Geçen Mayıs’ta yapılan genel seçimler, umulanın aksine, maalesef Türkiye’nin siyasî sağlığını iyileş

Geçen Mayıs’ta yapılan genel seçimler, umulanın aksine, maalesef Türkiye’nin siyasî sağlığını iyileştirecek yeni bir dönemin başlangıcı olmadı. O tarihten beri işlerin kısa ve hatta orta vadede düzeleceğine; ülkenin özgürlük, adalet ve refah yoluna gireceğine dair hemen hemen hiç bir olumlu gelişme yaşanmadı. AKP-MHP iktidarı çoktandır ülkeyi içine sürüklediği çıkmazdan çıkarmayı gerçekten istiyor olsa bile bunu başarabilecek gibi görünmüyor. Bu arada, ekonomik ve malî yönetimin başına yeni isimlerin getirilmesinin de bu alanda bir iyileşme süreci başlattığı söylenemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Adalet Bakanı’nın Yargıtay’ın çıkardığı krizde sergiledikleri tutum hükûmetin bu krizin arkasında olduğunu, açıkçası, yapmayı tasarladığı Anayasa değişikliğini kamuoyu nezdinde meşrulaştırmak için kriz çıkarılmasını teşvik ettiğini düşündürmektedir. Bu arada, önümüzdeki bahar aylarında Başkan Zühtü Arslan ile genellikle onunla birlikte hareket eden birkaç üyesinin görev sürelerinin dolmasıyla, Anayasa Mahkemesi’ndeki denge tam olarak iktidardan yana değişmiş olacaktır. Bu, Anayasa Mahkemesi’nin fiilen işlevsizleşmesi anlamına gelecektir.

Bütün bunlar olurken muhalefet cephesinde de maalesef pek bir ümit işareti görünmüyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nde son Kurultay’da Özgür Özel’in genel başkanlığa seçilmesiyle yönetimin değişmesi partide yeni bir heyecan yaratmış görünüyorsa da, Özel ve ekibinin partiyi bulunduğu noktadan daha yukarı çıkarıp çıkaramayacağı şimdilik belirsizdir. Genel Başkan Özel’in siyaset sahnesinde öne çıkmak ve kamu oyunda CHP’nin artık inisiyatif alabilen, dinamik bir ekip tarafından yönetildiği izlenimi oluşturma girişimi de pek başarılı olmuş gibi görünmüyor.

Bu arada, Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nun ‘’emanetçisi’’ olduğu veya onun vesayeti altında bulunduğu yolunda bazı söylentilerin etrafta dolaşması da CHP’nin muhtemel seçmenleri nezdinde bir kafa karışıklığına yol açabilir. Öte yandan, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu Partinin geçmiş hatalarının mağdurlarıyla ‘’helâlleşme’’ ve bu yolla parti tabanını genişletme stratejisinin yeni yönetim tarafından sürdürülüp sürdürülmeyeceği konusunda da en azından bir belirsizlik vardır. Hatta, yeni genel başkanın CHP’nin mirasında ‘’Altı Ok’’u öne çıkaran bir dil kullanmasındaki anakronizm Özgür Özel’in Partinin yeni döneminde Kılıçdaroğlu’nun stratejisini izlemeyeceğinin bir işareti olabilir.

Bir sonraki Özgürlük Gündemi’nde buluşmak üzere.

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Hukuk Devleti’nin Krizi ve Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri

Özgür Özel CHP’nin Yeni Genel Başkanı Oldu, Hukuk Devleti’nin Krizi, Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri Mülkiyet Haklarını Tehdit Etmektedir.

20 Kas 2023

Hukuk Devleti’nin Krizi ve Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri

İLGİLİ OKUMALAR