'Yeni savaş'

Yapay zeka ve uzay teknolojilerinin askerî teknolojide şimdiki gibi kullanılmaya başlanması, başta hedefleme ve karar mimarisi olmak üzere savaşma biçimlerini kökten değiştirdi. Bu yeni bir dönüm noktası. Öte yandan teknoloji askerileştiğinde sivillerin daha az zarar görmesini bekleriz. Peki neden aksi oluyor ya da oluyor mu? Türk Hava Kuvvetleri eski harekat başkanı Emekli Hava Pilot Tüm Gen. Ateş Mehmet İrez’e sorduk.


Yazı: Utku Başar

Ukrayna savaşı, insansız hava sistemlerinin (İHS) cephede farklı amaçlarla kullanımında bir dönüm noktası oldu. İHS’ler eskiden hava kuvvetlerinin ya da topçu birliklerinin icra edeceği görevlerden istihbarata, arama-kurtarmadan cephede lojistik hatları kesilmiş askerlere havadan malzeme ulaştırmaya ve psikolojik harekat hedeflerine yönelik operasyonlara kadar birçok farklı alanda kullanıldı.

İHS’lerin taktik kullanım dışında stratejik bir işlevleri de olduğunu 2 Ekim’de, savaşma işine bakışı ve askerî güç dengesini nasıl asimetrik şekilde değiştirdiklerini 20 Şubat’ta Aposto'da ele almıştım. Öte yandan İsrail ve ABD’nin İran’a saldırarak başlattıkları savaş, savaşma işiyle ilgili Ukrayna’da başlayan sürece bir katman daha ekledi.

Yapay zeka ve uzay teknolojilerinin askerî teknolojide şimdiki gibi kullanılmaya başlanması özellikle hedefleme ve karar mimarisini kökten değiştirdi. Bu yeni bir dönüm noktası. Zira bu teknolojilerin kullanılması, savaşan devletlerin sivil halklarının ve o halkların çocukları olan askerlerin savaştan nasıl ve ne kadar etkileneceğini değiştiriyor.

'Yeni savaş'ta iki farklı anlayış

Türkiye’de hedefleme ve müşterek etki konusunu en iyi bilen uzman Türk Hava Kuvvetleri eski harekat başkanı Emekli Hava Pilot Tüm Gen. Ateş Mehmet İrez’le görüştüm. Görüşmeden bu konuda ABD ve İsrail tarafından kullanılan iki farklı yaklaşımın dönüşümü daha iyi anlamamıza yardım edebileceği sonucu çıktı. Konuyla ilgili fotoğraf şöyle görünüyor:

ABD yaklaşımı nedir? ABD tarafında Anthropic ve Palantir ekosistemi içinde geliştirilen Claude tabanlı sistemler, esas olarak savaş planlama, lojistik yönetimi ve karar destek süreçlerine odaklanıyor.

  • Bu yaklaşımın temel stratejik amacı, modern askerî doktrinde kritik bir kavram olan “kill chain” (tahrip zinciri) süresini mümkün olduğunca kısaltmak ve askerlere daha hızlı ve veri temelli karar alma kapasitesi sağlamak.

Böylece operasyonel seviyede “decision dominance – karar hakimiyeti” yaratılması arzulanıyor ki rakibin karar döngüsünden daha hızlı hareket eden bir etki ve kuvvet yapısı oluşturulabilsin. Bunun cephedeki yansıması şüphesiz “başarı” olasılığını yükseltmesi.

İsrail yaklaşımı nedir? İsrail’in kullandığı Lavender sistemiyse farklı bir operasyonel mantık üzerine kurulu. İsrail’in Gazze’de bu sistemi nasıl kullanıldığını 6 Nisan 2024’te yine Ateş Mehmet İrez ile görüşerek yazmıştım.

  • Bu sistemin temel işlevi, savaş planlaması değil, büyük ölçekli istihbarat verisini işleyerek “kitlesel hedef üretimi ve önceliklendirmesi” yapmak.

Sistem, çok sayıda veri kaynağını analiz ederek on binlerce potansiyel hedefi belirleyip sıralayabiliyor. Operasyonel etki, karar süreçlerinin hızlanmasından ziyade taktik olarak hızın artırılması ve varoluşsal tehdit olarak görülen unsurların hızlıca yok edilmesi üzerine kurulu.

Riskleri neler?

Gerek ABD’nin gerek İsrail’in bu alandaki yaklaşımı askerî sonuçları açısından avantajlı. Ancak Ateş Mehmet İrez’e göre bu iki yaklaşım farklı riskler de barındırıyor.

ABD modelinde risk, veri odaklı rasyonalitenin hukuki ve ahlaki körlüğe dönüşebilmesi ve algoritmik önerilerin insan değerlendirmesinin yerini alması. İrez, bunun çok uzak bir gelecekte gerçekleşmeyeceğini düşünüyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🥇 Savaşın kazananları, seçimin kaybedenleri

ABD'nin Babülmendep sınavı, birinci ayın ardından savaşın kazananları, savaş teknolojisinin çıktıları, Fransa'da yerel seçimler, Türkiye'de kreş krizi.

03 Nis 2026

🥇 Savaşın kazananları, seçimin kaybedenleri

İLGİLİ OKUMALAR