Öğrenciler geçinemiyor


Gedik Yatırım’dan 30’uncu yıla özel kampanya Yarattığı sürekli gelişime açık, yenilikçi, güvenilir ve etik değerlere bağlı şirket kültürüyle 30 yıldır sermaye piyasalarının her alanında yeniliğe ve dönüşüme öncülük eden Gedik Yatırım, 30'uncu yıl kutlamaları kapsamında hayata geçirdiği hediye kampanyasıyla fark yaratmayı sürdürüyor. 30'uncu yıl kampanyası Gedik Yatırım, 30 Kasım'a kadar sürecek kampanyasıyla yatırımcılarına özel hediyeler sunuyor. Bu adres üzerinden 30 Kasım'a kadar online hesap açılışı gerçekleştiren yatırımcılar, Scala Yayınevi'nde geçerli 30 TL indirime ve HOP Scooter'da geçerli 10 TL indirime erişebiliyor. Bu dönemde hesap açan yatırımcılar ayrıca her ayın son gününde yatırım hesaplarındaki bakiye tutarlarına göre belirlenen anlık veri paketlerini de kullanmaya başlıyor. Gedik Trader web ve mobil uygulamaları aracılığıyla pay senedi ve VİOP’ta aylık 20 bin TL ila 100 bin TL aralığında işlem yapan yatırımcılar 6 aylık BluTV üyeliği kazanırken aylık 100 bin TL ve üzeri işlem yapan yatırımcılar 3 ay boyunca geçerli Fintables veya Finnet 2000 Plus üyeliklerinden dilediklerini seçme şansı kazanacak. Ayrıca Gedik Trader yatırımcıları, 100 TL’ye kadar komisyon iadesi hakkına da otuzuncu yıl kutlamaları kapsamında sahip olacak. Gedik Yatırım SPK tarafından Geniş Yetkili Aracı Kurum yetkisi verilen Gedik Yatırım, 1991’den bu yana aracılık hizmetleri, yatırım danışmanlığı, bireysel portföy yönetimi, saklama, halka arz, kurumsal finansman ve araştırma hizmetleri başlıklarında sunduğu hizmetlerle Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşları arasında yer almayı başarıyor. Deneyimli personeli, son teknolojiyle desteklenen hızlı ve güvenli platformları ve yenilikçi yatırımlarıyla öne çıkan Gedik Yatırım; sektörde en çok şubesi olan birinci, en çok çalışanı olan üçüncü kurum olarak yatırımcı odaklı hizmet anlayışını yerli ya da yabancı fark etmeksizin tüm yatırımcılara ulaştırıyor. Kampanyaya katılmak ve hediye fırsatlarından yararlanmak için bu bağlantıyı ziyaret ederek online hesap açılışınızı gerçekleştirebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Öğrenim Krizi serisinde daha önce “barınamama” ve bunun da uzantısı olarak “cemaat ve tarikat yurtları” problemlerini ele almıştım. Bu haftanın konusu olan hayat pahalılığı ise öğrenci, çalışan, aile, bekâr herkesi etkiliyor. Ancak bir kesime olan tesiri daha fazla.
Eğitim temel hak. Öğrenciler devletin sağladığı imkânlarla lise eğitimini tamamlama hakkına sahip ancak devletin sunamadığı veya kısıtlı olarak sunduğu imkânlar öğrencilerin lisedeyken eğitimi ikinci plana atıp çalışmasına, üniversite sınavını kazanmasına rağmen maddi imkânsızlıklardan dolayı eğitime devam edememesine sebep oluyor.
Ailelerin maddi durumu öğrencileri etkiliyor
OECD Eğitime Bakış 2021 raporu, ailelerin sosyo-ekonomik durumunun öğrencilerin eğitim hayatındaki başarısını etkileme endeksinde Türkiye’nin birinci sırada olduğunu gösteriyor. Raporda avantajsız durumdaki ailelerden gelen öğrencilerin okulda iyi performans gösterme ve dijital öğrenme araçlarına sahip olma ihtimalinin daha düşük olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle bu öğrencilerin yüksek öğrenime devam etme ihtimalinin azaldığı belirtiliyor. Raporun çıktısını ülkemizde bizzat görebiliyoruz.
CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, son yıllarda üniversite öğrenimlerini yarıda bırakarak iş hayatına atılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısını ortaya çıkarmak için geçen sene iki bakanlıktan bilgi talebinde bulunmuştu. Resmî verilere göre; 2020 yılına kadar 5 yılda 1 milyon 115 bin 530 öğrenci üniversitelerden kaydını sildirmiş veya dondurmuş.
Güven Sak neler diyor?
COVID-19 sebebiyle küresel bir krizin içine girdik, hükümetlerin ekonomik problemleri oldu. Ancak bu küresel krizden vatandaşın en az etkilenmesi için hükümetler yerel politikalarla durumu dengelemeye çalıştı. Türkiye’deki durumu ekonomi doktoru Güven Sak hocamıza sordum.
- Bu konuşmayı yaparken bir anda dolar 9’u aştı, siz okurken ne durumda olur bilmiyorum. –
Öğrencilerin burs politikaları ve gıda fiyatları üzerine sürdürdüğümüz konuşmada Güven Hoca, “Pandemi nedeniyle son bir yılda küresel gıda fiyatları %33 artığını, Türkiye’deki kur artışı sebebiyle bunun bizim ülkemizde gıda şoku hâline geldiğini, kur istikrarının bu tür kriz dönemlerinde daha da önem kazandığını” belirtti. Kendisi bu dönemi en iyi anlatan kavramın “asimetrik büyüme” olduğunu söylüyor. Güven Hoca, 128 milyar dolar açığının pandemi dönemindeki sosyal destek ve diğer kamu politikaları eksikliklerindeki yerini vurguladı. Para yok, destek yok. 2018’de başlayan ve doğru yönetilemeyen bir süreçten söz eden Sak; başarısız ekonomi politikaları, bakanların ve merkez bankası başkanların değişim sıklığı, kur farkını sürekli faiz düşürme kararlarıyla kapatmaya çalışmanın global krizin etkilerini yerelde daha da hissetmemize sebep olduğunu söyledi. Bu durumdan da en çok etkilenenler elbette birikimi olmayan, hayatlarını yeni kurmaya çalışan insanlar: öğrenciler.
Ekonomi bizi "bayaaa bi etkiledi"
Pandemi bahanesi arkasına sığınılarak sürekli normalleştirilen kötü ekonominin bizi neden diğer ülkelerden daha fazla vurduğunu anlamak açısından Güven Hoca’nın açıklamaları önemli. Şimdi söz öğrencilerde. Sokak röportajlarında gördüğümüz “telefonunu çıkar göster” dayıların öğrencilerin sözlerini kesmesine izin vermeden yaşadığımız hayat pahalılığının onlara etkilerini sordum.
*Görüştüğüm öğrenciler diş hekimliği, tıp, %100 burslu hukuk öğrencisi ancak aynı zamanda yarı zamanlı çalışan. Öğrencilerin üçü KYK bursu alırken bir tanesi dışarıdan burs alıyor. (Öğrencilerin talebi üzerine gerçek isimleri kullanılmamıştır.)
Öğrencilere en son ne zaman “iyi” bir yemek yediniz ve bir hafta içinde en çok ne tüketiyorsunuz diye sordum. Bu iyiyi hiç açmadım. Bir arkadaş Burger King’de bile artık menü almayı özlediğini, onu çok sevdiğini ve en son pandemiden önce yediğini iletti. En çok ne tüketiyorsunuz? Sorusuna yanıt “makarna ve ekmek ile mercimek çorbası” yanıtı aldım.
Kaynak: BirGün
“Canımın bir şey çekme lüksü yok, meyve mesela”
“KYK yurduna 400 lira veriyorum geriye 250 lira kalıyor. KYK yurdunda yediğim yemeklerin besin değeri çok az, doymuyorum. Ancak dışarıda yemek yemek en az 25 liraya mal oluyor. Canımın bir şey çekme lüksü yok, eğer çalışmazsam sadece 10 gün boyunca gerçekten tok şekilde uyuyabiliyorum.” Ayşe’nin bahsettiği bu durumda, yurt masrafı ve yemek dışında hiçbir şey harcamaması gerekiyor, buna rağmen KYK bursları yalnızca 10 gününü karşılıyor.
Ailesinden maddi destek alamayan Ayşe, bu sebeple bir terapi merkezinde yarı zamanlı olarak çalışıyor. Haftada 26 saat çalıştığı yerden yalnızca 750 lira alıyor. Okulu bir hafta fiziksel bir hafta çevrim içi devam ettiği ve KYK yurdunun interneti yeterli olmadığı için ek paket almak zorunda, buna da durumu olmadığı için çevrimiçi ders notlarını arkadaşından alıyor. İki hayatın içinde sıkıştığını belirten Ayşe, “ne çalışanım ne öğrenciyim ne gencim” diyerek çalışmak zorunda olduğu için hiç sosyal hayatının olmadığı, kalan bütün vaktinde ders çalışmak zorunda kaldığı ama o vaktin bile dersler için yetmediğini belirtti. “Daha iyi bir hayat yaşamak için okumak istiyorum, şu anki hayat kalitem ileride daha iyi bir hayat yaşamama engel oluyor. Yaşamak için çalışmam lazım çünkü burs yaşamama yetmiyor.”
“Ayakkabı almak istedim”
Arkadaşlardan ortak olarak dinlediğim bir şikayet ise burs veren kurumların bir sürü belge/posta masraflar yaptırıp, burs vermek için KYK kredisinin bile olmamasını beklemeleri. “200 lira ile ne alabilirim ki? Burs veren kurum sadece 200-300 lira verip çalışmama ve burs almama şartı koyuyor. Yazlık ayakkabım ve botum var, şu an ara mevsimde giyinmek için ayakkabı almak istedim ama en uygunu bile bursum kadar.”
KYK bursu ve 300 lira burs alan Kübra’nın aylık geliri 950 lira. Bir başvuruda evdeki bütün beyaz eşyaların ve televizyonun markasını tek tek yazdırmışlar. Burak’a ise mülakatta “Telefonun markası ne, kaç model?” diyerek telefonunu gösterdiğinde “ihtiyacın olmadığını düşünüyoruz” diyerek reddetmişler.
Yurda gitme imkânım olmadığı için ailesi de üniversitesinin olduğu şehre taşınan Aysel’in ailesi kiralardan dolayı mecburen şehre uzak bir yerde oturuyor. Aysel okula gitmek için her gün 2 saat yolculuk yapıyor, ancak sabah kalkıp okulda kahve içme/kahvaltı yapma imkânı olmadığını söylüyor. “Kahve okul kantininde 8 lira. Uyanabilmek için 8 lira veremiyorum. Uyanmak bile çok pahalı. Ben part time çalışmama rağmen 500 lira alıyorum ve sabah kahvesi benim için lüks.”
Hayat pahalılığı ülkenin geleceğini yok ediyor. Öğrenciler en temel haklarını elde etmek için tırnaklarıyla kazıyarak günü bitirmeye çalışıyor. Öğrenci, genç olarak hissetmiyorlar.
Öğrenim krizinin farkına varalım. Plan ve Bütçe Komisyonu çalışmaları sürüyor. Siyasilerin ve kanaat önderlerinin burs politikalarına dikkat çekmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Ekonomist Güven Sak ve hayat pahalılığından şikayetçi öğrencilerle öğrenim krizinin ekonomik yönünü, Umut Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayhan Akcan'la bireysel silahlanmayı konuştuk.
12 Eki 2021

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.
23 Tem 2026

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?




