15 dil, 15 kelime

Dünya Çevre Günü'nde doğa olaylarını algılayış biçimimizi, kozmos ile kurduğumuz bağları anlatan 15 farklı dilden 15 kelimeyle kullandığımız kelimelerin doğayla ilişkimizi nasıl dönüştürdüğünü anlamaya çalışıyor; doğanın ağrı algımızı nasıl değiştirdiğini kanıtlayan bir çalışmaya bakıyoruz.
Yazı: Deniz Aytekin
Ruhsal sıkıntılar yaşayanların bir süreliğine sayfiye yerlerine çekildiğine, ölümcül hastalıklara yakalananların ömürlerini uzatmak umuduyla doğayla iç içe bir yaşam tarzını benimsediklerine sıkça tanık oluruz. Doğanın iyileştirici gücü, bilim insanlarının da uzun süredir araştırdığı bir alan.
İlk kez 1984 yılında yayımlanan bir araştırma, safra kesesi ameliyatı geçiren hastaların hastane odalarında bir pencere varsa daha az ağrı kesici kullandıklarını ve hastaneden daha erken taburcu edildiklerini ortaya koymuştu. Bu makaleyi takip eden çalışmalar da diş dolgusu, diş çekimi ve bronkoskopi gibi tıbbi işlemler sırasında doğa manzaralarına bakan ya da doğanın seslerini dinleyen hastaların daha az ağrı hissettiğini ortaya koymuştu.
- Bu araştırma ve bulgular çeşitlendirilebilir ancak bugüne kadar elde edilen veriler, ağrı ve iyileşme ile ilgili öznel beyanları esas aldığından bilimsel olarak ispatlanamıyordu. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ise doğanın insanlara iyi geldiğini bilimsel olarak kanıtladı.
Nature Communications adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir araştırma, doğa manzaraları izleyen insanların ağrı hissinin azaldığını, bunun bir plasebo etkisi olmadığını, beyindeki sinirsel aktiviteleri ölçerek ispatladı. Bilim insanları bu çalışmada daha önceki araştırmalarda geliştirilen ve doğrulanan iki farklı sinirsel ağrı göstergesini incelemek için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme teknolojisini (fMRI) kullandı. “Alt düzey” ağrı göstergesi ağrının vücuttaki konum ve şiddetini ölçerken “üst düzey” ağrı göstergesi ağrının bilişsel ve duygusal etkisini takip etti ve bulgular biraraya getirilerek incelendi.
- MRI cihazına sokulan deneklerin ellerine hafif düzeyde elektroşok verilirken üç farklı sahne izletildi: Doğa manzaraları, kentlerden görüntüler ve kapalı mekanlar.
Denekler, doğa görüntüleri izlerken ağrının yoğunluğunun da, rahatsız ediliciliğinin de daha az olduğunu bildirdi. FMRI görüntülemeleri de deneklerin doğa manzaraları izlerken ağrı şiddetini algılayan “alt düzey” ağrı göstergelerinde azalma olduğunu ancak duygusal veya bilişsel süreçleri yansıtan “üst düzey” ağrı imzasında bir değişiklik olmadığını tespit etti.
Viyana Üniversitesi’nden nörobilimci ve çevre psikoloğu Max Steininger çalışmayı şöyle yorumladı:
“Bulgular beni çok şaşırttı çünkü başlangıçta en makul açıklamanın plasebo etkisi olacağını düşünmüştüm. Bu tür bir plasebo etkisi, daha çok üst düzey süreçlerde değişikliğe neden olurdu ancak böyle bir şey olmadı.”
Araştırmacılar, ağrı hissinin azalmasındaki temel sebebin doğanın dikkat dağıtarak ağrı hissini azaltması olduğunu öne sürüyor. Steininger’a göre, önceki araştırmalar da dikkat dağıtmanın, beyin bölgelerinde ağrıyı azaltabileceğini göstermişti. Yeni araştırmanın bulguları da fMRI sonuçlarıyla uyumlu.
15 dil, 15 kelime
Doğanın bizim yaşamımızı ve algımız üzerindeki etkisi kendimizi ifade etme biçimimize de yansıyor. Farklı kültür ve dillerde doğa olaylarını nasıl algıladığımızı yansıtan ifadeler bulunuyor. Doğayla kurduğumuz ilişkiyi ifade eden, başka dillere kolay kolay tercüme edilemeyen bu kelimeleri derledik:
Gümüşservi: Eski Türkçede ayın suya yansımasıyla oluşan görüntüyü ifade eder. Aynı görüntü için İsveççede Mangata kelimesi kullanılır.
Shinrin-yoku: Japoncada rahatlamak için doğaya çıkmak, orman banyosu yapmak anlamına gelir.
Gurfa: Arapçada bir avuca sığabilecek su miktarını anlatır.
Poronkusema: Fincede bir ren geyiğinin mola vermeden rahatça kat etebileceği mesafe anlamına gelir.
Eit: İskoç Galcesinde yaz sonu ve ilkbahar başlangıcında, ay ışığında parlayarak somon balıklarını çekmesi için akarsulara parlak taşlar yerleştirme uygulamasının ismidir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15 dilden, doğa olaylarını algılayış biçimimizi, kozmos ile kurduğumuz bağları anlatan 15 farklı kelime üzerine düşündük. El işlerinin şaşırtıcı serüvenini, bir direniş aracına dönüşen dikişin yolculuğunu inceledik.
07 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR


