The Soundsslike Arşivi
Dur, dinle, fark et: İstanbul'un ses manzaraları
İstanbul’un gözle görülemeyen bir manzarası var: Sesler. Günlük hayatımızdan yayılan tüm seslerin, gördüğümüzün ötesinde anlatacakları da var. Zaten bir ses manzarasını oluşturan tüm akustik düzende kendine has tonlar, her tınısında bir anlam gizli. Bu hikâye belki tamamen öznel ya da ortak; hepimizin İstanbul’un sesi diyebileceğimiz sesler var. Boğaz hattından Adalar'a kadar uzanan martı çığlıkları, o martılara eşlik eden vapur düdükleri, sokak satıcılarının birbirine karışan naraları, hepsine eklenen ezan, Taksim-Tünel hattında çın çın tramvay...
Kültürel kimliğin en önemli sembollerinden, somut olmayan kültürel mirasın da en önemli öğelerinden sayılıyor ses. Korunmaya değer bulunan tüm seslerin kaydedildiği, ilgileniyorsanız katkıda bulunabileceğiniz interaktif platform de 2015'te bu yüzden oluşturulmuş. O ortak sesleri görselleştirmek ve ulaşılabilir kılmak isteyen Pınar Çevikayak Yelmi, Koç Üniversitesi’nde doktora tezi olarak başladığı çalışmasına Europeana Sounds ve ANAMED gibi kurumların da dâhil olmasıyla bu projeyi ortaya çıkarmış. Bu ses arşivi, şehrin kolektif hafızasının hayati bir parçasını oluşturuyor ve İstanbul'un hep duyduğumuz fakat belki de pek dinlemediğimiz hikâyelerini anlatıyor.

İstanbul'u konuşan fotoğraflar serisi
Fotoğraf: Elif Bayram
Martılar: Sabahları hiç erkenden uyanıp martıları dinlediniz mi? Veya vapurda, karşıya geçerken eminim az da olsa muhabbetinize katılmışlardır. Zaman zaman kulağa rahatsız edici gelse de İstanbul’u İstanbul yapan en baskın seslerden biri onlara ait. İstanbul’un yedi tepesi var; yedi tepesinin de sahibi martılar.
Sokak satıcıları: Bozacısı, simitçisi, turşucusu, kestanecisi, balıkçısı, hurdacısı... Hepsinin kendine has bir sesi, bir bağırma şekli var. Varlığı o kadar tanıdık olmuştur ki artık, günlük yaşamın keşmekeşinde dikkat etmez, aklımızın bir köşesine atıp unuturuz bu sesleri.
Ezan: Ezan ülkenin dört bir yanında, beş vakit okunuyor. Ama üç bin camiyle bezeli İstanbul’da, özellikle tarihî yarımadanın heybetli camilerinden yükselen ezan sesleri şehrin ses arşivinde sakladıklarımızdan.
Günlük yaşam: Sahi, gün içinde ne duyuyoruz? Yürürken muhabbete dalmış insanlar, topuk sesleri, araba kornaları, sokak müzisyenleri... Bu seslerin hepsini bir kategori altına sokmak elbette zor; ama hepsi günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası. Bir de çayı hâlâ şekerli içenlerin; ona eşlik eden tavla pullarının; rakibini kıranların, kapı alanların sesi...
Tüm bu sesleri ve daha fazlasını The Soundsslike Arşivi’nden dinleyebilirsiniz.
Kaynakça
Pınar Çevikayak Yelmi, The Soundscape of Istanbul: Exploring the Public Awareness of Urban Sounds. International Journal of Social Science and Humanity, Vol. 7, No. 5, May 2017
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sizi İstanbul'un seslerini dinlemeye ve şehir hakkında söz sahibi olmaya davet ediyoruz.
04 Eki 2020

İLGİLİ OKUMALAR


