Venezuela'ya 'vali' atama yarışı

ABD’nin başlattığı süreç sadece 3 Ocak günü yaşanan ihlallerle değil, sonrasında çizilmek istenen süreçle de bize emperyal tahakkümün ne anlama geldiğini hatırlatıyor. Üstelik Venezuela egemenliğini ve doğal kaynaklarını dizayn etme hevesi, Paris’ten Washington’a ağız birliğiyle göze çarpıyor.
Yazı: Kavel Alpaslan
ABD’nin 3 Ocak’taki Venezuela saldırısının ardından Latin Amerika ülkesinin geleceği tartışılıyor. Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD askerleri tarafından kaçırıldığı, en az 100 kişinin hayatını kaybettiği müdahalenin ardından Beyaz Saray ülkede "kontrolü ele aldıklarını" duyurdu.
Sadece Latin Amerika’yı değil, tüm gezegeni kendi arka bahçesi olarak gören ABD’nin geleneksel dış politikası artık ambalajsız bir şekilde karşımızda duruyor. ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan açıklamada Washington için önceliğin demokratik geçişten ziyade Venezuela’nın zengin petrol kaynaklarını kontrol etmek olduğu gizlemeden kamuoyu ile paylaşıldı.
Bu süre sonra Maduro’nun yerine ABD’nin kimi başa geçirmek istediği de merak konusu oldu. Basının ilk aklına gelen isim Nobel Barış Ödülü verilen aşırı-sağcı María Corina Machado’ydu. ABD’nin ülkesine yönelik Ağustos ayından beri sürdürdüğü askerî ablukayı, çok daha eskilere dayanan ekonomik yaptırımları ve doğrudan işgali destekleyen Machado’ya verilen barış ödülü tartışma yaratmıştı.
- İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ve Trump’ın sıkı destekçisi Machado, 3 Ocak’taki saldırının ardından Venezuela’yı yönetmeye aday olarak kendisini öne attı. Ödülünü Trump’a adayarak ABD saldırısı için "Özgürlük ve insan onuru için de büyük bir adım" ifadelerini kullandı.
Daha önceki "Venezuela’nın petrol kaynaklarını özelleştirip ABD pazarına açma" vaadi nedeniyle Trump’a Machado’yu ülkenin başına getirme planları olup olmadığı sorulduğunda ise Trump, Machado’yu sevdiğini "buna rağmen Venezuela'da destek ve saygı görmediğini, dolayısıyla planları dahilinde olmadığını" dile getirdi.
Beyaz Saray, kendi politikalarını dayatmak için şu an itibarıyla ülkenin geçici lideri Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez’i muhatap alıyor. Fakat adı geçen başka isimler de var. Üstelik sadece ABD tarafından zikredilmiyor.
Avrupa Birliği, Venezuela’nın başına kimin geleceği konusunda fikirlerini dile getirmekte zaman kaybetmedi. ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere tüm uluslararası hukuku hiçe sayarak bir ülkenin egemenliğini ihlal etmesi, Devlet Başkanı'nı kaçırması, aralarında sivillerin de bulunduğu onlarca kişinin hayatına kast eden saldırılar düzenlenmesiyle tüm bunlara en ufak bir tavır almaktan kaçınan AB ve onun lokomotif devletleri Washington’ın dümen suyundan çıkmadı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Venezuela'nın talihsiz zenginliği, enerji emperyalizmi, Maduro sonrası, Suriye denklemi, Somaliland'ı tanımak, IŞID'in iletişim stratejisi, 3 yıllık üniversite düzenlemesi.
09 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR


