'Fârika'dan 'uzun çizgi'ye uzanan bir yolculuk

Fârika, hat, büyük çizgi, çizgi, uzun çizgi veya konuşma çizgisi… Tanzimat döneminden bu yana dilimizde yer alan uzun çizgi (konuşma çizgisi) bu kadar çok isim değişikliğine uğramasına karşın kullanımı hemen hemen hiçbir kural değişikliğine uğramamıştır. Son yıllarda yazılarımızda kullanmaktan kaçınarak yerine tırnak işaretini yeğlediğimiz “uzun çizgi”nin serüvenine bir bakalım.
Yazı: Suha Çalkıvik
Sosyal medyada son zamanlarda bazı kişilerin—üstelik aralarında gazeteciler de var—iletilerinde virgülden önce boşluk bıraktıklarına veya üç nokta yerine iki nokta koyduklarına tanık oluyoruz. Yazım kurallarını anımsatan bir paylaşımda bulunduğumda ise tek tük de olsa “Aman hocam ya! Noktalama işareti doğru konsa ne olur, konmasa ne olur?” diye yorum yapan takipçiler de çıkıyor.
Tomris Uyar, yazım kurallarından haberi olmayan edebiyatçı adaylarının noktalama işaretlerini gönüllerince kullanmayı yeğlediklerinden dert yanar. Bir Türkçe öğretmeninin kendisine, "James Joyce da yazım kurallarına uymazdı. Bırakalım bizim öğrenciler de uymasınlar, kafaları karışıyor" dediğini aktarır. Tomris Uyar bu öğretmenin önerisine şöyle itiraz eder:
“İyi ama yazım kuralları ancak öğrenildikten sonra karşı çıkılacak kurallardır. Hele, her yıl yeni yeni yazım kuralları türetilen ülkemizde bu konuya eğilmek, ancak edebiyat mesleğiyle doğrudan bağıntılı kişilerin uğraşı olabilir.”
Bir edebiyatsever olarak “Bu yazıyı telaş içinde yazdım, o yüzden noktalama işareti kullanmadım, artık siz okurken gereken yerlere koyarsınız.” diye düşünen bir takım ‘yeni yetme yazarlara’ yazım kurallarını ve noktalama işaretlerini özümsemelerini öneriyorum.
NEREDE YAYIMLANDI?
Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un heykeli, Ankara'da sergilenmeye başlandı. TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ hükümetle kamu işçilerine yapılacak zam oranında anlaşma sağladı.
03 Ağu 2025

İLGİLİ OKUMALAR


