İstanbul'un köyleri

İstanbul’u ne kadar çok sevsek de bazen kendimizi sessiz ve huzurlu doğanın kollarına bırakmak istiyoruz. Bu isteğin pandemi sürecinde hayati bir ihtiyaca dönüştüğü de bir gerçek. 1 Haziran’dan sonra sokağa çıkma yasaklarının kalkmasıyla şehrin kısıtlı yeşil alanlarında nefes almaya çalışmanın İstanbul sakinlerine ne kadar yettiği de tartışma konusu. Bu sürecin daha ne kadar devam edeceği belirsizliğini korurken yaz bitmeden, İstanbul’un şehirden bir çırpıda ulaşılabilecek köylerini listelemek istedik. Bu liste aynı zamanda kirlilik, bakımsızlık ve doğa tahribatı gibi problemler sebebiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihî ve doğal miras üzerine de düşünmeye davet ediyor.

Hacıllı: Göletleri, şelalesi, yemyeşil patika ve yürüyüş parkurları gürültüsüz bir İstanbul arayanlar için cennet. İstanbul'dan yaklaşık 100 km uzaklıkta Şile’de bulunan köy; kamp yapmak için uygun alanlar barındırıyor ama kamp yapacaksanız güvenlik sebebiyle köy muhtarına uğrayıp bir selam vermeniz şart. Köyde herhangi bir tesis yok, telefon bile çekmiyor. Ne üzücü ki bu sessizlik, yaklaşık 50 yıldır Şile’de yapılması planlanan Sungurlu ve Osmangazi barajlarının tehdidi altında. Projenin akıbetiyse henüz netleşmiş değil.

İnceğiz: Tarihi milattan önce 5500 yılına kadar dayanan Çatalca’ya bağlı İnceğiz Köyü’nü ve doğal mağaralarını Yeşilçam filmlerinden hatırlayanlarınız vardır. Kemal Sunal’ın Salako ve Davaro filmleriyle Tarkan filmlerinin bazı sahnelerine doğal set olan kovuklar, insan eliyle oyularak yapılan en eski mağara örneklerinden kabul ediliyor. 4. yüzyıldan itibaren manastır olarak kullanılan apartman benzeri yapılar bir zamanlar kalabalıklara yuva olsa da günümüzde bilinçsiz kalabalıklardan korunmaya muhtaç.

Garipçe: Rumeli Kavağı ile Rumeli Feneri arasında kalan şirin, minik bir sahil köyü Garipçe. Köyün bir ucundan diğer ucuna 10-15 dakikada gidebilirsiniz, öyle minik. Yine de bu küçük alana kendisiyle aynı adı taşıyan bir kale, hamam, kilise, yıkık evler ve 1199 yılında yapılmış bir çeşme sığmış. Son birkaç yılda üçüncü köprü inşaatıyla adı duyulan köyün harika manzarası, İstanbul’dan bir saatlik mesafede şehirde zaman zaman aradığımız huzuru sunsa da plajları ne yazık ki yüzülecek kadar temiz değil.

Gökmaslı: Göksu deresinin içinden geçtiği Gökmaslı, 600 yıllık bir köy. Şile’nin bu sakin köyü, asırlık ahşap evleri ve yemyeşil doğasıyla İstanbul sakinlerine kargaşadan uzak bir seçenek sunuyor. Organik pazarının yıldızı da senede ortalama 40 ton üretilen fındık. Meşhur kestane balı da köyden İstanbul’a taşınmaya değer. Tarihî evlerin fotoğraflarını da bol bol çekmek şart; çünkü Gökmaslı da Sungurlu ve Osmangazi barajları yapılırsa sular altında kalacak köyler arasında sayılıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

Galata'dan Sevgilerle

Kadıköy'ü nasıl bilirdiniz? Hiç bir turşu dükkânına girip bir bardak turşu suyu istediniz mi? Peki ya bizimle İstanbul'un köylerine gelir miydiniz?

16 Ağu 2020

Galata'dan Sevgilerle

İLGİLİ OKUMALAR