Emin adımlarla 60 yıllık yolculuk

Kopenhag geçen hafta yayımlanan “en yaşanılası kentler” sıralamasında istikrar, sağlık hizmetleri, kültür ve çevre, eğitim ve altyapı gibi tüm kriterlerde mükemmel performans göstererek son üç yılın 1 numarası Viyana’yı solladı ve 173 ülke arasında birinci oldu. Peki son yıllarda gastronomiden bisiklet yollarına, ekonomik durumdan yeşil alanlara birçok alanda “rüya kent” olarak anılan şehir bugünlere nasıl geldi?
Yazı: Deniz Aytekin
Sene 1960. Pek çok Batı kenti gibi Kopenhag da kent planlamasında otomobilleri önceliklendirmeye başlamış; kamusal alanların yerini birkaç şeritli otoyollar almıştı. Kok kömürünün karası, sanayi dumanı ve kalabalık sokakların yarattığı baskıyla birleşince varlıklı kesim, kent merkezinden kaçıp yeşil banliyölere yönelmeye başlamıştı. Kentten kırsala yoğun göç, otomobile bağımlılığı daha da artırırken kent merkezine yapılan yatırımların azalmasına ve altyapının bozulmasına da zemin hazırlamıştı.
O yıllarda Danimarka Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nden yüksek mimar olarak mezun olan ve bugün “Kopenhaglaştırma” terimini dünyaya tanıtan saygın şehir plancısı Jan Gehl henüz banliyölerde çalışan bir mimardı.

Bugün dünyanın en yaşanılası kenti olan Kopenhag'da 1960'larda otomobiller şehri istila etmişti.
1962’de Kopenhag’ın kent planlama müdürü Alfred Wassard, 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da açılan yeni yaya caddelerinden ilham alarak bugün Kopenhag’ın en turistik bölgesi ve Avrupa’nın trafiğe kapalı en uzun yaya caddelerinden biri olan Strøget’i trafiğe kapatma kararı aldı.
Karar yoğun tepki ile karşılandı. Kentliler “Biz İtalyan değiliz, arabasız yaşayamayız, sosyalleşmeye de ihtiyacımız yok” derken esnaf, işlerin olumsuz etkileneceği endişesiyle kararı eleştirdi. Öyle ki açılış gününde bu karar nedeniyle ölüm tehditleri alan Alfred Wassard’ı korumak için caddeyi polis ve korumalar doldurmuştu. Aynı dönem psikolog eşi Ingrid’le insan temelli bir mimari ve şehir planlama anlayışı geliştirme üzerine sohbetler eden Gehl, trafiğe kapanan Strøget’i laboratuvarı olarak kullanmaya karar verdi ve bir yıl boyunca caddede zaman geçirerek insanların davranışlarındaki değişiklikleri tek tek not etmeye başladı.
Yayalaştırma projesi hızla başarı gösteriyor; caddeye alışveriş için gelen kentlilerin sayısı, açılan kafeler ve barlar artıyordu. Gehl’in gözlem ve bulgularını aktardığı makaleler, üniversite ve belediyenin “insan odaklı” bir kent inşa etmek üzere beraber çalışmasının önünü açtı. O günden bugüne kent planlaması için yerel yönetimle birlikte çalışan Gehl, Kopenhag’ın dört bir yanını ağ gibi saran bisiklet ve yaya yollarının, geniş yeşil ve kamusal alanların öncüsü ve New York'tan Oslo’ya onlarca metropolü dönüştüren kent planlama danışmanı olarak tanınıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kopenhag'ın sıradan, puslu bir liman kentinden dünyanın en yaşanılası şehrine dönüşümünün izini sürdük. Barcelona'nın parfüm esanslarıyla klasik kokteylleri biraraya getiren yeni barını keşfe çıktık.
29 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR


