Trump’ın tarifeleri

Gümrük tarifelerini silah gibi kullanmaya çalışan ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa dahil dünyanın geri kalanını kendi aralarında yeni ittifaklar kurmaya iterken ABD'yi giderek yalnızlaştırıyor. Öte yandan ekonomistler, düzensiz gümrük vergisi politikasının küresel tedarik zincirlerinde aksamalara neden olurken asıl hedefi olan Amerikan üretimini canlandırmak konusunda pek bir şey yapmadığına işaret ediyor.
Yazı: Pelin Cengiz
Beyaz Saray'da ikinci kez başkanlık koltuğuna oturan ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ocak itibarıyla görevdeki ilk yılını tamamladı. America First (Önce Amerika) sloganıyla ikinci kez yola çıkan Trump, geçen bir yılda çok kritik bazı kararlara imza attı. İç politikada göçmenlik konusunda sert bir yaklaşım sergileyerek 600 binden fazla kişiyi sınır dışı ederken tarifeler ve vergi düzenlemeleriyle ABD ekonomisini canlandırmayı, istihdamı artırmayı ve hayat pahalılığını düşürmeyi vadetti.
Dış politikada diplomatik teamülleri sürdürmek yerine müdahaleci bir yaklaşım benimseyen ABD; Irak, Somali, İran, Yemen, Suriye, Nijerya ve son olarak Venezuela’ya saldırdı. Özellikle Venezuela'ya müdahalesi küresel anlamda bir dönüm noktası oldu. Ülkeye giren ABD ordusu, Venezuela Başkanı Nicolás Maduro'yu kaçırarak New York'ta hapsetti. Trump’ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik hamleleri ise küresel dünyanın başka bir tartışma gündemi olmayı sürdürüyor.
Trump’ın diplomatik müzakereler yerine askerî müdahaleye başvurması, yeni bir küresel dünya düzeninin ortaya çıktığını gösteriyor. Trump, ikinci döneminin ilk yılında korumacı ticaret politikaları, vergi düzenlemeleri ve temel makroekonomik göstergeler ABD ekonomisine ilişkin karışık bir görünüme işaret ediyor.
Gümrük tarifelerini silah gibi kullanmaya çalışan Trump, Avrupa dahil dünyanın geri kalanını kendi aralarında yeni ittifaklar kurmaya iterken ABD'yi giderek yalnızlaştırıyor. Diğer yandan, Trump'ın politikalarıyla küresel finans kapital arasındaki çatışma artık saklanamıyor. Ancak, yoğun bir diplomasi trafiğinin ardından Grönland ve Arktik Bölgesi için yeni bir anlaşma çerçevesinin oluşturulması ve 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan tarifelerin askıya alınması küresel gerilimde ve jeopolitik risklerde kısa vadeli bir rahatlama sinyali olarak değerlendiriliyor.
Bu yıl İsviçre’nin Davos kentinde 56’ıncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na da Trump politikalarının damga vurduğunu söyleyebiliriz. Bu yılki zirvede Fed Başkanı Jerome Powell’dan Grönland’i alma hayallerine kadar “herkesi nemalandırdığı” konuşmasında Trump, ABD’nin gümrük tarifeleri yoluyla ülkeleri “yok etmeyi” hedeflemediğini ifade etti, “Ancak biz olmazsak burada temsil edilen ülkelerin hiçbiri bugünkü hâliyle var olamaz” demekten de geri durmadı.
Ev sahibi ülke İsviçre ile ilişkilerine ilişkin Trump, “İsviçre’ye yüzde 30 gümrük vergisi tarifesi koyduk, ortalık karıştı” diyerek bu tarifeyi düşürdüğünü, çünkü İsviçre’ye zarar vermek istemediğini belirtti.
AB-ABD ticaret anlaşmasının onay süreci askıya alındı
Trump’ın konuşmasının ardından açıklamalar artarda geldi. Avrupa Parlamentosu, Trump'ın Davos’ta yaptığı konuşmada Grönland ile ilgili tutumu nedeniyle bazı Avrupa ülkelerine tarife uygulanacağını duyurmasının ardından, Avrupa Birliği ile ABD arasında Temmuz 2025'te varılan ticaret anlaşmasının onay sürecini durdurdu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İran'da protestocuların talepleri, Trump'ın gümrük vergileri, Latin Amerika'da Çin etkisi, Macron'un sert çıkışı, Türkiye'den dünyaya yayılan dönüştürülmüş kurusıkı silahlar.
23 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR


