İktidar koalisyonunun ortakları AKP ve MHP son aylarda ülke gündeminden hiç düşürmedikleri ‘’yeni an

İktidar koalisyonunun ortakları AKP ve MHP son aylarda ülke gündeminden hiç düşürmedikleri ‘’yeni anayasa’’ konusunu yerel seçimlerin üzerinden bir ay geçmeden yeniden canlandırdılar. Bu sefer TBMM Başkanı AKP’li Numan Kurtulmuş meselenin öne çıkan takipçisi konumunda görünüyor. ‘’Kapsayıcı, kuşatıcı, demokrat ve sivil bir anayasa yapılması’’nın bu dönemde TBMM’nin öncelikli bir görevi olduğunu söyleyen Kurtulmuş bu görevin yerine getirilmesinde toplumun bütün kesimlerinin katıldığı açık ve şeffaf bir süreç izleyecekleri vaadinde bulundu, ardından da bu sürece destek vermelerini sağlamak üzere parlamentoda temsil edilen siyasî partileri ziyaret etmeye başladı.

Ancak, kamuoyuna ve muhalefete yönelik ‘’özgürlükçü, demokrat ve sivil bir anayasa’’ söylemine rağmen, AKP ve MHP’nin bu girişimdeki gerçek amaçlarının yürürlükteki Anayasayı özgürlük ve çoğulculuk karşıtı, antidemokratik kusurlarından arındırmaktan ziyade, onda kendi partizan çıkarlarına uygun değişiklikler yapmaktan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, MHP lideri Bahçeli bu konuda yaptığı bir açıklamada asıl amaçlarının ‘’ittifak sistemi gözden geçirilerek siyasi ve demokratik istikrarı zaafa uğratan ve uygulamada şahit olunan bazı çarpıklıklar’’ı düzeltmek ve kısmen ‘’millî ve manevî değerler’’i anayasallaştırmak olduğunu itiraf etti.

Öyle anlaşılıyor ki, iktidar partileri mevcut tek-adam rejimini ortakların çıkarlarını bağdaştıracak şekilde kısmen yeniden yapılandırmak peşindedirler ve milletvekili sayıları Anayasayı değiştirmeye yetmediği için de başta CHP olmak üzere muhalefet partilerini kendi girişimlerine destek olmaya ikna etmek için çabalıyorlar. Esasen, kontrolleri altında bulundurdukları devlet iktidarını son yedi-sekiz yıldır demokratik kurumları tahrip etmek ve muhaliflerini bastırmak için kullanan, bu arada kapsamlı ve sistemli hak ihlâlleri yapmakla ve adaleti ülkeden silmekle maruf AKP-MHP koalisyonunun özgürlükçü-demokratik bir anayasa yapmak istediğine inanmak zordur.

Bu sayıda A. Rıza Çoban uluslararası hâkim sıfatlı bir Türk vatandaşının FETÖ üyesi olmak isnadıyla yargılanıp mahkum edildiği dava örneğinden hareketle 15 Temmuz darbe girişiyle bağlantılı davaları uluslararası hukuk ve Avrupa Konseyi insan hakları hukuku açısından incelerken, Ömer Faruk Şen Türkiye’de futbolun siyasetle ilişkisini eleştirel bir bakışla gözden geçiriyor, Caner Gerek ise ekonomideki son gelişmeleri değerlendiriyor.

Esen kalın.

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Türkiye’de Futbolun Siyasi Yüzü

15 Temmuz Sonrası Yargılamalar, Yüksek Seyreden Enflasyon Fahiş Fiyat Tartışmasını Alevlendiriyor, Türkiye’de Futbolun Siyasi Yüzü.

06 May 2024

Türkiye’de Futbolun Siyasi Yüzü

İLGİLİ OKUMALAR