Yılın son faiz kararı: tartışmalar, tahminler, riskler

Yılın son faiz kararı: tartışmalar, tahminler, riskler

13 Aralık - DFDS
DFDS ile birlikte

DFDS 155’inci yaşını kutluyor

Denizcilik ve lojistik alanlarında Avrupa’nın lider firması Danimarkalı DFDS , 155. yılında köklü tecrübesiyle sürdürülebilirlik çözümlerinde çıtayı yükseltiyor.

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yılın son Para Politikası Kurulu toplantısını 16 Aralık Perşembe günü gerçekleştirecek. Eylül ayından bu yana arka arkaya gelen faiz indirimleriyle %19’dan %15’e çekilen politika faizinin tetiklediği Türk lirasının değer kaybının tarihî zirvelere taşınması ve bozulan enflasyon beklentileri, toplantıdan çıkacak kararın önemini artırıyor. 

Neler olmuştu? 

"Faiz sebep, enflasyon netice" gibi özetlenen ve ekonomistler tarafından alışılmışın dışında görülen bir anlayışı savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek faizin zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yaptığı argümanıyla faiz indirimine desteğini açıkça belirtiyordu. 

TCMB'nin geçtiğimiz aylardaki metinlerinde yer alan politika faizinin manşet enflasyonun üzerinde belirleneceğine yönelik vaatleri de bir sonraki adımda çekirdek enflasyon vurgusuna dönüşmüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz indirimine yönelik bazı mesajları TCMB'ye "sinyal" olarak yorumlanmış ve çekirdek enflasyondaki artışın ardından faiz indirimi sürecine girilmişti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan son dönemde "düşük faiz, ihracata dayalı büyüme ve istihdam" olarak formülleştirdiği yeni bir ekonomi politikasından sıkça söz etmeye başlamış ve "Sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz" ifadeleriyle sunduğu bu politikanın "sert bir değişim" olduğu yorumları yapılmıştı. 

Bu süreçte Türk lirasının sürekli değer kaybetmesi ve Türkiye'nin risk priminin zirveye ulaşması gibi etkiler görülmüş; TCMB döviz kurlarına satış suretiyle üç kez müdahale etse de bu müdahalelerin etkisi sınırlı kalmış ve dolar/TL 13,80 seviyesinde kalmayı sürdürmüştü. 

The Wall Street Journal üzerinden

Diğer yandan TCMB Para Politikası Kurulu'nda görev değişiklikleri gerçekleşmiş ve son olarak hedeflenen büyümenin fiyat istikrarından geçtiğini söyleyerek enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan sözleri hükümetle ters düştüğü şeklinde yorumlanan Lütfi Elvan'ın "affını istediği" Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine faiz indirimini desteklediği bilinen Nureddin Nebati atanmıştı. 

"Çin modeli" tartışması 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "6 ay sonra meyvelerini yiyeceğiz, Çin de böyle büyüdü" ifadeleriyle işaret ettiği "Çin modeli"; ithalat ve ihracat arasındaki farkın kapanmasıyla, yani cari dengenin sağlanmasıyla enflasyonun düşeceği fikri üzerine temelleniyor. Değeri düşen TL'nin ihracatı desteklemesi ve düşük faizin yatırımları artırması bekleniyor. 

BBC Türkçe'den Özge Özdemir'in haberinde görüşlerine yer verdiği Prof. Dr. Erinç Yeldan; yeni bir modelden söz etmenin mümkün olmadığını, döviz kurundaki artışların "ekonomik bir hedefmiş gibi" gösterildiğini savunuyor. DW Türkçe de Prof. Dr. Murat Birdal'ın bu modellerin yalnızca otoriter rejimler altında uygulanabileceğine, nüfusu yoksullaştıracağına yönelik yorumlarına yer veriyor. 

Beklentiler, riskler

Credit Suisse, geçtiğimiz hafta gerçekleşen yatırımcı toplantısının ardından TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun "Aralık toplantısında faiz indirimi yapılmama olasılığı arttı" dediğini öne sürmüştü. Tera Yatırım'dan Enver Erkan ise kendileriyle yapılan toplantıda böyle bir referans verilmediğini dile getirmişti. Reuters'ın haberinde ise TCMB'nin söz konusu yatırımcı toplantısında para politikasındaki agresif gevşemeye aralık ayında yapılacak bir faiz indiriminin ardından, ocak ayında son verileceği sinyali verdiği aktarılmıştı. 

Reuters'ın son anketine göre beklentiler 100 baz puanlık bir indirimle politika faizinin %14'e taşınacağını gösteriyor. Ankete katılan 13 ekonomistten yalnızca biri TCMB'nin faizi sabit tutacağını düşünüyor. AA Finans'ın 20 ekonomistle gerçekleştirdiği anketin medyanı da 100 baz puan indirimi işaret ediyor.

Barclays'in beklentileri aralık ayında 200 baz puan, ocak ayında 100 baz puanken Unicredit bu yıl bir 100 puanlık indirim kararı daha verileceğini, gelecek yılın başlarında da faizin %12'ye kadar indirileceğini öngörüyor. 

Faiz indirimlerinin sürmesi durumunda enflasyondaki artışın ve Türk lirasındaki değer kaybının da devam edeceği yorumları yapılıyor. 

Barclays; TÜİK'in son olarak %21,31 açıkladığı enflasyonun gelecek aylarda %30'lara yükseleceğini öngörürken dolar/TL'nin 2021 sonunda 14,50; 2022 ortasından itibaren de 16 olacağını düşünüyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's enflasyonun gelecek aylarda %25'i aşacağını; Almanya merkezli Commerzbank dolar/TL'nin 2022'nin ilk çeyreğinde 15 olacağını öngörüyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞 Faiz tahminleri, ABD yaptırımları

Günaydın. Yılın son faiz kararı bu hafta verilecek. ABD; Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelere yaptırım uygulama kararı aldı. Ankara'da Barınamıyoruz eyleminde öğrenciler gözaltına alındı.

13 Ara 2021

DFDS ile birlikte
Mark Thompson / Getty Images

YAZARLAR

Mehmet Şimşek

ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta