27 Mayıs günü saat 03.00 itibariyle Tümgeneral Cemal Madanoğlu önderliğindeki bir grup subay, emir k
27 Mayıs günü saat 03.00 itibariyle Tümgeneral Cemal Madanoğlu önderliğindeki bir grup subay, emir komuta zincirine bağlı kalmaksızın iktidara el koymak için harekete geçti. Basın organlarını, devlet binalarını teker teker ele geçiren bu grup bir taraftan DP’li vekil ve bakanları yakalayıp, tutukluyor; bir taraftan da ordunun geri kalan bileşenlerini darbeye dahil etmek için uğraşıyordu. Ankara’da Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın tutuklanmasıyla duraklayan süreç ordunun tamamının darbeye katılmasıyla tüm ülkeye yayılmıştı. Tüm vilayetlerde askerler sokaklarda koşturuyor, şehirlerin kritik noktaları kontrol altına alınıyordu. Vatandaşlar pencerelerinden bir dönem umutla baktıkları demokrasinin bitişini izliyor, 3 kere seçilmiş iktidar partisinin çöküşüne tanık oluyorlardı.
Darbeci subaylar ordunun içerisinde darbeye destek sağlamış ve sabahın doğuşuyla birlikte ülke yönetimine el koymuştu. Cumhurbaşkanlığı Konağı ve Meclis binası önündeki tanklar darbeye karşı çıkabilecek herkese korku salıyor, ordunun zaferini halka simgeliyorlardı. Başbakan Menderes müdahale gerçekleşirken Ankara sınırlarında olmadığından tutuklanamamıştı. Menderes darbe haberiyle uyanmış ve sığınabileceği bir yer bulabilmek adına harekete geçmişti. Bu sırada silahlı kuvvetler Başbakanı yakalamak için uçak kaldırmış ve yerini tespit etmişti. Sonrasında ise Menderes yakalanmış ve DP iktidarı saatler içerisinde çökmüştü.
27 Mayıs sabahı vatandaşlar uyandığında bir gün öncesinin iktidarı ordu mensupları tarafından tutuklanmış, tüm DP vekilleri de yakalanmış bulunuyordu. Bu harekatı gerçekleştiren grup ise kendilerini Milli Birlik Komitesi (MBK) olarak adlandırmıştı. MBK üyeleri emir komuta zincirini kırarak yönetimi ellerine almış ve ülkeyi yönetmeye başlamışlardı. Ayrıca bu komite tutuklanan iktidar partisi üyelerinin yargılanmalarına dair çalışmalar başlatmış, Yassıada Yargılamaları olarak tarihe geçen süreci de tetiklemiş oldu. Türkiye’nin demokrasi tarihinin başlangıcı kabul edilen 1950 seçimlerinin galibi Demokrat Parti 10 yılın ardından ordu tarafından idam olasılığı dahilinde yargılanacaktı.
Türkiye erken seçimlere hazırlandığı günlerden koparılarak bir buçuk yılı aşkın bir süre askeri yönetim altında bulunacak, demokrasinin aldığı bu darbe 60’lı yıllarda askerin yönetime sivillere devretmesine kadar bir gerçeklik olarak tarihe geçecekti.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda çok partili sisteme geçilmesinin ardından yaşanan ilk askeri müdahaleyi inceleyecek ve bu müdahalenin sonuçlarını irdeleyeceğiz.
19 Tem 2022

İLGİLİ OKUMALAR


