Tartışmalı İklim Kanunu teklifi geri çekildi

Bu hafta meslek ve çevre örgütleri tarafından eleştirilen İklim Kanunu teklifi tekrar görüşülmek üzere komisyona geri çekildi. Peki muhalefet vekilleri, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları nasıl bir kanun istiyor?

Yazı: Deniz Aytekin

Geçen hafta, birçok maddesi bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirilen İklim Kanunu teklifinin eksik ve tartışmalı yönlerini ele almış, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ile kanuna itiraz eden bazı vekillerin görüşlerine yer vermiştik.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 8 Nisan’da yayımladığı “14 soruda İklim Kanunu” başlıklı metne göre İklim Kanunu’nun temel amacı Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri ve yeşil büyüme. Aynı metinde kanunun iklime dirençli şehirlerin oluşturulması ve afet risklerinin azaltılmasında kritik bir öneme sahip olduğu, biyoçeşitlilik ve doğal kaynakların korunmasında, su ve gıda güvenliğinin sağlanmasında ormanların ve yeşil alanların artırılmasında, yenilenebilir enerji kapasiteleri artırılarak enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasında yol haritası oluşturacağı belirtiliyor.

  • Bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları ise kanunun eksik ve yanlışlarına dikkat çekerek geri çekilmesini ve revize edildikten sonra tekrar meclise sunulmasını istiyor.

Türkiye’nin iklim alanında çalışan 15 sivil toplum kuruluşunu biraraya getiren İklim Ağı’nın kanundaki eksikliklere dikkat çekerek yeniden düzenlenmesini talep ettiği açıklamada, sera gazı emisyonlarını bugünden itibaren azaltmayı hedefleyen, fosil yakıtları yerin altında bırakan, biyolojik çeşitliliği ve doğal sistemleri koruyan, adil geçiş mekanizması oluşturan bir İklim Kanunu hazırlanması gerektiği vurgulanıyor.

Uzman görüşleri ve denetim mekanizması

Sivil toplum örgütleri ve uzmanların tüm tepki ve ısrarlarına rağmen, kanun teklifi hazırlanırken bilim insanlarının ve iklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine başvurulmaması tepki çekiyor. Uzman ve STK temsilcilerine, teklif edilen kurul ve mekanizmalarda da yer verilmemesi akla denetim ve hesap verme mekanizması ile ilgili soruları getiriyor.

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz’ün konu ile ilgili görüşleri şöyle:

“Kanuna istinaden alınacak kararları, belirlenen hedefleri veya uygulamaları denetleyen bir yapı, kanunda teklif edilmiyor.

İklim değişikliği ile ilgili ulusal çalışmaların, politikaların, eylemlerin ve hedeflerin belirlenmesi süreçlerinde Paris Anlaşması doğrultusunda mevcut en iyi bilimsel olanaklardan faydalanılmasını, kurum ve kuruluşların bu kanun kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini ve iklim değişikliği hedeflerine yönelik ilerlemelerinin izlenmesini ve iklim politikalarında katılımcılık ve şeffaflığın artırılmasını amaçlayan bağımsız bir bilimsel danışma kurulu kurulması gerekiyor.

Hükümet yetkilileri kanun teklifinde geçen ‘enstitüler ile araştırma ve uygulama merkezleri kurulabilir’ ifadesine istinaden kanun teklifinde bir bilimsel danışma kurulu bulunduğunu iddia ediyor. Ancak cümleden de anlaşıldığı üzere bu düzenleme başkanlığın takdirine bırakılmış. Daha önemlisi, şeffaflığı, topluma hesap vermeyi, ‘araştırma ve uygulama merkezi faaliyetine indirgemiş durumda."

Sera gazı azaltımı ve kömürden çıkış

Paris Anlaşması’nda belirlenen küresel ortalama sıcaklıkları sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece artış ile sınırlama hedefine ulaşmak için atılması gereken en hızlı ve etkili adım ülkelerin sera gazı salımlarını bugünden başlayarak hızla azaltması. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi olsa da teklifte kömürden çıkışa dair net bir ifade bulunmuyor.

Yukarıda bahsedilen bakanlık metninde yenilenebilir enerji kapasiteleri artırılarak enerjide dışa bağımlılığın azaltılacağı belirtilse de, kömürden tamamen çıkılmayacağının altı özellikle çiziliyor.

“Kanunla kömür, petrol kullanımının tamamen kaldırılacağı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Kanun, çevre dostu temiz enerji teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Kanundaki tüm maddeler ülkenin kalkınma önceliği ve toplumsal refahı dikkate alınarak hayata geçirilecektir.”

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🏞 Kanal İstanbul krizi, İklim Kanunu teklifi

Ekrem İmamoğlu'nun mesajıyla Kanal İstanbul'un yapımı için talan edilen arazi ve su kaynakları tartışması yeniden alevlendi. İklim Kanunu teklifi komisyona geri çekildi. Peki uzmanlar ve bilim insanları nasıl bir kanun istiyor?

19 Nis 2025

İLGİLİ OKUMALAR