2023 Yılında Türkiye Ekonomisi ve Kurumsal Gelişmeler

Hükümetin ekonomiyi istikrara kavuşturma çabaları ve Merkez Bankası'nın para politikasını yönetmedeki rolü, enflasyon, döviz istikrarı ve dış ticaret dengesizlikleri gibi sorunları ele alırken oldukça merkeziydi. Haliyle bu merkezi planlar ya da plansızlıklar ekonomi yönetiminde kurumsal kapasitenin maalesef yukarıya çekilememesine neden oldu.
2023 Yılında Türkiye Ekonomisi ve Kurumsal Gelişmeler

Türkiye Ekonomisi 2023 yılında da bir önceki yılda olduğu gibi çalkantılar yaşadı. Tüm bu çalkantılar kurumsal herhangi bir gelişmenin yeşermesine izin vermedi. Sadece ekonomi yönetiminin değişmesi neticesinde para politikasında bir miktar kurumsal dinamiklere dönüş gözlemlendi. Bültenin bu sayısında 2023 yılında Türkiye ekonomisini dört başlık altında veriler ışığında kısaca değerlendireceğiz.

Enflasyonlu Ortamında Ekonomik Büyüme

2023 yılında küresel belirsizliklere ve temkinli yatırımlara rağmen, Türkiye ekonomisi tüketimle ve hükümet harcamalarıyla desteklenen %5.9'luk bir yıllık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) büyümesi ile direnç gösterdi. Ancak ekonomi, döviz kurundaki değer kaybı, enerji maliyetlerindeki artış ve tedarik zinciri aksamaları gibi faktörlerden kaynaklanan yüksek enflasyon baskısıyla karşı karşıya kaldı. Kasım 2023 itibarıyla Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık %61.98'e ulaşarak ekonomi için önemli bir zorluk oluşturdu. Bu arada, neredeyse tüm ekonomik kurumların sene başındaki enflasyon öngörülerinin hiçbirinin tutmaması ekonomik kurumlardaki kapasite aşınmasını gözler önüne serdi.

Kurumsal Reformlar ve Para Politikası

Hükümetin ekonomiyi istikrara kavuşturma, malî disiplini sağlama ve düzenleyici çerçeveleri güçlendirme amacıyla gerçekleştirdiği kurumsal reformlar, yapısal zayıflıkların üstesinden gelmek ve daha öngörülebilir bir ekonomik ortam yaratmak bakımından hayatî öneme sahipti. Fakat yapılmak istenen reformlar maalesef yapılamadı, yapılanlar ise etkili olamadı. Aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ekonomik zorlukları yönetmedeki rolü kritikti. Banka’nın enflasyonu kontrol etme ve büyümeyi destekleme ihtiyacını dengeleme amaçlı para politikası kararları, Türk Lirası'nın değeri üzerinde önemli bir etkiye sahipti. Döviz kuru, yatırımcı motivasyonu ve gerek iç gerekse dış ekonomik olaylardan etkilenerek dikkate değer dalgalanmalar yaşadı. Yine de Türkiye ekonomisi en iyi kurumsal performansını para politikası alanında gösterdi. Öte yandan, tüm bir ekonomi yönetiminin geçmişin hatalarını sadece para politikası ile gidermesi mümkün olamayacağı için, para politikasında ‘’rasyonel’’e dönüş genel kurumsal kapasite çerçevesinin iyileşmesine ancak kısıtlı katkıda bulunabildi.

Dış Ticaret, Ödemeler Dengesi ve İstihdam Dinamikleri

Dış ticaret ve ödemeler dengesi açısından 2023 yılı, Türkiye'nin uluslararası kurumlar ve ticaret ortakları ile daha aktif bir şekilde iş birliği yapmasına ve dış yatırımlar aramasına tanık oldu. Otomotiv ve tekstil gibi sektörlerdeki ihracata rağmen, özellikle enerji ve ham maddeler için artan ithalat maliyetleri nedeniyle, ticaret açığı genişledi. Bu durum, dış finansman ihtiyaçları ve döviz rezervleri konusunda endişelere yol açtı.

İstihdam cephesinde, hükümet KOBİ'ler için teşvikler ve meslek^, eğitim programları gibi çeşitli politikalar uygulayarak iş yaratmayı ve savunmasız sektörleri desteklemeyi amaçladı. Ekim 2023 itibarıyla%8.5 olarak gerçekleşen işsizlik oranında bir miktar iyileşme gözlendi. Fakat işgücüne katılımın da sürekli düşüyor olması işsizlik rakamlarının bir anlam ifade etmesinin önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıktı.  Ayrıca sektörler arası iş yaratma eşitsiz kaldı ve kayıt dışı istihdam istihdamın önemli bir parçası olmaya devam etti. Yüksek yaşam maliyeti ve enflasyon baskıları, reel gelirleri eriterek ve düşük-orta gelirli aileler üzerindeki yükü artırarak yaşam standardını olumsuz etkiledi.

Özetle, 2023 yılında Türkiye ekonomisi, kalkınma içermeyen büyüme ve kurumsal zorlukların karışımını yaşadığımız bir yılı geride bıraktı. Kurumsal reformlar, para politikası ayarlamaları ve kısa vadeli stratejik dış angajmanlar bu ekonomiyi yönetmede anahtar rol oynadı. Hükümetin ekonomiyi istikrara kavuşturma çabaları ve Merkez Bankası'nın para politikasını yönetmedeki rolü, enflasyon, döviz istikrarı ve dış ticaret dengesizlikleri gibi sorunları ele alırken oldukça merkeziydi. Haliyle bu merkezi planlar ya da plansızlıklar ekonomi yönetiminde kurumsal kapasitenin maalesef yukarıya çekilememesine neden oldu.



[1]https://rm.coe.int/grecorc4-2023-12-final-eng-4th-interim-compliance-report-turkiye-conf-/1680ada6ef

[2]https://rm.coe.int/16806c9d29

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Enes Özkan

Ekonomist. Daktilo1984 kurucusu ve genel yayın yönetmeni. İstanbul Üniversitesi Blockchain Teknolojileri Merkezi kurucusu ve iş geliştirme koordinatörüdür. Aynı üniversitede davranışsal iktisat ve yatırımcı psikolojisi alanında doktora çalışmasına devam etmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR