İngiltere’de, 2016 Haziran ayında alınan Brexit kararı ve kasım ayında ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından yılın kelimesi olarak hayatımıza giren "post truth" kavramı Türkçe’ye çevrilirken "hakikat sonrası çağ" ve "hakikatin önemsizleşmesi" olarak çevrilmektedir.Ben bu yazıda her iki çeviriyi de kapsayacak şekilde orijinal halini kullanacağım. 2015 yılına göre 2 bin kat daha fazla kullanılan post truth kavramı Oxford Sözlük tarafından şu şekilde açıklanmaktaydı

Politik Atmosfer

Her pazar saat 15.00'te farklı perspektifler, farklı alanlar, podcastler, röportajlar, yazılar.


buradan kayıt olabilirsiniz.

Günebakan

Ülke gündemine kayıtsız kalamayan ve biraz hukuk bilen bir vatandaş olarak kendini tanımlayan Ayşegül Kula’nın kaleminden çıkan Günebakan, ilk bülteninde Cumhurbaşkanı Kararı ile açılan Boğaziçi Hukuk Fakültesi’ni değerlendiriyor.


Türkiye’nin yeni bir hukuk fakültesine ihtiyacı var mıdır?

Yoktur naçizane.

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kurulması beraberinde Türkiye’deki hukuk fakültesi sayısı fazlalığı sorununu bir kez daha ortaya çıkardı. YÖK istatistiklerine göre şu an Türkiye’de 82203 öğrencinin kayıtlı olduğu 80 adet hukuk fakültesi bulunmaktadır. Türkiye nüfusuna benzer bir nüfusa sahip Almanya’da tespit edebildiğim üzere bu sayı 40 iken, Türkiye nüfusunun 4 katı nüfusa sahip Amerika’da bu sayı 197’dir. Yükseköğretim kurumlarını karşılaştırırken esas odaklanması gereken konunun nitelik olduğunun farkındayım; fakat nicelik karşılaştırması ile bile Türkiye’deki hukuk fakültesi sayısının nitelikli yükseköğretim hizmeti sunduğunu varsayabileceğimiz ülkelerden nüfusuna göre çok yüksek olması bizlere bir şeyler gösterebilir. Türkiye’de mevcut hukuk fakültesi sayısının gereğinden fazla olduğunu anlamak için aslında diğer ülkelerle karşılaştırma yapmaya bile gerek yok. Hukuk fakültelerinden yeni veya yakın zamanda mezun olan kişilerle konuştuğunuzda, stajyer avukatların herhangi bir maaş almadan ya da kıdemsiz avukatların düşük maaşlarla çalıştığını; stajyer avukatların avukatlık ruhsatı almak için kredi çekmek durumunda kaldığını; avukatların işsiz kalmamak adına hukuk bürolarındaki psikolojik baskıya boyun eğdiklerini ve kendi bürolarını açabilmiş avukatların ise giderek artan avukat sayısı karşısında avukatlık asgari ücret tarifesinin altında çalışmaya razı olduklarını öğrenebilirsiniz. Sorun sadece avukat sayısının artması da değil tabii ki. Tüm hukuk fakültelerinin nitelikli bir hukuk eğitimi verdiğini kabul etmek zor. Bu da aslında yetkin olmayan hukukçuların avukat, hâkim veya savcı olması anlamına geliyor. Bu da zaten yeteri kadar güven duyamadığımız yargının daha az güven duyulur hale geleceğinin göstergesi. Bu doğrultuda, Türkiye’deki hukuk fakültesi sayısı sorunu bu kadar açıkken Türkiye’nin yeni bir hukuk fakültesine ihtiyaç olmadığı tespitini yapmak da kolay olsa gerek.

Günebakan'a buradan kayıt olabilirsiniz.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto PlaygroundAposto Playground

BÜLTEN SAYISI

📜 Cumartesi okumaları

Soğuk bir kış gününden sıcak okumalar.

13 Şub 2021

Osman Soylu

İLGİLİ OKUMALAR