İçinde bulunduğumuz dönem sadece sosyal varlıklar olmamız sebebiyle zor olmasının yanı sıra, dilediğimiz her şeyin haberini alabildiğimiz platformların yansıttığı “öğrenilen şiddet” ile de dikkat çekiyor. Bu konu hakkında yazılanlar bize, kadınlar başta olmak üzere LGBT bireylerin; doğal afet, savaş veya salgın hastalıkların sebep olduğu kriz dönemlerinde cinsiyete bağlı şiddetin mağdurları olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü, her üç kadından birinin hayatında şiddete maruz kaldığını ve bunun “en az bildirilen fakat en yaygın insan hakkı ihlali” olduğunun altını çiziyor.Dünyada neler oluyor?
Zor günlerde artan şiddet
Ege Dikencik

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Genel Müdür Vekili Anita Bhatia, ABD merkezli TIME dergisine yaptığı açıklamada “İnsanları virüse karşı korumak için alınan önlemlerin aile içi şiddet mağdurlarını etkileyebileceğini kabul ettiklerini” söyledi. Çin’de şubat ayında polise bildirilen aile içi şiddet vakalarının önceki yıla göre üç kat artması da bunu destekliyor. ABD’de ise aile içi şiddetle ilgili 16 Mart’tan beri 2 bin 345 çağrı alındığı açıklandı. Bu noktada ilgi çekici bir detay da şiddet uygulayan kişilerin mağdurları, virüsten korunmaları için gereken sabun, el dezenfektanı veya sudan mahrum etmekle tehdit etmeleri. Türkiye’ye baktığımızda ise son dönemde yayımlanan iki rapordaki rakamlar, koronavirüsün tespitinden sonraki ilk 15 günde öldürülen 18 kadının 12’sinin evinde şiddet gördüğünü not ediyor. Bu noktada şiddetin ortaya çıktığı evden kaçmak da zorlaşıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD, Grönland'a kalkınma desteği sağlıyor. Aile içi şiddet, Covid-19 döneminde artıyor. Her sektör salgından farklı etkileniyor. 24 Nisan sabahından günaydın.
24 Nis 2020

İLGİLİ OKUMALAR


