27 ülkeden ivedi çağrı: Trans hakları


Yeni Citroën C3 Aircross SUV ile özgürlük vakti Ferahlığı ve modülerliğinin yanı sıra günlük hayatı kolaylaştıran gelişmiş teknolojileriyle modern ve özgün SUV tavrını korumaya devam eden Yeni Citroën C3 Aircross ; güçlü yönlerini korurken daha iddialı bir tasarım, daha olgun bir duruş ve daha fazla kabin içi konforla daha iddialı bir kişilik kazandı. Bugün Spektrum okuyucularını daha gösterişli bir ifade kazanan ve bir Citroën SUV olmanın tüm gereklerini sunan Yeni Citroën C3 Aircross’u yakından tanımaya davet ediyoruz. Daha iddialı ön tasarım : Yeni Citroën C3 Aircross SUV iddialı ön görünümü ve özellikle de yeni far tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Citroen’in karakteristiğini yansıtan LED farlar yüksek aydınlatma performansıyla daha fazla görüş ve güvenlik sağlıyor. Yan gövde kaplamaları ile yeni Citroën C3 Aircross, B-SUV segmentinde rakiplerinden ayrışmaya ve özgün bir görünüm sergilemeye de devam ediyor. İyi hissettiren Advanced Comfort koltuklar : Yeni Citroën C3 Aircross, yeni köşeli çizgileriyle ön tasarımda daha iddialı bir görünüm sergilerken, Citroën Advanced Comfort® programıyla araç içi konforu daha da artırarak sürücülerin ve yolcuların kendilerini evlerinde gibi hissetmelerini sağlıyor. Sınıfının en iyi sürüş konforunu sağlayan süspansiyon ayarlarına ek olarak, Citroën C3 Aircross’da sunulan yeni Advanced Comfort koltuklarla yeni aktif yaşam tarzını destekleyen konforlu bir SUV olarak öne çıkıyor. Sınıfının en geniş, en modüler ve aydınlık iç mekanı : Yeni Citroën C3 Aircross, panoramik açılır cam tavanı ve segmentin en iyi arka koltuk diz ve baş mesafesi ile sınıfının en geniş, en modüler ve en aydınlık iç mekanıyla konforlu ve çok yönlü bir kullanım sunuyor. İki parça halinde bağımsız ileri-geri hareket eden kızaklı arka koltuklarıyla kabin içinde de modülerliği destekliyor. Hayatı kolaylaştıran teknolojiler : Yeni C3 Aircross SUV, yeni nesil Citroën modellerinde de olduğu gibi sürüş güvenliğini ve sürüş konforunu arttıran, konfor odaklı gelişmiş 12 farklı sürüş destek sistemleriyle konfor anlayışını fiziksel kalıplardan çıkartıyor. Tüm bu sistemler sürücü ve yol arasındaki adaptasyonu maksimumda tutarak otonom sürüşe giden yolun yapı taşlarını da oluşturuyor. Yeni yüksek çözünürlüklü ekran, Apple CarPlay ile uyumlu ekran yansıtma özelliği ile yolculukları keyfe dönüştürürken, kablosuz akıllı telefon şarjı gibi özellikler hayatı kolaylaştırıyor. Yeni Citroën C3 Aircross SUV ile her yolculuğu özgür bir deneyime dönüştürmek için Citroën bayilerini ziyaret edebilir; yıllara meydan okuyan Citroën konforunu ve güçlü SUV karakterini Yeni CITROËN C3 Aircross SUV ile deneyimlemek, Yeni Citroen C3 Aircross SUV’yi yakından tanımak ve test sürüşü randevusu almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde 27* Birleşmiş Milletler ülkesinden oluşan bir grup transfobi ve trans bireylere yönelik şiddet hakkında araştırmalarını bir bildiri etrafında toplayarak farkındalık oluşturdu. 29 Haziran’da Cenevre’de toplanan grup Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ni “olağanüstü şiddet ve taciz düzeyleriyle karşı karşıya olan, başta trans kadınlar olmak üzere trans bireylerin ve kendini bir cinsiyet içerisinde tanımlamayan bireylerin insan haklarını korumaya” çağırıyor.
Nedir?
BM üye ülkeleri grubu adına sözü alan Şili, konseye yaptığı açıklamada, “İvedi bir mesele olarak, transseksüel bireylerin insan haklarını korumak ve uygulamak için üye ülkeleri çağırıyoruz." dedi. Bildiride olağanüstü şiddet ve tacize maruz kalan LGBTİQ+ bireylere yönelik hak ihlalleri tekrar edilerek konunun önemi vurgulandı. Trans haklarına yönelik hassas adımlar atılması ve BM İnsan Hakları Konseyi tarafından buna ön ayak olunması uluslararası trans topluluğu açısından tarihî bir adım olarak anılıyor.
27 ülkenin yapmış olduğu araştırma ve bildiride 5 farklı sivil toplum kuruluşu da aktif şekilde rol oynadı. Araştırmaya göre 2008'den bu yana belgelenen ve %97'si kadın olan en az 3 bin 664 trans cinayeti işlendi. Dünya genelinde bildirilen trans ve cinsiyet çeşitliliği cinayetlerinin sayısında sürekli bir artış olduğu da gösteriliyor. BM üyesi ülkelerin de belirttiği gibi, trans kadınları “şiddet, cinayet ve diğer insan hakları ihlalleri ve istismarlarına maruz kalma riski daha yüksek.” Birçok ülkede ise trans bireylere yönelik şiddet ve cinayetlerin “transfobi”, “nefret suçu” adı altında kayıtlara alınmaması ise gerçek sayının bilinenden kat kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
Şili’den öncülük
2019'da Las Tesis gösterileriyle kadın ve LGBTİQ+ hareketinde öncü bir hareket başlatan Şili aynı zamanda hükümete karşı gerçeklesen kitlesel eylemler nedeniyle sosyal hareketleri ve toplumsal cinsiyet mücadelesini takip edenlerin gündemindeydi. Referandumla yeni bir anayasa yazımının kabulüyle Şili, anayasasında da cinsiyet eşitliğinin temel alınacağı ve trans bireylerin temsilinin artırılmasına yönelik adımlar atılacağını belirtmişti.
Türkiye’de durum
2015’ten bu yana yasaklı olan Onur Yürüyüşü ve Onur Haftası etkinliklerine bu yıl da İstanbul Valiliği’nden izin çıkmamıştı. Gerekçe olarak "halkın huzur ve güvenliğinin, genel sağlığın ve genel ahlakın korunması" ve "olası şiddet ve terör olaylarının önlenmesi" gösterilmişti. Anayasal hakları ile barışçıl şekilde yürüyüş yapmak isteyen LGBTİQ+ komitesi yasakları tanımayıp “sokaklar bizimdir” diyerek yürüyüş yapmak için toplandı. LGBTİQ+ bayraklarını, maskelerini kullanan vatandaşları gözaltına alan kolluk güçleri ve Boğaziçi direnişinde hedef gösteren siyasiler referans alındığında ise trans bireylere yönelik hak ihlalleri açık şekilde görülüyor.
- Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatović, LGBTİQ+ bireylerin maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'e ortak mektup yollamıştı. Mektubunda, LGBTİQ+ bireylerin toplanma, örgütlenme ve ifade özgürlüklerine saygı duyulması, toplumda damgalanmalarının önlenmesi ve kendilerine yönelik nefret suçlarının önüne geçilmesi için önlemler alınmasını istemişti. Avrupa ve Orta Asya'da 54 ülkeden 600'den fazla LGBTİ kuruluşunu çatısı altında buluşturan Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Birliği'nin (ILGA) Avrupa teşkilatı ise kıta genelinde siyasetçiler tarafından yapılan homofobik ve transfobik söylemin artış gösterdiğini açıklamıştı. Transgender Europe’un (TGEU) Trans Cinayetleri İzleme Projesi 2020 verilerine göre Türkiye dünyada en fazla “görünür” trans cinayeti işlenen ülkelerden biri ve LGBTİQ+’lar için Avrupa’nın en tehlikeli ikinci ülkesi...
* SOGI görev grubunu oluşturan 27 BM üye ülkesi: Arjantin, Şili, Uruguay, Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Kosta Rika, Danimarka, Yunanistan, Finlandiya, Almanya, İzlanda, İsrail, İrlanda, İtalya, Lihtenştayn, Lüksemburg, Malta, Meksika, Norveç, Hollanda, Portekiz, Birleşik Krallık, ABD, İsveç ve İsviçre.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yazılarımızda odağımıza Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında petrol üretimi kaynaklı gerginliği ve 27 ülkenin yaptığı trans bireylerin haklarını koruma çağrısını alıyoruz.
15 Tem 2021

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




