Hâkim bitki örtüsü meşe. Meşe çok uzun sürede büyür, kökleri çok derinlere iner. Güçlü bir şekilde toprağa tutunur. Erozyonu önler, yeraltı sularının zenginliği ve sürdürülebilirliği açısından çok önemli bir türdür. Meşenin yanı sıra yükseltiye, toprağın cinsine ve mikro-iklime bağlı olarak değişen melengiç ya da yabani meyve ağaçları gibi başka ağaç türleri ve daha alçak kesimlerde otlak olarak kullanılan yaylalar ve ekilebilir araziler var. Tarım ve hayvancılığa oldukça uygun olan Cudi Dağı ve çevresi geniş bir nüfusun hayatını idame ettirmeye çalıştığı bir bölge. Orman yangınları biyolojik çeşitliliği, ağaçları azaltmakla kalmıyor, coğrafyadaki tüm yaban yaşamı ortadan kaldırıyor, flora ve faunayı etkiliyor. Bir taraftan küresel iklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık artarken, orman yangınlarının artması da yeraltı sularına zarar veriyor.Yandaş ya da muhalif herhangi bir medyada kendine pek yer bulamayan başka bir haber daha vardı geçen haftalarda yine aynı bölgede. Haberde Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) arazisinde otladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan koyunlar ve serbest kalabilmeleri için sahiplerine kesilen para cezalarından bahsediliyordu. Olay on yıllardır köylülerin hayvanlarını otlatmak için kullandıkları meraların 2020 sonlarında TİGEM’e devriyle alakalıydı. 15 Ocak tarihli başka bir haberde ise Ceylanpınar’da hayvancılık yapan bir köylü gelişmeleri şöyle anlatıyordu
Genellikle yaz aylarında Güneydoğu’da orman yangınları çoğalıyor. Çıkan yangınların söndürülmesi de epeyce zaman alıyor. Örneğin geçen hafta, Mardin’in Ömeryan bölgesinde Çimenli (Merce) ve Çatalyurt (Kurike) köylerinde, üzüm bağlarına da sıçrayan yangından yaklaşık 1000 dönüm ormanlık alan etkilendi. Ömeryan’dan hemen önce de Bingöl’ün Genç ilçesinde 10 kilometrelik bir alanda çıkan yangın günlerce söndürülememişti. Konuyla ilgili haberler genellikle müdahalelerin yetersizliğini eleştiriyor. Geçen sene Eylül ayında yine böyle bol yangınlı bir yazın akabinde Minnesota Üniversitesi tarihçilerinden Zozan Pehlivan’la yapılan bir söyleşide konunun ciddiyetini daha iyi kavramıştım. 2020 yazında da Cudi dağının etekleri haftalarca yanmıştı. Bu yangınların doğal nedenlerle, tarla açmak amacıyla ya da güvenlikle ilgili kaygılarla çıkartılmış olabileceğini söyleyen Pehlivan’a göre buradaki esas soru bu yangınların söndürülmesinin neden bu kadar uzun sürdüğüydü.

Dünya Orman Yangınları Veri Tabanı bu durumun uzun zamandır devam ettiğini ve 2003-2016 arasında bölgedeki yangınların genellikle Temmuz-Eylül döneminde arttığını gösteriyor. Yangınlardan sadece oradaki insanlar değil, hayvanlar ve bitki örtüsüyle beraber tüm canlılar çok olumsuz etkileniyor elbette. Pehlivan bu söyleşide ormanların ve etrafındaki tarıma elverişli arazilerin yaşayanların geçimi ve esenliği açısından öneminin altını çiziyordu. Dalları yemek pişirmek ve ısınmak, yaprakları hayvanları beslemek için kullanılan meşe ağaçlarının ve bunlara komşu otlak, bağ ve bahçelerin yanmasının yöredeki yaşam koşullarını çok zorlaştırdığını söylüyordu. Nihayetinde bu yangınların buraları “insansızlaştırma” riski taşıdığından bahsediyordu:
bir boyutu vardır: Asya ve Afrika’daki köylüler bu dönemde büyüyen liberal kapitalizm etrafında hızla ticarileşen ve küreselleşen tarım ve gıda pazarlarına eklemlenirler. Devletin ve tüccarların teşvikleriyle yerelden ziyade ihracat pazarları için üretim yapmaya yönelirler. Bu, küresel piyasalardaki fiyat ve talep oynamalarına karşı giderek kırılganlıklarının (borçlanma, yoksullaşma, vs.) artması anlamına gelir. Trajedinin siyasal boyutu da burada devreye girer: Kolonyal devlet, vergi gelirlerini üreticilere desteğe ya da sosyal yardımlara ayırmak yerine polise ve orduya yatırmayı tercih eder. Böylece El Nino’nun getirdiği kuraklık ve kasırgalar karşısında köylüler iyice korumasız kalırlar. Açlığın yanı sıra artan sıtma, hıyarcıklı veba, dizanteri, çiçek ve kolera gibi hastalıklarla milyonlarca insanı öldüren kaderden ziyade siyasi ve ekonomik adaletsizliklerdir.Mike Davis kitabının başında bu küresel trajedinin yıllarca Avrupa’nın iktisadi ve siyasi tarih yazımında uzun süre ele alınmamasını eleştirir. Bu ihmalin, bu görmezden gelmenin arkasında elbette çok derin kültürel ve ideolojik ön yargılar vardır. Avrupa-merkezcilik, Avrupa dışındaki yerlerin sadece ekonomik ve siyasi alanda değil, bilgi üretimi alanında da dışlanmasını, oyuna bir türlü dahil edilmemesini de beraberinde getirmiştir.
Evet, Türkiye’de Ceylanpınar’la Hindistan’da Narmada arasındaki mesafe sandığımızdan çok daha kısa olabilir. Uzaklığı hangi birimle ölçtüğümüz önemli. Tarihsel eşitsizlikler, siyasi ve ekonomik dışlanmalar, ideolojik önyargılar ve bilgi üretiminde kara delikler hesaba katılarak oluşturulacak bir ölçümle, kilometreler bir anda milimetrelere dönüşebilir.
Eğer yazıyı sonuna kadar okuma sabrını ve azmini gösterdiyseniz, koskoca muazzam bir sürprizi de hak ettiniz demektir. Hem de bu sürprizle koyunlara, yediverenlere, yeni doğan bebeklere, iyi bir geleceği hak eden bu uğurda mücadele eden, şarkı söyleyen, aklının ve vicdanının gözüyle görmesini bilen herkese bir de selam göndermiş olayım. Buyrun, tıklayın.
Bu arada paylaşmadan duramayacağım. Bu bülteni hazırladığım hafta sonu Boğaziçi Üniversitesi’nde en az koyunların gözaltına alınması kadar absürt başka bir olay yaşandı.
Öğrenciler ve hocalar “oluşan sağlık ve güvenlik riskleri yüzünden” kampüse alınmadılar. Yani belki Boğaziçi Üniversitesi kayyum rektörle dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına giremeyecek ama hocasına ve öğrencilerine kampüse girişi toptan yasaklayan belki de ilk üniversite olarak tarihe geçmeyi garantilemiş oldu.
Bitirirken her zamanki hatırlatmalarımı yapayım: Bu bülteni çevrenize iletebilir, apos.to/n/zappa-zamanlar adresi üzerinden ücretsiz kayıt olmalarını söyleyebilirsiniz. [email protected] adresinden bana ulaşabilirsiniz, düşüncelerinizi, okuma ve dinleme önerilerinizi benimle paylaşabilirsiniz.
Hepinize şimdiden iyi bir hafta dilerim. 18 Temmuz’da görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Osmanlı'nın doğusundan Türkiye'nin doğusuna ne değişti?
04 Tem 2021

İLGİLİ OKUMALAR


