Şehre Meydan Bırakmamak, I. Bölüm
14 Temmuz 1964 Dünya Gazetesi (www.gecmisgazete.com) Yazar: Savaş Zafer Şahin Son yıllarda şehir söz konusu olduğunda, azıcık mürekkep yalamış herkes bir şekilde sözü meydanlara getirir oldu. Belediye başkanlarının en önde gelen projeleri arasında mutlaka bir meydan yer alıyor. Sokaktaki vatandaşın “bir şehirde olması gerekenler” listesinde meydanlar üst sıralara tırmanıyor. Devlet erkânının şehirdeki açılış konuşmalarının bir köşesine mutlaka meydanların önemine dair sözler iliştiriliyor. Ancak, ortada çok ciddi bir sorunumuz var. Lafa değil yapılanlara bakıldığında, geçmişten bugüne kadar gelebilmiş meydana benzer yerlerin bir şekilde doldurulduğunu ya da yapılan müdahalelerde meydan vasfını yitirdiğini görüyoruz. “Meydan yapmak” amacıyla yola çıkanlar, ya mevcut meydanları kentlilerin hafızalarını yıkacak şekilde tanımsız boşluklara ve şehirdeki yaşamdan kopuk alanlara çevirmekteler, ya da şehrin dışında ve yeni yerleşim alanlarında belki hiçbir zaman bir meydan vasfı kazanamayacak yarı peyzaj düzenleme, yarı zemin kaplama karışımı parka benzer şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bugüne geldiğimizde, Ankara’da, adı havalı bir şekilde İngilizceleştirilerek “meydan” olarak konmuş rezidans projelerimiz bile mevcut. Diğer yandan, Ulus’ta yapılması düşünülen “Ulus Tarihi Kent Merkezi” projesinin içerisinde anlamlandıramadığımız ama adına “meydan” denileceği duyumları alınan bir boşluk söz konusu. Peki, ne oldu da hem meydanların önemini keşfettik, hem de var olanları nasıl yaşatacağımız, onlara nasıl doğru şekilde müdahale edebileceğimiz ya da yeni meydanları nasıl oluşturacağımız konusunda bu kadar çelişkili hareket edebiliyoruz? Bu durum sadece son yıllarda ortaya çıkmış şizofrenik bir ruh halinin ürünü olarak değerlendirilebilir mi? Cumhuriyet Dönemi kent planlama ve şehircilik tarihimize ve meydanlarla ilgili çalışmaların kamuoyundan nasıl algılandığına biraz yakından baktığımızda bu durumun tarihsel köklerinin olduğunu söylemek mümkün. Örneğin, kırdan kente göçün giderek hızlandığı 1960’lı yıllarda İstanbul Beyazıt ve Taksim Meydanları’nda yapılan bazı düzenlemelerin o günlerde de gazetelere konu olduğunu biliyoruz. Kimi zaman meydanlara yapılacak projelerin gecikmesi eleştiri konusu olmuş, kimi zaman da yapılacak düzenlemeler haberleştirilmiştir.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mayıs ayında Glass Beams, Marcin, İbrahim Maalouf, Yasmin Levy ve çok daha fazlasıyla konsere; film festivallerine, bale ve tiyatroya doyuyoruz.
12 May 2025

İLGİLİ OKUMALAR



