

Yenibirlider Gelişim Programı'nın yeni dönem başvuruları başladı Yenibirlider Derneği , kurulduğu 2012 yılından bu yana, üniversite öğrencilerini ve fark yaratan bireyleri liderlik eğitimleri ve kapasite geliştirme programlarıyla güçlendirmek için çalışıyor. Derneğin; Prof. Dr. Özgür Demirtaş liderliğinde, 25-40 yaş arasındaki profesyonellere ve girişimcilere yönelik tasarladığı Yenibirlider Gelişim Programı 'nın başvuruları ise 21 Kasım tarihine kadar devam ediyor. Programda neler var? Açılış konuşmasını, Prof. Dr. Özgür Demirtaş ile Cem Garih ve Kerem Kamışlı'nın yapacağı akademik program kapsamında aşağıdaki eğitimler gerçekleştirilecek. “Bir Yaşam Tarzı: Networking”, Networking Eğitmeni ve Koçu Erdal Uzunoğlu “Jeopolitiği Anlamak Dünyada ve Türkiye’de Neler Oluyor?”, KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır “Dijital Pazarlama ve Tüketici Davranışları”, Tick Tock Boom Dijital PR ve Marketing Genel Koordinatörü Cem Çınlar “Değişim Yönetimi”, RNA Değişim Yönetimi Kurucusu Rana Özşeker “Çevikleşme Kültürü Hibrit Ekiplerin Yönetim Süreçleri”, Alarko Holding Stratejik Planlama Müdürü Tal Garih “Yapay Zekâ Çağında Veri ile Yönetim”, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Hayri Tongarlak “Bundan Sonra: Ekonomi, Finans ve Para”, Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez Programda yer alan Vizyon Buluşmaları kapsamında katılımcılar; Teknoloji Yazarı, Trend Avcısı M. Serdar Kuzuloğlu ve Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı Özgür Burak Akkol’un konuşmacı olacağı etkinliklere katılacaklar. Gelecekte: Akademik programı, vizyon buluşmaları, mentorluk ve koçluk bileşenleriyle 12 ay sürecek olan program sonrasında mezunlar; bireysel liderlik gelişim hedeflerine yaklaşacak, iş dünyasıyla ilgili gerekli becerileri geliştirecek, kendi liderlik yolunu keşfedip profesyonellerle çevre kurarken Yenibirlider Ekosistemi’nin içerisinde daimî olarak yer alma şansı elde edecek. Program hakkında detaylı bilgiye ulaşmak ve başvuru yapmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Siyasette net açıklamalar olmamakla birlikte erken seçim iddiaları sürüyor. Ekonomide verilen kararlar ve hem hükümet hem de muhalefet kanadının söylemleri iddiaları güçlendiriyor. Tüm bunların anketler üzerinde yansımaları da açıkça görünüyor.
PİAR Araştırma Şirketi, Türkiye’nin 26 ilinde 2 bin 520 katılımcıyla gerçekleştirdiği son seçim anketi sonuçlarını geçtiğimiz günlerde paylaştı. Ankete göre kararsızlar dağıtılınca AK Parti'nin oy oranı %30,6, CHP %26,6, MHP %8,7, HDP %11,5, İYİ Parti %12,4, DEVA Partisi %6,0 ve Saadet Partisi ise %1,3 oy oranına ulaştı.
Anketin sonuçları AK Parti ve ittifakı MHP’nin ise oy oranlarının ciddi oranda düştüğü şeklinde yorumlandı.
Oy düşüşü yeni alternatifler mi aratıyor?
Oy oranlarının anketlerdeki düşüşünün hükümet kanadında bir karşılığı olmadığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda "Özellikle son dönemde ortaya atılan anketlerin kimler tarafından ne amaçla yapıldığı ortadadır. Bu tür anketlerle manipülasyonlardan ciddi anlamda bıktık.” sözleriyle belirtmişti. Ancak son haftalarda Cumhur İttifakı’nın seçimle ilgili farklı yöntemleri değerlendirmesinden bu ifadelerin çok da geçerli olmadığı çıkarılabiliyor.
Neler oluyor?
Erken seçim olmasa dahi seçim tarihinin yaklaştığı bir gerçek. Buna yönelik yalnızca Cumhur İttifakı değil Millet İttifakı ve diğer partilerin de çalışmaları bulunuyor.
- 6 parti koalisyonu: CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin temsilcileri geçtiğimiz ay bir araya gelerek "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" vaadi üzerine bir seçim çalışması gerçekleştirdiklerini açıklamıştı. Partilerin bu konu üzerine çalışmalarının sürdüğü ve ayrıntılı olarak her konuda fikir birliği sağlamaya çalıştığı biliniyor.
- Baraj düşürme: Buna karşılık hükümet partisi AK Parti ve ittifakı MHP’nin de farklı çalışmaları bulunuyor. Eylül ayında Cumhur İttifakı yeni seçim yasası çalışmaları kapsamında %10 olan seçim barajının %7’ye düşürülmesi konusunda anlaştıklarını açıklamıştı. Hatta barajın daha da indirilebileceği söylenmiş; daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamayla %7 üzerinde net bir anlaşma sağlandığını açıklamıştı.
Yeni tartışma: 50+1
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la 10 Kasım’da görüşen Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu görüşmenin ardından cumhurbaşkanının “50+1’in mahsurlu olduğunu anladık. 50+1’i o zaman bu kadar sıkı bir şeye bağlamamamız gerekirmiş. Onun farkına vardık” ifadelerini kullandığını söyledi. Bu ifadeler uygulamanın değiştirilebileceği sinyalinin verildiği şeklinde yorumlandı.
- 50+1 nedir? Bu sistem Türkiye’de 2017’deki anayasa değişikliğiyle kabul edildi ve 2018'de uygulandı. Basitçe, özellikle Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin seçimlerinde uygulanan, başkan adayının seçmenin yarısının oyunu alması ve üzerine bir oy daha alarak çoğunluğu sağlaması kuralı olarak açıklanabilir. Başkanlık sisteminin çoğunluğu gerektirmesi nedeniyle uygulandığı belirtilir. %50+1’in sağlanamaması durumundaysa 15 gün sonra ikinci tur seçimi yapılır.
- Daha önce ne oldu? 2018 yılında gerçekleşen seçimlerde Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan %52,59 oy oranıyla çoğunluğu sağlayarak Cumhurbaşkanı olmuştu.
Neden eleştiriliyor?
Başkanlık sisteminin başlı başına eleştirilmesinin yanı sıra 50+1 kuralı da yoğun olarak eleştirilen bir metot. “Demokratik olarak çoğunluğun sağlanması” olarak görülse de Türkiye’yi kaosa sürükleyeceğine dair bir görüş de hâkim. Sözcü Gazetesi yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek kuralla ilgili şu eleştiriyi yaptı:
“Anayasa toplantısında 50 +1'in hem bugün hem de gelecekte önemli sıkıntılara sebebiyet vereceğini ve Türkiye'yi bir kaosa sürükleyeceğini söyledim yine söylüyorum… İktidarın da tereddütleri var muhalefetin de. Çünkü, bir partinin desteğine ihtiyaç var. (Örneğin %50+1'i aşmak için kapatma davası açılmış bir partinin desteği gerekiyor.) Diyelim ki, parlamenter sistem doğrudur. Ama Haziran 2023'teki seçim bugünkü sisteme göre yapılacak... Meclis'te 360 çoğunluk elde edilemedi. Parlamenter sistemi isteyenler 320'de kaldı. O zaman ne olacak? 5 yıl bu sistemle gidilecek. Bu sistemle Türkiye 5 sene bir belirsizliğe girmiş olacak.”
Dün Sözcü yazarı Deniz Zeyrek ise yazısında, AK Parti’de önemli görevlerde bulunan hukukçu tanıdığının bu konu hakkındaki görüşlerini paylaştı. Zeyrek yazısında tanıdığının şu ifadelerine yer verdi:
"Başkanlık sistemi dendi mi %50+1 şarttır. Başkanlık sistemi çoğunluk gerektirir. %30'la başkan seçilmez bu nisbi temsildir ve sadece parlamenter sistemde olur. Başkanlık sistemini savunuyorsanız %50+1'i yakalayamayınca kaybedeceğinizi bilmelisiniz. Demokrasi dâhilerin değil, makullerin rejimidir… Bizim cari sistem, teorik temellerinden koptu ve Başkanlık sistemi değil Başkancı sistem oldu.”
Neden değiştirilmek isteniyor?
Başkanlık sistemiyle getirilen bu kuralın “değiştirilmek istenmesi” yorumunun farklı nedenleri bulunuyor. İlk olarak Cumhur İttifakı’nın seçimde bu çoğunluğu sağlayamama düşüncesinin bulunduğu değerlendiriliyor. Bunun sonucundaysa ya ikinci tura kalınacağı ya da farklı partilerle ittifak arayışı içine girileceği yorumları yapılıyor. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi lideri ve Cumhurbaşkanı’nın görüşmesi de olası ittifak olarak yorumlanmıştı.
Öte yandan hükümetin asıl endişesinin rakibi Millet İttifakı değil, 6 partinin son dönemde kurduğu koalisyon olduğu da söylenebilir. Yukarıdaki anketten de yola çıkıldığında olası bir senaryoda 6 partinin ortak vaatlerle ortak aday çıkarması; %50’nin üzerinde bir oy çoğunluğuyla ilk turda seçimi kazanmasını sağlayabilir. Bu da iktidar ve ittifakının büyük kaybı olarak tarihe geçebilir.
Siyasilerin tepkileri
AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, “%50+1 suni birtakım ittifakların önünü açıyor. İki dünya bir araya gelse birleşmeleri mümkün olmayanlar bir araya geliyorlar. Karşı tarafa kaybettirme adına yapıyorlar. Kazanma değil kaybettirme esaslı… Bu suni yapı da zeminde bir bozulmaya sebebiyet veriyor” dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Önümüzdeki seçimlere bu sistemle gidilecek. Yakınanların önerilerinin görülmesi lazım" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, “ ‘%50 1’i sorundur’ diyorsanız kaybedişinizin itirafını yapıyorsunuz. Tutturamazsınız 50 1’i. İktidar kurduğu tuzağa yakalandı” yorumu yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, "Erdoğan aslında bir tükenmişlik sendromunu da ifade ediyor. Saray iktidarı tükendi. Sistemleri de iflas etti, kendileri de iflas etti. Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı, %50+1’in çok üzerinde oy alarak Türkiye’nin 13’üncü cumhurbaşkanı olacak” diye konuştu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Şu andaki iktidar, oyunun mevcut kurallarına göre yeniden seçilemeyeceğinin farkında varmış olmalı ki kuralları değiştirerek ‘acaba tekrar seçilebilir miyimin’ hesabına girmiş durumda." yorumunu yaptı.
Değişiklik olabilir mi?
Yaklaşık 2 yıl önce de bu konu hakkında birtakım tartışmalar çıkmış, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu dönemde, “%50+1’in %40+1’e çekilmesine yeşil ışık yaktığı” ancak ittifakı MHP’nin buna karşı çıktığı söylenmişti. 2 yıl sonra, bugünkü resme bakıldığında kural değişiminin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini MHP’nin değerlendirmelerinin ardından öğreneceğimizi söylemek mümkün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese günaydın. AB ülkeleri Belarus'a karşı yeni yaptırım kararları aldı. Bulgaristan'daki seçimler ikinci tura kaldı. Türkiye'de siyasiler arasında 50+1 kuralı hakkında tartışmalar yaşandı.
16 Kas 2021

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





