Dün Ağrı Dağı’ndaki buzulların eridiğinden bahseden bir haber okuduk. Her geçen gün kutuplardan eriyen buzullara dair yeni bilgiler geliyor. Bu esnada insanoğlu deniz kenarında, deniz seviyesi ve altında yerleşim yerleri kurmaya, evler yapıp yaşam inşa etmeye devam ediyor. Gözümüzü açması için daha ne kadar felaket görmeliyiz acaba?Görsel
Dün Ağrı Dağı’ndaki buzulların eridiğinden bahseden bir haber okuduk. Her geçen gün kutuplardan eriyen buzullara dair yeni bilgiler geliyor. Bu esnada insanoğlu deniz kenarında, deniz seviyesi ve altında yerleşim yerleri kurmaya, evler yapıp yaşam inşa etmeye devam ediyor. Gözümüzü açması için daha ne kadar felaket görmeliyiz acaba?

Görsel: MIT Sloan Management
Buzullar eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor. Afrika’nın en yüksek nüfuslu şehri (24 milyon) Lagos sular altında kalmaya başladı bile. Peki sonumuz ne olacak?
Pek çok bilim insanı bu soruya cevap arıyor.
Global Sustainability Institute’den Dr. Jones araştırmasında dünyanın pek çok ülkesi gerek suların yükselmesi gerekse iklim değişikliğine bağlı diğer felaketler sebebiyle yaşanmaz hale gelirken ayakta kalması mümkün olan ülkeleri sıralamış: Yeni Zelanda, Tazmanya, İrlanda, İzlanda, İngiltere, ABD ve Kanada.
Dr. Jones’la hemfikir olmayan bazı akademisyenler ise ayakta kalması mümkün olan ülkeleri belirleyen koşullar olduğunu, “kim var olmaya devam edebilecek?” sorusuna bu koşulların cevap vereceğini söylüyor:
- Dirençli gıda sistemleri: Ülkenin insanını doyuracak gıdayı üretecek toprağı var mı?
- Dirençli enerji sistemleri: Ülkenin insanına yetecek enerji üretme kabiliyeti var mı?
- Dirençli finans sistemleri: Ülkenin ekonomisi küresel şoklara dayanıklı mı?
- Ülke sınırlarını kontrol edebiliyor mu?
Son koşulu biraz açalım: Bilim insanları yakın gelecekte büyük felaketler ve ciddi küresel şoklar yaşamamıza kesin gözüyle bakıyor. Bunlar olduğunda, pek çok ülke yaşanmaz hale geldiğinde, insanlar akın akın göç ettiğinde, ülke sınırlarına sahip çıkabilecek mi?

Görsel: OSCE
Maalesef bu karanlık senaryoda bir ülkenin kendi insanına yetecek kaynakları olması büyük bir şans ve o ülkelerin de kaynakları göçmenlerle paylaşma şansı yok.
İçinizi iyicene kararttık öyle değil mi? Ama uyanmamız lazım. Geleceğe hazırlanmamız, devlet ve milletçe yukarıdaki koşulları sağladığımızdan / sağlayacağımızdan emin olmamız lazım.
Aksi taktirde çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak şöyle dursun, bir gelecek bırakmaktan dahi aciz olabiliriz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam ? 12. Bölümüyle Sizlerle...
05 Ağu 2021

İLGİLİ OKUMALAR


