikle Gölcük Depremi sonrasında çok fazla kurumun farklı yetkilere sahip olması ve bu kurumlar arasında yaşanılan koordinasyon problemi olması sebebiyle tüm kurumların tek bir çatı altında toplanması halinde bu sıkıntıların çözülebileceğine dair olan inançtır.

AFAD'ın kuruluşunda planlanan koordinasyon ve yetkilerin düzenlenmesi amacıyla yola çıktığı gibi planlama aşamasında "Kriz Yönetimi" ve "Risk Yönetimi" modellerinin kullanılacağı belirtilmiştir. AFAD'ın kuruluşu ile birlikte AK Parti'nin seçim vaatlerinde deprem ve afet yönetimi konularında vaatlerinde bir artış görüldüğü gibi bu artışla birlikte  AFAD'a dair veyahut AFAD içerisinde yapılması plananlanan proje vaatlerinde de gözle görülen bir artış yaşanmıştır.


2011 Genel Seçimleri

Türkiye 2011 Genel Seçimlerine giderken ölüm yaşanılan 2 depremle karşılaşması ve AK Parti hükümetinde AFAD'ın kuruluşu vaatler açısından deprem ve afet yönetimi alanlarını etkilemiştir. 


Adalet ve Kalkınma Partisi

Bir önceki seçimin galibi AK Parti'nin kuruluşundan bu yana ilk kez deprem ve afet yönetimine dair gerçekçi ve elle tutulabilir vaatler verdiğini görmekteyiz. Bu seçim AK Parti ilk kez bir seçim beyannamesinde afet yönetimine dair ayrı bir sayfa açmıştır. Bu sayfada geçmiş dönemlerde neler yaptıklarını da belirtirlerken gelecek dönemde vaat ettikleri de bulunmaktadır. Bu vaatlerden bazıları;

Mevcut kamu binalarının sağlamlaştırılması tamamlanacaktır. Kamu binaları, köprü ve viyadük gibi yeni yapıların inşasında deprem izolatörlerininkullanılması sağlanacaktır.

Deprem riski için binalar kadar teknik altyapininda sağlamlaştırılması sağlanacaktır.

Afet yönetimi; afetler gerçekleşmeden zararları en aza indirecek şekilde planlanacaktır. Doğal Afetler, kâbus olmaktan çıkartılacaktır.

Doğal afet riskleri bölgelere göre spesifik hale getirilecek ve afetlerin çeşitlerine göre Doğu Karadeniz'de, Güneydoğu'da sel, Kuzey Anadolu, Marmara ve Ege'de deprem, orman alanlarında yangın gibi Risk Haritaları çıkarılacaktır.

Yapılan risk analizlerine göre yüksek afet riskli yerleşim yerlerinden yeniden yerleşim gerekenlere, TOKİ tarafından uygun koşullarda konut ve işyeri yapılacaktır. İstanbul'da yürütülen depreme hazırlık çalışmaları hızlandırılacak ve denetimler artırılacaktır.

Afet yönetimi çerçevesinde akıllı binalar, akıllı sokak-caddeler ve akıllı yerleşimler oluşturulacak; daha düzenli ulaşım-koordinasyonu sağlanacak, doğalgaz, elektrik, su gibi altyapıların emniyet sistemleri geliştirilecektir.

Doğal afet sigorta sisteminin tüm afet türlerini kapsayacak şekilde geliştirilmesi sağlanacaktır.

Afetlere etkin müdahale için acil durum haberleşme altyapısı geliştirilecek, tahliye kondorları, toplanma, geçici barınma, afet destek merkezleri ve acil durum tesisleri gibi yapıların inşa edilmesi sağlanacaktır. 

Deprem riski olan ve yoğun nüfus bölgelerinde hava ambülansı olarak hizmet veren helikopterler için pist alanları artırılacaktır. 

Kentsel altyapı sektöründe kullanılan malzemelerin afetlere dayanıklı olarak üretilmesine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütülecektir. 

Bir önceki seçim dönemlerinde sadece birer vaatte bulunan bir partinin AFAD'ın kuruluşu ile birlikte deprem ve afet yönetimine dair verdiği vaatleri 12'ye çıkarmıştır. Bu nokta da şunu da belirtmek gerekir ki 2011 Genel Seçimleri AK Parti'nin 2023 yılını hedef olarak belirlediği uzun vadeli seçim vaatleri içeren geniş ve kapsamlı vaatler bulunan her konuya değinmeye çalışan bir seçimdi. 


Cumhuriyet Halk Partisi

CHP geçen seçim gibi tıpkı bu seçimde de deprem ve afet yönetiminde benzer vaatlerde bulunmasının yanında kentsel dönüşüme dair ayrıca vaatlerde bulunmuştur. Kentsel dönüşme dair vaatleri;

İlk kez sosyal demokrat belediyelerce geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuş olan kentsel dönüşüm modeline hız vereceğiz.

Büyük kent alanlarında yapıların toplulaştırılması ve yükseltilmesini esas alacağız.

Kentsel dönüşüm ve kentsel yenilenme projeleriyle, arsa fiyatlarının konut maliyeti içindeki payını düşüreceğiz.

Yurttaşlarımızın örgütlenmelerini ve temsilcileri aracılığıyla kentsel dönüşüm projelerinin karar süreçlerine doğrudan katılımlarını sağlayacağız.

Bunun dışında CHP de tıpkı AK Parti gibi detaylı ve kapsamlı bütünlüklü vaatlerde bulunmuştur.


Milliyetçi Hareket Partisi

MHP'nin bu seçim döneminde geçmiş dönemlerinin aksine deprem ve afet yönetimi titizlikle ele alınmıştır. MHP öncesindeki partileri de birlikte ele alınca deprem ve afet yönetimi alanlarında verilmiş en detaylı seçim dönemiydi. Bu vaatlerden bazıları;

Konut ve her türlü bina üretiminde ısı yalıtımını ve  depreme dayanıklılığı esas alan teknoloji ve standart malzeme kullanımı sağlanacak; sağlıklı, güvenli, kaliteli ve ekonomik konut üretimine önem verilecek, zemin etüdü aşamasından iskan ruhsatı aşamasına kadar etkin denetim yapılacaktır. 

Yapı denetimi ve sigorta sistemi yaygınlaştırılacaktır.

Her türlü yapılaşmanın coğrafi ve jeolojik etütleri tamamlanmış, başta deprem olmak üzere sel, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı güvenli alanlarda kurulması sağlanacak, mevcut yerleşimlerde ise bu doğrultuda kentsel dönüşüm projeleri uygulanacaktır.

Kırsal kesimde afete maruz bölgelerdeki yerleşimlerin afet açısından daha güvenli alanlara taşınması sağlanacaktır.

Geçmiş dönemlerde neredeyse hemen hemen aynı vaatlerin verildiği bu süreçten MHP bu tavrını bu seçimde değiştirmiş olsa da sonraki seçim dönemlerinde bu tavır eski günlere dönmüştür.


ÇÖZÜM

Türkiye'de siyasi partilerin deprem ve afet yönetimi alanlarındaki tavırlarını vaatler üzerinden incelediğimiz bu serimizde geçtiğimiz hafta çok partili siyasal hayattan Gölcük Depremi ve felaketi yaşanılana kadar geçen süreçte çoğu parti deprem riskine dair direkt değinmemiştir. 1999'a kadar sadece 1970'lerde CHP deprem felaketine direkt olarak değinip detaylı vaatlerde bulunmuştur. Bu tavrı 2002 yılı sonrası 2007 yılında önce CHP'de sonrasında 2011'de hem MHP'de hem de AK Parti'de deprem ve afet yönetimi bütünlükçü vaatler verilmeye başlamıştır. MHP sonrasında deprem ve afet yönetimi alanlarındaki bu tavrını devam ettiremedi. 

AK Parti ise bu vaatleri ne ölçüde gerçekleştirdiğini göz önüne almazsak vaatlerinde deprem ve afet yönetimine dair  vaat vermeye devam etmiştir. Bu noktada bu vaatlerin 2011 yılında başlamış olması özellikle AFAD'ın kuruluşu AK Parti'nin afet yönetimi ve depremi önemsemesine neden olan sebeplerden biri olduğu gibi özellikle kentsel dönüşümün hızlanması da önemli bir etken olarak nitelendirilebilir.

Son noktada özellikle partilerin Türkiye gibi bir deprem ülkesinde deprem ve diğer afetlere dair oldukça az vaatte bulunduğu süreç özellikle 99 depreminden neredeyse 7-8 yıl sonrasında CHP ile başlayan ve ardından diğer seçimde hem AK Parti'de hem de MHP'de deprem ve afet yönetimi ciddi olarak incelenen ve vaatlerde bulunulan bir alan oluyor. Türkiye gibi aktif bir deprem ülkesi olan bir ülkede depremin siyasi partiler tarafından ciddiyetle ele alınabilmesinin bu kadar uzun sürmesi vaatleri inceleyen bir platform olarak bizler için çok büyük bir hayal kırıklığıdır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

VaatVaat

BÜLTEN SAYISI

Deprem ve Vaatler #2 2002 ve Sonrası

Siyasi Partilerin Deprem ve Afet Yönetimine dair tavırlarını vaatler üzerinden incelemeye devam ediyoruz

24 Şub 2023

Deprem ve Vaatler #2 2002 ve Sonrası

YAZARLAR

Vaat

Vaat, isminden kendisine gelen sorumlulukla vaatleri derleyen ve inceleyen bir yayın. Her cuma saat 17.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR