2022 Amasra Grizu Patlaması

İş kazalarının meydana gelmesinde çoğunlukla eğitim eksikliği, koruyucu ekipman kullanmama, gerekli tedbirlerin alınmaması, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunun yetersizliği, çalışma koşullarının güvenliksiz oluşu, denetimsizlik ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin getireceği maliyetten kaçınması yatıyor.
2022 Amasra Grizu Patlaması

Yazı: Gökhan İnce

Amasra'daki grizu patlaması gündemdeki yerini koruyor. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı 27 Ekim’de Amasra maden ocağı kazası ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamada maden kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada 25 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verildiği belirtildi. 

  • Ne olmuştu? Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun Bartın-Amasra’da bulunan taş kömürü maden ocağında 14 Ekim Cuma günü saat 18:15 sularında grizu patlaması meydana geldi. 41 kişi yaşamını yitirdi. Olayla ilgili Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından soruşturma başlatıldı. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya ilişkin basın açıklaması yapıldı. Başsavcılık, müşteki, mağdur ve tanıkların ivedi şekilde beyanlarının alınmasına başlanıldığını, maden işletmesinin dijital materyallerine ve belgelerine el konulduğunu, maden elektrik, jeoloji-jeofizik ve makine mühendisleri ve A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin çalışmalara başladığını duyurdu.
  • Ve sonra: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, patlamada yaralanarak İstanbul’a sevk edilen 6 işçiden 2’sinin durumunun kritik olduğunu açıkladı.
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, benzer kazaların önüne geçmek için madenciliğe özel bir meslek lisesi açma projelerinin bulunduğunu açıkladı.
  • DİSK “Bartın için meydanlardayız” diyerek, Kocaeli, Eskişehir ve Antalya'da basın açıklamaları düzenledi. Amasra patlamasında sorumluların hesap vermesini talep etti. DİSK ayrıca işçi sağlığı ve iş güvenliğinde en etkili denetimin işçiler tarafından yapılabileceğini vurguladı.
  • Kazanın tüm yönleriyle incelenmesine yönelik TBMM Araştırma Komisyonukuruldu. TBMM araştırma komisyonu, ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komisyonun çalışmalarına ilişkin bilgi veren Taner Yıldız, "Sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının bağlı, ilgili, ilişkili bütün kuruluşların, kamu iktisadi teşebbüslerin, bu konuda sözü olacak herkesin bu komisyonda dinleneceğini kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Sektör temsilcileri, üniversitelerden, akademisyenlerden bu manada uzman olan özel sektörden kişiler de aynı şekilde burada sunum yapacaklardır" dedi.
  • Soruşturmanın detayları ortaya çıkmaya başladı. Tutanaklara göre savcı, ifadesi alınan madenciye "Maden ocağında meydana gelen kaza öncesinde olağandışı herhangi bir durum veya eksiklik dikkatinizi çekti mi? Çektiyse bu duruma ilişkin bir başvurunuz oldu mu? Oldu ise bu durumu hangi yetkiliye ne şekilde ilettiniz? İlettiğiniz soruna ilişkin herhangi bir işlem yapıldı mı? Yapıldı ise hangi işlemler yapıldı?" sorusunu yöneltti. Madenci de yanıtında 2019 yılında işçi alımı olduğunu belirterek bu işçilerin 1-2 yıl içinde usta yapıldığını anlattı. Madenci, "2009 yılında giren tecrübeli işçileri geri hizmete aldılar, başka boşluklara yerleştirdiler. 2019 yılında başlayan işçileri nezaretçi veya nöbetçi mühendis başlarında olmadan madene soktular, çalışmaya gönderdiler" ifadelerini kullandı.
  • Bir sonraki adım: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, madencilere yönelik hazırlanan kanun teklifinin TBMM’ye gönderileceğini ve söz konusu teklifin 2003'ten sonraki tüm maden kazalarını kapsayacağını söyledi. Düzenlemeyle yeraltı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen işçilerin, genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borçları silinecek. Ölüm tarihinde sigortalının emeklilik şartlarını sağlayıp sağlamadığına bakılmaksızın hak sahiplerine aylık bağlanacak ve bağlanan aylıklara ilişkin SGK primlerinin eksik olan kısmı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanacak.

İş sağlığı ve güvenliği bağlamında Amasra

İş sağlığı ve güvenliği olgusunun temelinde tüm kazaların önlenebileceği yaklaşımı yatmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği bir kültürdür. Ülkemizde hem işveren hem de işçi yönüyle iş sağlığı ve güvenliği kültürü yeterince gelişmemiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012 yılında yayınlanmasına rağmen işyerlerinin uyumunun zor olacağı düşünülerek maddeler bazında farklı yürürlük tarihleri uygulanmıştır. Bazı maddeleri 2013, 2014, 2015, 2017 bazıları 2019 yılından itibaren geçerli olmuştur.

İş kazalarının meydana gelmesinde çoğunlukla eğitim eksikliği, koruyucu ekipman kullanmama, gerekli tedbirlerin alınmaması, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunun yetersizliği, çalışma koşullarının güvenliksiz oluşu, denetimsizlik ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin getireceği maliyetten kaçınması yatmaktadır.

İş Güvenliği Uzmanları ve Öngörme Yükümlülüğü

İşverenler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini genellikle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden hizmet alarak yürütmektedirler. İş Güvenliği Uzmanları sektör, işyeri ortamı, yapılan iş, kullanılan malzeme ve ekipmanı detaylı olarak inceleyerek risk analizi değerlendirme raporu düzenlemektedirler. İş güvenliği uzmanlarının önleyici bir rolü bulunmaktadır. Uzmanlar işyerinde gerçekleşmesi muhtemel tüm riskleri ve yapılması gerekenleri öngörür, alınması gerekli olan tedbirleri tespit eder ve bunları işverene bildirirler. İşyerindeki risklerin ve tedbirlerin öngörülmemiş olması iş güvenliği uzmanının sorumluluğunu doğurmaktadır.

Eğitim, Kişisel Koruyucu Donanım Verilmesi

İş güvenliği uzmanları tarafından çalışanlara işyerinde karşılaşabilecekleri durumlara karşı eğitim verilir. Yaptıkları işe uygun kişisel koruyucu malzemeler verilir ve bu durum tutanakla kayıt altına alınır. Bu eğitimler periyodik olarak yenilenir. Eğitimlerin verilmemesi ve süresinde yenilenmemesi kusur sebebidir.

Tespit ve Öneri Defteri Önemlidir

İş güvenliği uzmanları iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimler verildikten, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu oluşturulduktan ve risk analizi, acil durum eylem planı hazırlandıktan sonra tedbirlerin alınıp alınmadığı ve iş güvenliği kurallarının uygulanıp uygulanmadığına ilişkin düzenli olarak işyeri ziyaretleri yaparlar. Burada karşılaşılan uygunsuzluklara tespit ve öneri defterinde yer verirler. İşveren burada yer verilen hususları iyileştirmek, düzeltmek, eksikliği gidermekle yükümlüdür. Bu eksikliklerin giderilmemesi işverenin sorumluluğunu doğurur.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Ceza Soruşturması ve Denetim Yetkisi

Ceza hukuku yönüyle Cumhuriyet Savcıları tarafından soruşturma yapılmaktadır. İdari yönden ise İş Müfettişleri ile SGK Müfettişleri ve Denetmenlerince inceleme yapılmaktadır. İş Müfettişleri iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygunluk yönüyle denetim yapmakta ve eksikliklerin tespit edilmesi sonucunda idari para cezası uygulamaktadır.

SGK Müfettiş ve Denetmenleri ise kaza geçirenlerin veya yakınlarının talepte bulunması durumunda iş kazası sigortasından sağlanan haklara yönelik sigortalılık durumu, sigorta primine esas kazançlarının belirlenmesi ve kusur sorumluluğu yönüyle inceleme yapmaktadırlar. İşverenler SGK denetimi sonucunda da idari para cezası ve kusur oranına göre değişen rücu tutarlarıyla karşılaşılmaktadır.

Savcılık Tarafından Görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin Raporu

Bu raporlar kazanın aydınlatılmasında önemlidir. Bu heyetler genellikle teknik bir çalışma grubundan oluşur. Olay yerine ilişkin detaylı bilgiler yer alır. Kazanın oluşma nedeni ve hangi tedbirin alınmadığı ve kimlerin ihmali veya kusuru olduğu belirtilir. Bu raporları diğer denetim elemanları da dikkate alır. Bilirkişi raporları takdiri delil niteliğindedir.

Raporlarda neler var? İstatistikler ne söylüyor?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Programlı Teftiş 2018 Raporu

2017 yılı “Yeraltı ve Yerüstü Maden İşyerleri ile Madenciliğe Dayalı Endüstriyel Tesislerde İş Sağlığı ve Güvenliği Programlı Teftişi” kapsamında teftişi gerçekleştirilen işyerlerinde tespit edilen ve teftişler sonucunda giderilemeyen 1.629 mevzuata aykırılık nedeniyle işyerlerine toplam 14.180.176 TL idari para cezası uygulanması istenmiştir. Ayrıca 48 işyerinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 25. maddesi ve İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik’in 7. maddesi gereği işyerinde işin durdurulması istenmiştir.

Yeraltı maden işyerlerinde yapılan teftişlerde tespit edilen mevzuata aykırılıkların temel başlıklarını iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu, maden işletmelerinde hazırlanması gerekli yönergelerin olmaması, yeraltı maden işyerlerinde merkezî izleme sisteminin olmaması/çalışmaması, ikinci bağlantı yolunun bulunmaması gibi konular oluşturmaktadır. Bu durum maden işletmelerinin büyük bir kısmının üretim faaliyetlerinin de düzenli olmasını sağlayacak temel güvenlik tedbirlerini almadıklarını, bu eksikliklerini teftiş sırasında tamamlamaya çalıştıklarını göstermektedir. Özellikle yeraltı madenciliğinin ilkel metotlarla yapıldığı işyerlerinde tekrarlanan iş sağlığı ve güvenliği ihmallerinin iş kazası sayısını artırması muhtemeldir.

Sayıştay Amasra Denetim 2019 Raporu

Müessesede 2019 yılında 179’u (%94) yeraltında, 11’i (%6) yer üstünde olmak üzere toplam 190 adet iş kazası olmuş ve bu kazalar sonucunda 190 işçi yaralanmıştır.

2019 yılında meydana gelen 190 kazanın 72’sinin (%38) göçükler nedeniyle, 81’inin (%43) düşme, çarpma, yuvarlanma, kayma gibi muhtelif nedenlerle, 10 tanesinin (%5) malzeme taşıma, kullanma esnasında, 7’sinin el ile nakliyat, 4’ünün mekanik nakliyat, 5’inin elektrik nedeniyle olduğu görülmüştür.

2019 yılında 72 kişinin yaralandığı, toplam kaza sayısının %38’ini oluşturan ve çoğunlukla üretim ayaklarında meydana gelen, göçüklerin çoğunlukla ayak, baca ve tabanlarda meydana geldiği, bunların; taş -kavlak düşmesi, göçük, posta geliri-akması, tavan oturması, arın akması, kayması şeklinde tanımlanan, tahkimat sistemi ve durumu ile yakından ilgili kazalar olduğu görülmektedir.

Müessesede meydana gelen 190 kazanın 81 adedinin (%43’ü) ise kayma, düşme, çarpma, yuvarlanma gibi muhtelif nedenlerden kaynaklandığı görülmektedir. Galeri, desandre, taban ve tavan yollarında gelişigüzel atılmış malzemelerin bulunması, galeri ve desandrelerde insan geçişini engellemesi, kesit daralması, taban kabarması nedeniyle yolların bozulması, yollardaki su birikintileri gibi pek çok etkenin bu kazaların olmasına yol açtığı anlaşılmaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından müessese işyerlerinde yapılan teftişlerde eksiklikler tespit edilmesi ile Müessesede gerçekleşen iş kazaları ve işe giriş belgelerinden bazılarının zamanında ve belirtilen şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemesi nedenleriyle Müessese tarafından 360.523,75 TL’si önceki yıllardan devreden, 1.035 TL’si de 2019 yılında olmak üzere toplam 361.558,75 TL idari para cezası ödendiği görülmüştür.

Sosyal Güvenlik Kurumu İş Kazası İstatistikleri-2020

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 2020 yılı istatistiklerinde kömür ve linyit çıkartılması faaliyetinde toplam 8.460 kişinin kaza geçirdiği 21 kişinin vefat ettiği, metal cevheri madenciliği faaliyetinde 1.741 kişinin kaza geçirdiği 13 kişinin vefat ettiği, diğer madencilik ve taş ocakçılığı faaliyetlerinde 2.133 kişinin kaza geçirdiği, 28 kişinin vefat ettiği, madenciliği destekleyici hizmet faaliyetlerinde 650 kişinin iş kazası geçirdiği ve 4 kişinin vefat ettiği görülmektedir.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Madencilik Sektörü Gelişim Raporu-2020

Maden sektöründe 2019 yılında 100 çalışandan 10,72'si iş kazası geçirmiş olup bu kazalardan %0,36'sı ölümle sonuçlanmıştır. İş kazası oranı 2010 yılında 7,38 iken bu süreçte %45 artış yaşanmıştır. İş kazalarında ölüm oranı %1,38 iken bu süreçte %73,91 azalma meydana gelmiştir.

2019 yılında 2010 yılına göre iş kazası geçiren işçi sayısı %46 oranında artarak 13.174 kişi olmuştur.

Maden sektöründe 2019 yılında 100 çalışandan 10,72'si iş kazası geçirmiş olup bu kazalardan %0,36'sı ölümle sonuçlanmıştır. İş kazası oranı 2010 yılında 7,38 iken bu süreçte %45 artış yaşanmıştır. İş kazalarında ölüm oranı ise %1,38 iken bu süreçte %73,91 azalma meydana gelmiştir.

Türkiye'de madencilik sektöründe iş kazası geçiren işçi sayıları, son 10 yıl içerisinde dalgalanmalı hareket etmiş, 2014 yılında iş kazalarından dolayı hayatını kaybeden işçi sayısı en yüksek seviyeye ulaşırken bu oran 2019 yılında son 10 yıl içerisindeki en düşük değere ulaşmıştır.

İstatistiki bilgilere bakıldığında 2019 yılındaki iş kazası geçiren personel sayısı 13.174 olmuştur. Ancak bu artışın aksine iş kazası sonucu ölen işçi sayısı %61 azalmıştır. Bu sayıyı toplam personel sayısına oranladığımızda 100 çalışandan 10,72'sinin iş kazası geçirdiği anlaşılıp bu kazalardan %0,36'sının ölümle sonuçlandığı görülmektedir. 2010 yılında ise 9.007 personel iş kazası geçirmiş olup iş kazası oranı 7,38 iken bu on yıllık süreçte %45 artış yaşanmıştır. İş kazalarında ölüm oranı ise %1,38 iken bu süreçte %73,91 azalma meydana gelmiştir.

Madencilik sektöründe 2019 yılında 13.174 kişi iş kazası geçirmiştir. Meydana gelen iş kazaları incelendiğinde kazaların büyük çoğunluğunun kömür ve linyit çıkarılması alanında gerçekleştiği görülmüştür. 2019 yılında sektördeki toplam istihdamın yaklaşık %30'unu içinde barındıran kömür ve linyit çıkarılması alanında 8.983 personel iş kazası geçirirken, sektörün %47'sini içinde barındıran diğer madencilik ve taş ocakları alanında ise 2.435 personel iş kazası geçirmiştir. Bunun yanında aynı yıl gerçekleşen ölüm sayılarına baktığımızda iş kazası geçiren personel sayısının aksine kömür ve linyit çıkarılması alanında 13 işçi hayatını kaybederken, diğer madencilik ve taş ocakları alanında 28 işçi iş kazası nedeniyle ölmüştür. Bu durum da diğer madencilik ve taş ocakları alanında iş güvenliğinin daha dikkatle ele alınması gerektiğini göstermektedir.

İş sağlığı ve güvenliği hususunda iş kazaları oranı %45 artmıştır. Buna karşın ölüm oranı %73,91 azalmıştır. Yaşanan iş kazası sayılarının artmasına rağmen ölüm oranındaki azalma ilk yardım uygulamalarının geliştiğini göstermektedir. Ancak bunun yanında artan iş kazalarını azaltmak için de iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ve işçiler arasındaki farkındalığın artırılması gerekmektedir.

TMMOB Madencilikte Yaşanan İş Kazaları 2021 Raporu

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre 2010-2019 yılları arasında ülkemizde toplamda 2.360.472 sigortalı iş kazası geçirmiş, iş kazaları 13.852 can kaybı ile sonuçlanmıştır. Tüm sektörlerde toplam 6.400 meslek hastalığı kaydedilmiştir (SGK, 2020). Madencilik sektöründe ise (05-Kömür ve Linyit Çıkartılması, 07-Metal Cevheri Madenciliği ve 08-Diğer Madencilik ve Taş Ocakları faaliyet gruplarında) aynı dönemde 115.950 sigortalı iş kazası geçirmiştir. Bu iş kazaları sonucunda toplam 1.042 maden emekçisi hayatını kaybetmiştir. Aynı dönemde ayrıca 1.220 meslek hastalığı kaydedilmiştir.

Türkiye madenciliğinin işçi sağlığı ve iş güvenliği performansını uluslararası seviye ile karşılaştırırken yaklaşımımız Avustralya ve ABD gibi iyi örneklerin yanında Polonya ve Ukrayna gibi ülkemiz madenciliğine belli açılardan görece daha yakın olarak nitelendirilebilecek ülkeleri de incelemek olmuştur.

Hem ABD hem de Polonya madenciliğinde iş kazası geçiren madenci sayısında 2010’dan 2020’ye doğru kademeli bir azalma görülürken, Türkiye’de grafik dalgalı ve genellikle de artan bir seyir izlemiştir.

Türkiye Taşkömürü Kurumu 2021 Faaliyet Raporu

Rapora göre 1980’li yıllarda 8.500 civarında olan iş kazası sayısı alınan önlemler sonucu giderek azalmış ve 2021 yılında 2.960 yaralanma kazası ile sonuçlanmıştır. Yaralanma kazalarında; ilk sırayı %34 ile Karadon Müessesesi, 2. sırayı %27 ile Kozlu Müessesesi, 3. sırayı %21 ile Üzülmez Müessesesi, 4. sırayı %11 ile Armutçuk Müessesesi ve 5. sırayı da %7 ile Amasra Müessesesi almıştır. Yaralanmaların %2’si yer üstünde, %98’i yeraltında meydana gelmiştir. Kaza nev’ine göre dağılımlara bakıldığında yaralanmaların %68’si muhtelif, %15’i göçük, %12’si malzeme taşıma, %2’si nakliyat ve %2’si de harici işlerde olmuştur.

İLO Komitesinin 2018 - 2022 yılları arasında Türkiye’ye yönelik talep ve gözlemleri

İLO Komitesinin 2018 - 2022 yılları arasında Türkiye’ye yönelik talep ve gözlemlerine göre; madenlerde meydana gelen ölüm ve yaralanmayla sonuçlanmayan olayların raporlanmasında eksiklikler vardır.

Sözleşmeye göre işverenlerin, işçilerin güvenliği ve sağlığı için ciddi bir tehlike olduğunda, faaliyetleri durdurması ve işçileri güvenli bir yere tahliye etmeleri gerektiği hatırlatılmıştır.

İşçilerin kendilerini tehlikeden uzaklaştırma hakkına yönelik, İSG Yasasında yer alan “Tehlike ciddi, yakın ve kaçınılmaz ise” ifadesindeki “kaçınılmaz” ifadesinin çıkarılması talep edilmiştir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2022 Verileri

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre 2022 yılının ilk dokuz ayında 53’ü madencilik faaliyetlerinde çalışan en az 1.359 işçi hayatını kaybetmiştir.

Değerlendirme

Türkiye Taşkömürü Kurumunun Bartın/Amasra’da bulunan taş kömürü maden ocağında 14 Ekim Cuma günü saat 18.15 sularında grizu patlaması meydana geldi. 41 kişi yaşamını yitirdi. Yetkililer olayın tüm yönleriyle açıklanacağını, sorumluların hesap vereceğini açıkladı. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı soruşturma yürütüyor. Olayın aydınlatılması için Amasra Maden Ocağının İSG Risk Değerlendirme Raporu, İSG Tespit ve Öneri Defteri, savcılık tarafından alınan ilk ifadeler, bilirkişi heyetinin raporunda yer verilen konular belirleyici olacaktır. Bilirkişi heyetinde görevli olan Bartın Baro Başkanı Avukat Ferhat Parlatır, “Bizim genel olarak izlenimimiz ve tespitlerimiz burada olayın bir ihmal olduğu. Yakın bir zamanda bilirkişilerin ön raporları doğrultusunda sorumluların tespit edilip adalet önünde hesap vereceklerini düşünmekteyiz” dedi. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı şüpheli olarak değerlendirilen 25 kişiye ilişkin gözaltı kararı verildiğini duyurdu.

Soma Maden faciası davasının hâlâ devam ettiğini biliyoruz. Sorumluların tespit edilmesi yargı sürecinin uzun olacağı bu olayın gündemdeki yerini kaybedeceği de aşikâr. Raporlardaki tespit ve değerlendirmeler ve istatistiklere göre eksiklikleri bulunan, hatta bu eksiklikler nedeniyle faaliyeti durdurulan işyerleri bulunuyor. İşverenler denetim ve ceza olmadan veya bir kazayla karşılaşmadan yükümlülüklerini yerine getirmiyor, hatta denetimlerde tespit edilmesine rağmen yerine getirmeyip idari para cezasını ödüyorlar. İş kazası meydana geldikten sonra önlem alınmaya çalışılıyor, ancak iş işten geçmiş oluyor.

İş kazaları çoğunlukla alınması gerekli olan önlemlerin ve tedbirlerin alınmamış olması nedeniyle meydana geliyor. Bundan dolayı, işverenlerin iş sağlığı güvenliğine ilişkin önleyici tüm tedbirleri alması ve işçilerinde bunlara uyması gerekiyor. Bu tedbirlerin tam anlamıyla yerine getirilebilmesi için, sorumluların cezalandırılması ve adli ve idari cezaların esnetilmeden uygulanması önemli. İşverenlerin teknolojinin getirdiği tüm imkânları kullanması da yasal zorunluluk. Yukarıda yer verilen raporların geçmiş tarihli olmasına rağmen iş kazalarının 2022 yılında da devam ettiği görülüyor. 2022 yılına ilişkin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine baktığımızda ilk dokuz ayda 53’ü madencilik faaliyetlerinde çalışan en az 1.359 işçi hayatını kaybetti. Bu durum gösteriyor ki alınan önlemler, tedbirler ve denetimler yetersiz. İş kazalarının son bulması temennisiyle…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İş Hukuku & Sosyal Güvenlikİş Hukuku & Sosyal Güvenlik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Grizu Patlaması, Kozlu Davası, Staj Sigortası

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik, ilk sayısıyla yayımda.

31 Eki 2022

Kahraman Bekçili/AA

YAZARLAR

İş Hukuku & Sosyal Güvenlik

Çalışma hayatına ilişkin gelişmeler, yeni kanun ve mevzuatlar, sendikaların eylem ve çalışmaları, yoksulluk, işsizlik ve enflasyon raporları.

İLGİLİ OKUMALAR