Daha sağlıklı ve mutlu bir hayat üzerine

Yazar Joan Kim Erkan. Fotoğraf: Nurdan Usta. Fotoğrafçının izniyle.
Bazı hayat hikayeleri o kadar büyük ve renkli ki anlatmaya soyunmak cesaret istiyor. Joan Kim Erkan, yani benim için Kim Hanım’ınki de öyle. 1937’de Galler’de başlayan hayatı, 60’ların başında Türkiye’ye taşınmasıyla devam ediyor. Öyle bir hayat ki içinden Türkiye’nin altmış yılı, Babıali sokakları, lordlar ve leydiler, Elizabeth Taylor, Latife Hanım, Arthur Miller ve Marilyn Monroe, Yılmaz Güney, Ara Güler, pamuğun hâlâ elle toplandığı yıllarda Aydın’a gelen mevsimlik işçiler geçiyor.
Uzaktan gördüğünüzde en çok kırklarında olduğunu düşüneceğiniz Kim Hanım, ben bu satırları yazarken inanılmaz hayat enerjisiyle ya yazı masasının başında ya da İstanbul ve Londra sokaklarında, sonbahardaysa hâlâ gelin olarak geldiği Aydın’da, artık makinelerle yapılan pamuk hasadında.
Kim Hanım’ın kendi yazar ismini taşıyan ilk kitabı Kim Bu, Kasım 2021’de çıkmıştı (ve yazarı bu fikirden hoşlanmayacak olsa da bir gün filmi ya da dizisi yapılırsa hiç şaşırmam.) Kim Hanım, kendisi 83 yaşındayken yayımlanan ilk kitabında, Londra’da 1950’lerde tiyatro okuduğu yıllardan pandemiye kadarki hayatını anlatıyordu.
Bu ay yayımlanan kitabı Kim Bilir'de ise tatmin edici ve mutlu bir hayat için ipuçlarını paylaşıyor. Geçen günlerde biriyle telefonda konuşurken söylediğim üzere, bu tavsiyeleri verebilecek daha ehil birini gerçekten tanımıyorum. Kaydedilmiş derslerden aslında bir anlamı olmayan ürünlere “wellness”a dair her şeyin satılık olduğu bir dünyada, Kim Bilir'deki insanca sesi duymanın ve “denenmiş tarifler”i okumanın ferahlatıcı bir tarafı var.
Kim Hanım’la tanıştığımda 16 yaşındaydım ve bazı şeyleri, örneğin kendisi evin neresinde olursa olsun uzaktan BBC 1’in sesinin gelmesini, eşinin aile tarihi vesilesiyle Çerkes tarihine duyduğu ilgiyi (eşi Aydın Osman Erkan vefat ettiğinde Türkçe yayım hazırlıkları yarım kalan kitabı "Başımı Kafkasya'ya Çevir"in tamamlanması üzerine de çalışmıştı) ve dünyaya dair sonsuz merakını ilk sıradan deneyimleme şansım oldu. Neden bilmem ama onunla konuşmak insana her zaman cesaret ve mutluluk veriyor. Yeni yıla girerken Joan Kim Erkan’la yeni kitabı Kim Bilir ve hayat üzerine sohbet ediyoruz.
Yeni kitabınız Kim Bilir için sizi tebrik ederim. İyi bir okur olduğunuzu biliyorum. Bu kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz? İkinci kitabınızı yazmak ilk kitabınızı yazmaktan farklı mıydı?
Teşekkür ederim. Bilirsiniz, her kitap farklıdır. İlk kitabımı aileme ve İstanbul'daki arkadaşlarıma bir miras olarak yazdım. Burada yaşadığım yıllarda İstanbul büyüdü ve sevdiklerim kaybolan yerlerden, çocukluk parklarının alışveriş merkezlerine dönüşmesinden, eski evlerin yıkılıp gökdelenlere dönüşmesinden şikayet ediyorlardı. Ben de ailemin, torunlarımın benim buraya ilk geldiğimde yaşadığım İstanbul'u bilmeleri için yazmaya karar verdim. Çünkü insanlar isterlerse tarihi değiştirebilirler. Tarih çok kez değiştirildi ve sadece o dönemde yaşayanlar tam olarak ne olduğunu biliyor.
İkinci kitap fikri ise şöyle oluştu: Herkes nasıl planlayacağını ya da bir parçası olacağını bilmediği gelecekle ilgili stresli, mutsuz, sıkıntılı hissediyor. Ve bu sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde yaşanıyor. Ben de ailemden ve Central School'da (Royal Central School of Speech and Drama) öğrendiğim, nasıl pozitif olunacağına ve enerjinizi nasıl sağlıklı bir şekilde kullanabileceğinize dair araçları paylaşmaya karar verdim çünkü sağlıklı bir zihin, sağlıklı bir bedene ihtiyaç duyar. Ve sadece sahip olduklarınızı dünyayla paylaşabilirsiniz. İkinci kitap böyle ortaya çıktı. Umarım insanlar beğenir.
Bu röportaja hazırlanırken sizin kuşağınızın “Sessiz Kuşak” diye adlandırıldığını öğrendim. Batıda 2. Dünya Savaşı gibi dünyanın çok zor dönemleri ve sonrasını deneyimlediğiniz, çalışmanın ve direncin merkezinde olduğu hayatlar yaşadığınız için bu isim verilmiş. Siz sessiz birisi değilsiniz ama şimdiye kadar bir defa bile şikayet ettiğinizi duymadım. Hayat felsefeniz nedir?
"Sessiz Kuşak" olarak adlandırıldığımızı ilk kez duyuyorum. Çok sessiz olduğumuzu düşünmüyorum, bence hiç sessiz değildik.
Sevgi dolu ve samimi bir çocukluk geçirdim. Ama aynı zamanda “Devam et canım, devam et” diye yetiştirildim. Bir de “Elinden gelenin en iyisini yap. Sen elinden gelenin en iyisini yaparsan gerisini Tanrı halleder.” Yani bu şekilde beynimiz yıkandı. Eğer "sessiz nesil" deniyorsa, bunun nedeni şu olabilir: İşlerimizi halletmekle o kadar meşguldük ki şikayet edecek vaktimiz yoktu. Hayatımda ne zaman bir sorun olsa (ki çok büyük sorunlar yaşadığım da oldu) sadece üstesinden gelmeye çalıştım. Bazı şeyler daha zordu ama pes etmedim, yine de bir çözüm bulmaya çalıştım. Ve hayat böyle bir şeydir; iyi ve kötü, mutlu ve üzücü.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla kira tavanı, bedelli ücreti, memur zammı ve alkol ile tütünde ÖTV artışı belli oldu. Avukatları, Nevzat Bahtiyar'ın tutukluluğuna itirazda bulundu.
04 Oca 2025

İLGİLİ OKUMALAR


