Neresi?

Ottan

Ottan... Sesli okuduğumuzda bu kelimenin doğanın değerini çağrıştıran güçlü hissine kapılmamak mümkün değil. Bu hafta adımlarım Galata’da hayal eden, üreten ve sıfır atık konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan etki odaklı girişim ve tasarım stüdyosu Ottan Studio ‘ya doğru yol alıyor.

Fotoğraf: Sıla Eser
Fotoğraf: Sıla Eser

Ne zaman ve neden uğradık? Daha önce Lagom bültenimizde sohbet ettiğimiz Ottan’ı bir sonbahar sabahı yağmur sonrası toprak kokusu eşliğinde ziyaret ediyorum ve yeni hikâyelerini kurucusu Ayşe Yılmaz'dan dinliyorum; limon ve portakal kabuklarının, yere düşen yaprakların başka bir hikâyesini duyacak olmanın heyecanıyla Müellif Sokak'tayım. İçimde Aposto! ofise döndüğümde arkadaşlarımla duyduğum dönüşüm hikâyelerini paylaşacak olmanın da ayrı bir heyecanı var.

Neler üretiyor? Sofralarımıza gelmeden önce fasülye, barbunya gibi tahıllar, portakallar, limonlar, pancarlar… Tohumdan büyüyor, aylarca bakılıyor, olgunlaşıyor, toplanıyor ve sonra bizlerle buluşuyor. Yürüdüğümüz sokaklarda, mevsimlerin değişimini renklerine taşıyan yapraklar bazen bir rüzgâr esintisiyle bazen de bir atık olarak bambaşka yerlere savruluyor. Ottan ise bu atıkların reenkarnasyonuna inanıyor. Gıda atıklarına, yaprak ve biçilmiş çim gibi çeşitli atıklara yeni bir yaşam formu sunarak onları rengârenk dekoratif ürünlere dönüştürüyor. Her yaratım sürecinde tüketmeden üretmenin mümkün olduğu felsefesine inanıyor. Kullandığı atık malzemeleri İstanbul’daki yerel gıda üreticilerinden, kafelerden ve seralardan topluyor. Kurutma ve öğütme işlemlerinden sonra malzemeleri doğal reçinelerle birleştiriyor ve kalıplara döküyor. Böylece ileri dönüşüm sürecinde doğal renklerini de koruyan atık malzemeler yeniden var oluyor.

Stüdyo: Ottan’ın oyunlar oynadığı, yeni ürün kombinasyonlarını denediği ve bunları kayıt altına aldığı stüdyosunda gözüme ilk çarpan masadaki atık limon, pancar, havuç ve portakal kabuklarından işlenerek yapılan bardak altlıkları ve çeşitli dekoratif ürünler. Bu bölümün adının “Malzeme kütüphanesi” olduğunu öğreniyorum. Yeni atıkların binbir tonunu çeşitli dekoratif ürünlerde görüyorum. Bir başka masada ise kahve ve malt atığı gözüme çarpıyor. Yeni ürün fikirlerinin ilhamını bekliyorlar.

Tarif: Ottan dünyasında her tasarımın hikâyesi ve şeffaf bir kimliği var. Örneğin “3 bardak mercimek atığı, biraz yeşil biraz kırmızı biraz sarı” = kalemlikten mumluğa, farklı işlevlerde kullanılan Roly Poly demek.

Ottan sonrası: Ottan ziyaretim sonrası âdeta Ottan lenslerimle sokakta yürümeye başladım. İstanbul ve bambaşka şehirlerde çöplerin, atıkların, yere düşen yaprakların nasıl değerlendirildiğini düşündüm. Onları ayrıştırmaktan öte, özgür ve yaratıcı bir şekilde yaşam döngülerinin devam etmesine Ottan ilhamıyla nasıl katkımız olabilir diyerek düşünce bulutlarında oradan oraya süzüldüm. Günlük yaşamımda kullandığım ürünlerin hikâyelerini daha da merak ettim. Gözlerimden farklı coğrafyalardan insanların bir bir emek verdiği film kareleri geçti. Ottan kurucusu Ayşe’ye ve ekibe çok teşekkürler.

Anahtar kelimeler: İleri dönüşüm, organik atıklar, kabuklar, düşen yapraklar.
Adres: Şahkulu Mahallesi Müellif Sokak 8/4 Şişhane, Beyoğlu

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

19. yüzyıldan bugüne: Bir İstanbul gezintisi

Bugün İstanbul'un anıt ağaçları arasında İstanbullu olmak üzerine düşünüyor, Galata'dan Eminönü'ne yürüyor, 19. yüzyılı anıyor, balık ekmek yiyoruz. Katılır mısınız?

11 Eki 2020

19. yüzyıldan bugüne: Bir İstanbul gezintisi

İLGİLİ OKUMALAR