Hayvan haklarındaki en hızlı kazanım

Taksim Stadı’nda 1933 yılının şubat ayında kaçak olarak düzenlenen deve güreşleri, Himaye-i Hayvanat Cemiyeti’nin baskıları sonucu İstanbul’da bir daha düzenlenmemek üzere aynı yıl içinde yasaklanıyor. Bu yasak, hayvan hakları mücadelesi açısından tarihteki en hızlı kazanım olabilir.

1927 Germencik Deve Güreşi

Bu kazanım, farklı açılardan da önemli. 200 yıllık bir geçmişi olan deve güreşleri 1930’larda epey popüler; Ege’nin bir köyünde 10 bin kişinin katıldığı etkinlikler düzenleniyor. Bunun birkaç sebebi var. Devletin hizmet götüremediği, gücünün yetmediği köylerde sağlık ocağı, okul ya da köprü gibi ihtiyaçlar, imece usulü yapılıyordu. Ortada bir meblağ toplanması gerektiğinde özellikle Ege köylerinde deve güreşleri düzenleniyor, hem bahis üzerinden hem de bağış olarak toplanan para ile köyün bir ihtiyacı gideriliyordu. Bu sebeple yıl içinde farklı köylerde deve güreşleri düzenlenir oldu. Bu deve güreşleri, medyanın da ilgisini çekiyordu. Yerel muhabirler develer arasındaki “centilmen mücadeleyi” gazetelerde yarım sayfa anlatıyorlardı. Hayvan haklarıyla ilgili mücadele ise bir iki sütun, sayfanın dibinde küçük bir köşe haberi olarak yer buluyordu.

1930’lar, hayvan koruma derneklerinin medyadan yeteri kadar destek görmediği gibi, “İnsan koruma derneği açılsa daha iyi olurdu” gibi fikirlerle karşı gelinen yıllar. Örnek vermek gerekirse, 1934 yılında Himaye-i Hayvanat Cemiyeti’nin “deve güreşlerinin İstanbul’da yasaklandığını ilan eden raporu, gazetelerde alaycı bir şekilde “Gıpta edilecek talihli hayvanlar!” başlığı ile yayımlanıyor. Haber şu şekilde devam ediyor: “Raporda muayene ve tedavi edilen hayvanların toplamına bakılırsa bir sene zarfında İstanbul’da bu kadar insanın tedavi edilmemiş olduğuna hükmedilebilir.”

Yani sağlık ocağı açılmasına maddi kaynak sağlayan deve güreşlerini o yıllarda hayvan sağlığını öne sürerek yasaklamak zor bir işti. Bu sebeple o yıllarda deve güreşlerini yasaklatmak ciddi bir başarı. Maalesef bu yasak İstanbul ile sınırlı kaldı.

Odun kömürü taşıyan develerin Edirnekapı’dan İstanbul’a girişi, 1890’lar

“Güreş yasaklanırsa sucuk olur!”

Türkiye’de bugün hayvan dövüşü yasak olmasına rağmen yılda yaklaşık 80 tane deve güreşi organizasyonu belediye ve valiliklerce desteklenerek, “folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteri” tanımı altında bakanlık tarafından onaylanarak düzenleniyor. Hayvan hakları mücadelesi, köpek, horoz ve koç gibi diğer hayvan dövüşlerini kesin olarak yasaklatmayı başarmış olsa da bir kesimin desteklediği deve güreşlerinde henüz sonuç alamadı. Bu etkinlikleri “dövüş değil, güreş” diyerek savunan deveciler ise deve güreşlerinin birçok açıdan gerekli olduğunu iddia etmeye devam ediyor.

Şu an Türkiye’de yaklaşık 2 bin deve var ve hemen hemen hepsi, güreş için yetiştiriliyor. 2019 yılında deve güreşlerinin yasaklanması için TBMM komisyonunda alınan karara, Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) Başkanı Aytekin Kaya tepki göstermiş ve “Yasak gelirse develer sucuk olur. O zaman bu nesil tükenir. Hayvanseverlerden ricamız, deve güreşleriyle uğraşmasınlar. Deve güreşinin yasaklanması durumunda bu iş bir felaket olur.” demişti. Durumun izahının yanı sıra tehdit de barındıran sözler: “Deve güreşi yasaklanırsa develeri keseriz” anlamına da geliyor. Hayvan hakları mücadelesinin kazanıma en çok yaklaştığı yerde, bahsi geçen hayvanın çocukları gibi olduğu, kendileri olmadan yaşayamayacağı öne sürülür. Adalardaki atlı faytonlar veya ayı oynatıcılığında da aynı süreçlerden geçildi. En azından güreşlerin yasaklanması için yapılan mücadelede, develerin akıbetiyle ilgili bir planın da ortaya konması gerekiyor.

Deve güreşini savunanlar ve hayvan hakları

Medyaya yansıyan ve deve güreşi etkinliklerinde yapılan araştırmalarda devecilerin kendilerini savunduğu iddiaları ve hayvan hakları mücadelesinin buna verdiği cevapları derledik:

“Güreş sayesinde en güçlü deveyi seçebiliyoruz”

Yaklaşık 200 yıl önce, develerin yoğun olarak taşımacılıkta kullanılmaya başlandığı yıllarda, deve güreşleri, daha güçlü deveyi seçmek için yapılıyordu. Anlatıya göre, güreşin böyle bir işlevi vardı. Bugün Toroslardaki Sarıkeçililer dışında yük taşımak için deveyi kullanan kalmadı. Bu sebeple bu güreşlerin çıkış nedeni son buldu.

“İddia yok; bağış topluyoruz”

Evet, bugün deve güreşlerinde organizasyon tarafından bahis oynatılmıyor. Ama ortada bir yarışma olduğu için illegal olarak bahis oynanıyor. Etkinlik alanında küçük bir tur atmanız, bahis oynatanlara denk gelmeniz için yeterli.

Eskiden köyün ihtiyaçları için deve güreşlerinde bağış toplanır, bazı sıkıntılar giderilirdi. Deve güreşleri bugün bu işlevini kaybetti. Hem ihtiyaçlar deve güreşlerinde toplanacak meblağdan çok yüksek hem de ekonomik anlamda daha güçlü bir devlet organizasyonu mevcut.

“Deve güreşi ile ekonomi yaratıyoruz”

Ege Bölgesi’nde turizmden gelir edenler için kış ayları durgun geçer. Bu sebeple kış aylarında deve güreşi gibi piyasa yaratan etkinlikler, birçok esnaf için önemli bir hâl alıyor. Ancak burada yaratılan gelir hem çok az hem de etkinlikler belediye ve valiliklerce maddi açıdan destekleniyor. Bu desteği başka alanlara kaydırmak mümkün.

“Deve güreşleri çevre halk için sosyalleşme alanı oluyor”

Deve güreşlerine katılanlar ile 2020’de yapılan bir ankette “Dedelerimiz, ninelerimiz develerle büyümüş. Biz de develeri yakından görmek istedik.”, “Çocukları aldık, ailecek toplanıp piknik yapmak için geldik.”, “Uzaktaki akrabalarla tanıdıklarla deve güreşleri sayesinde yılda bir gün görüşme fırsatı yakalıyoruz.” gibi sözler dikkati çekiyor. Çok nadir olarak katılımcılar, özellikle erkekler, develerin güreşmesinden keyif alıyor. Birçok katılımcı ise develerin canının yanmasından şikayetçi, güreşi izlemediklerini söylüyor. Peki develerin katıldığı ama güreşmediği etkinlikler mümkün mü?

“Develerin çiftleşme zamanı, enerjilerini atmak için güreşmeleri gerekiyor”

Deve güreşleri develerin çiftleşme dönemi olan Aralık-Mart dönemine denk getiriliyor. Bu iddiaya göre; “Develer bu dönemde bulundukları köyde zaten güreşiyorlar.” Ancak gerçek böyle değil. Kızgınlık dönemi erkek develer karşı karşıya geldiklerinde dövüşmeleri için, dişi develerden haftalarca uzak tutuluyor. Ayrıca medyada bir deve güreşi için 40 dakika sürdüğü ifade edilse bile bu sürenin yaklaşık 35 dakikası, güreşmek istemeyen deveyi kızdırmak için harcanıyor. Boyunlarından halatlarla bağlanmış develer, zorla birbirlerine doğru yaklaştırılıyor, bir yandan sopa ile dövülen devenin canının yanması ve kızmasını sağlanıyor. Güreşmek istemeyip etrafa kaçan develer halatlarla çekiştirilerek tutulmaya çalışılıyor. İnternete yansıyan videoların çoğunda develerin güreşmemek için bulunduğu yere çöktüğü, adeta “pasif direniş” sergilediğini görmek mümkün.

Bugün deve güreşinin geçerli hiçbir sebebi kalmamış durumda. Develerin güreşmesi için en kızgın dönemlerinde doğadan, dişilerden haftalarca uzaklaştırıldığını, tecrit edildiğini, halatlarla çekiştirilerek, sopalarla dövülerek “güreş”e zorlandığını belirtelim. Develer güreşmek istemiyor!

NEREDE YAYIMLANDI?

Taksim Stadyumu'nda Son Deve Güreşi #17

taksim stadyumu, deve güreşi, hayvan hakları, gezi parkı, fitil olmak

08 Şub 2022

https://tr.wikipedia.org/wiki/Deve_g%C3%BCre%C5%9Fi

İLGİLİ OKUMALAR